Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı/E-posta:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 89
» Son Üye: Dilara2895
» Toplam Konular: 711
» Toplam Yorumlar: 755

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 53 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 53 Ziyaretçi

 
Wink ŞİRKETLER MUHASEBESİ
Yazar: byyko - 01-14-2017, 15:53:02 - Forum: KPSS - Yorum Yok

PDF nin İçindekiler

1. Şirketler ve Şirketler Muhasebesi. 2 
2. Kollektif Şirketler.. 26 
3. Komandit Şirketler... 58 
4. Limited Şirketler. 88 
5. Anonim Şirketler... 112 
6. Kooperatifler.. 138 
7. Şirketlerde Tasfiye... 168 
8. Şirket Birleşmeleri... 196 

Pdfyi aşağıdaki ek dosya bölümünden indirebilirsiniz.



Ek Dosyalar
.pdf   sirketlermuhasebesi.pdf (Dosya Boyutu: 33 Bayt / İndirme Sayısı: 3)
Bu konuyu yazdır

Wink Matematiğin Karakutusu
Yazar: byyko - 01-11-2017, 06:24:48 - Forum: YGS-LYS PDF KİTAPLARI - Yorum Yok

Kitabı aşağıdaki ek dosya bölümünden indirebilirsiniz.
21llBq.png?resize=276%2C383



Ek Dosyalar
.pdf   MatematiginKaraKutusu.pdf (Dosya Boyutu: 136.72 KB / İndirme Sayısı: 134)
Bu konuyu yazdır

Video ÖSYM'den YGS başvuruları için kamu spotu
Yazar: byyko - 01-11-2017, 03:43:21 - Forum: HABERLER - Yorum Yok




ÖSYM Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğince, YGS başvurularına yönelik kamuoyunun bilgilendirilmesi amacıyla kamu spotu hazırlandı.

Bu konuyu yazdır

Wink Kimyasal Denge
Yazar: byyko - 01-08-2017, 06:03:42 - Forum: KİMYA - Yorum Yok

Kimyasal Denge

Kimya içerisindeki en önemli konulardan biri kimyasal denge konusudur. Kimyasal denge tepkimelerin çift yönlü statik bir hal almasında ortaya çıkar.
Kimyasal Denge ve Dengeyi Belirleyen Faktörler
Bir kimyasal denge birçok olaydan etkilenir. Dengeyi belirleyen ve etkileyen olaylar anlaşıldığında kimyasal denge konusu daha iyi anlaşılmış olur.
Bir tepkimenin denge tepkimesi olarak işlem gör­mesi için tersinir tepkime olması gerekir.
A(g) + B(g) ⇔ C(g) + D(g)
Bu yazılış şekli bir tersinir tepkimeyi ifade etmek­tedir. A ile B birleşerek C ve D maddelerini oluşturdu­ğu andan itibaren C ile D birleşerek A ve B maddele­rini oluşturur. Başlangıçta A ile B’nin birleşerek C ve D maddelerini oluşturma hızı yüksek, C ile D’nin birleşe­rek A ve B maddelerini oluşturma hızı ise düşüktür. Zamanla ileri yöndeki tepkimenin hızı azalırken, geri yöndeki tepkimenin hızı artar. Belli bir süre sonra iki yöndeki tepkime hızları eşit olur.
Bu tepkimelerde hem tepkimeye girenler hem de ürünler, ölçülecek oranda mevcut olurlar. Bu tepkime dengeye varınca, ortamda her dört maddeden belli miktarda bulunur. Sıcaklık aynı olmak koşuluyla bu dört madde hangi oranda karıştırılırsa karıştırılsın tepkime sonunda her maddeden belli oranda içeren bir sistem elde edilir.
Bir fiziksel veya kimyasal olayın dengeye ulaşa­bilmesi için:
a) Sistem kapalı olmalıdır.
Sisteme maddelerin giriş ve çıkışının olmaması gerekir. Bir sistemde giren veya çıkan gaz maddeler varsa, sistem açık olduğu takdirde tepkime tek yönlü devam eder ve tersinir olmadığı için denge oluşmaz.
X(k) + 2H+(aq) → X+2(aq) + H2(g)
tepkimesi açık bir kapta gerçekleşiyorsa oluşan H2 gazı ortamı terk eder. Tepkime tersinir olmadığı için dengeye ulaşamaz.
b) Sistemin sıcaklığı sabit olmalıdır.
Sistemin sıcaklığının değişmesi halinde tepkime tek yönlü olarak devam eder. Tersinir olmadığı için denge oluşmaz.
Genellikle, mutlak değer olarak çok büyük ΔH de­ğerlerine sahip tepkimeler normal koşullarda, tek yön­lüdür. Tersinmez tepkimelerdir. Bu tepkimelerde den­ge oluşmaz.
Enerji alış verişi küçük olan tepkimeler ise normal koşullarda, tersinir tepkimelerdir. Bu tepkimelerde denge oluşur. Bunun için sistemin sıcaklığının sabit tutulması gerekir.
Bir olayda denge;
1. Minimum enerji ile maksimum düzensizlik ara­sındaki uzlaşmadır. Bir olayda minimum enerjili olma eğilimi olayı bir yöne çekerken, maksimum düzensiz­lik eğilimi ise olayı diğer tarafa çeker. Bu iki eğilim, sistemi kendi lehine değiştirmek ister.
Minimum enerjili olma eğilimi; sistemin daha düşük enerjili hale geçme, enerjisini cebirsel anlamda düşürme eğilimdedir. Tepkimeyi sağa (ürünler tarafı­na) çeker.
Maksimum düzensizliğe doğru eğilim ise, siste­min düzenli halden daha düzensiz hale kendiliğinden geçme eğilimi göstermesidir. Bu tepkimede maksi­mum düzensizlik eğilimi tepkimeyi sola (girenler tara­fına) çeker.
Maksimum düzensizlik eğilimi olayı sola çeker. Minimum enerjili olma eğilimi ise olayı sağa çeker.
Minimum enerjili olma eğilimi tepkimeyi sola çeker. Maksimum düzensiz olma eğilimi tepkimeyi sa­ğa çeker.
Bir tepkimenin dengeye ulaşması için minimum enerjili olma eğilimi ile maksimum düzensiz olma eği­limi arasında uzlaşma olmalıdır.
2. Gözlenebilir olayların durduğu fakat mikrosko­bik olayların halen devam ettiği dinamik bir olaydır. Sıvı - buhar dengesinde bir yanda gaz fazındaki mo­leküller sıvı faza geçerken diğer yandan sıvı fazında­ki moleküller gaz faza geçer. Ancak bu değişim makro düzeyde gözlenemez. Sıvının hacmi ve gaz fazının yoğunluğu değişmez. Bundan da anlaşıldığı gibi göz­lenebilen olayların bittiği gözlenemeyen (mikro) olay­ların devam ettiği dinamik bir olaydır.
3. İleri tepkime hızının geri tepkime hızına eşit ol­masıdır. Bu madde daha sonraki bölümde açıklana­caktır.
Dengenin Sınıflandırılması
Fiziksel Denge
Maddenin fiziksel hallerinin değişimleri sırasında, maddelerin halleri arasındaki dengeye denir.
Kapalı bir kapta ve sabit sıcaklıkta bulunan bir sı­vının buhar hali ile sıvı hali arasında denge oluşur. Bu sıvının su olduğu düşünülürse, 1. ve 2. yöndeki hızlar eşit olur.
Belli bir zamanda buharlaşan sıvı molekül sayısı ile aynı zamanda yoğunlaşan gaz (buhar) molekül sa­yısı eşit olur.
Sabit sıcaklıkta kapalı bir kapta bulunan buz ile su arasında denge oluşur. Katı fazdan sıvı faza geçen molekül sayısı ile sıvı fazdan katı faza geçen molekül sayısı eşit olur.
1. ve 2. yöndeki hızları eşit olur.
Suda az çözünen bir katının doymuş ve dibinde katısı bulunan çözeltisinde katı faz ile çözelti arasın­da denge oluşur. AgCI suda az çözünen bir tuzdur.
Kimyasal Denge
Denge; maddelerin kimyasal etkileşimleri sonu­cunda oluşuyorsa bu kimyasal dengedir. Kimyasal dengenin oluşabilmesi için tepkimenin tersinir olması gerekir.
H2(g) + I2(g) ⇔2HI(g) tepkimesinde oluşacak bir denge, kimyasal dengedir. Kimyasal denge ikiye ayrılır.
Homojen Denge
Bir kimyasal denge tepkimesinde tepkimeye girenlerle tepkimeden çıkanlar aynı fiziksel fazda bulunuyorsa, böyle dengelere homojen denge denir.
Heterojen Denge
İki veya daha çok fazlı dengelere, heterojen den­ge denir.
Kimyasal Denge Bağıntısı ve Denge Sabiti
aA(g) + bB(g) ⇔ cC(g) + dD(g)
tepkimesinde ilk başta 1 yönündeki tepkimenin hızı maksimum 2 yönündeki tepkimenin hızı minimumdur. Zaman içerisinde 1 yönündeki hız azalırken 2 yönün­deki hız artar ve belli bir yerde eşitlenirler.
Bu aşamada sistemin gözlenebilir özellikleri olan renk, basınç, iletkenlik, hacim vb. sabit kalır değiş­mez. Bu özelliklerin değişmemesi tepkimenin denge­de olduğunu belirtir. Bunun doğru olabilmesi için sis­temin kapalı, sıcaklığın sabit olması gerekir.
dengegrafik.jpg
Tepkime t anında dengeye ulaşmıştır. Bu aşama­dan sonra tepkimedeki maddelerin derişimleri değiş­mez. İleri ve geri tepkime hızları eşit olur.
dengegrafik2.jpg
ϑ1 = TH1 = k1[A]ab
ϑ2 = TH2 = k2[C]c[D]d
Tepkimelerin denge anınad hızları eşit olur. Yani TH1 = TH2 olur.
k1[A]a[b]= k2[C]c[D]d

Bu denklikten yeni bir denge bağıntısı elde edilebilir. Derişimlere bağlı denge sabitine Kcdersek.
[b]Kc = k1/k2 = [C]c[D] d/ [A]a[b]b[/b]

Yukarıda yazılan bağıntı, tepkimenin denge sabi­ti bağıntısı ve Kc ise tepkimenin denge sabitidir.
Denge bağıntısı yazılırken saf katı ve sıvıla­rın derişimleri sabit olduğundan denge bağıntısında gösterilmezler. Denge bağıntısına gazlar ve çözeltiler yazılır.
Her tepkimenin sıcaklığa bağlı bir denge sa­biti vardır.
Deneyler, her tepkimenin denge derişimleri ara­sında o tepkimeye özgü bir bağıntı olduğunu göster­miştir. Her tepkime için tipik olan denge sabiti ise sı­caklık değiştikçe değişen bir orandır.
Kc = [Ürünler] / [Girenler]
Denge sabiti; ürünlerin derişimleri çarpımı­nın (katsayılar üs olarak kullanılacak) girenlerin deri­şimleri çarpımına (katsayılar üs olarak kullanılacak) bölümü ile bulunur.
Gaz tepkimeleri için denge sabitleri hem molar derişimler hem de kısmi basınçlar kullanılarak ya­zılabilir.
İdeal gaz denklemi (P.v = n.R.T) kullanıldığında kısmi basınçlar cinsinden denge sabiti ile derişimler cinsinden denge sabiti arasındaki bağıntı buluanbilir.
[b]Kp = Kc.(RT)Δn şeklinde olur.

Burada Δn ürünler ile girenlerin mol sayısı farkıdır. Ürünler ve girenlerin mol sayısı eşitse Δn 0 olur. Bu durumda formülden de anlaşıldığı gibi Kp = Kc olur.
Mekanizmalı tepkimelerde denge bağıntısı toplam tepkimeye göre yazılır. Buna göre;
Kc büyük ise ileri tepkimenin hız sabiti, geri tepkimenin hız sabitinden büyüktür. Denge ürünler le­hinedir.
Endotermik tepkimelerde sıcaklık arttığında den­ge sabitinin sayısal değeri büyür.
Ekzotermik tepkimelerde sıcaklık artırıldığında denge sabitinin sayısal değeri küçülür.
Derişim değiştirme, basınç değiştirme ve ka­talizör kullanma denge sabitlerini değiştirmez. Denge sabitleri sadece sıcaklıkla değişir.
1. Derişim Türünden Denge Sabiti
Bir tepkimede ürünlerin ve girenlerin derişimleri verilirse, denge bağıntısından denge sabiti hesapla­nabilir. Denge sabitinin belli bir birimi yoktur. Denge­deki maddelerin katsayılarının durumuna göre deği­şik birimlerde gerçekleşebilir.
Azalma ve artma; tek basamak olarak “değişim” adı altında kullanılabilir.
2. Basınç Türünden Denge
Gazlar arasında yürüyen tepkimelerde, gazların dengedeki kısmi basınçları verilirse denge bağıntısın­dan Kp hesaplanabilir. Dengedeki maddelerin mol sa­yıları ve toplam basıncın bilinmesi halinde kısmi ba­sınç bağıntısı kullanılarak maddelerin kısmi basınçları da hesaplanabilir.
3. Bir Tepkimenin Denge Durumu
Herhangi bir anda, kapalı bir sistemde bir tepki­menin dengede olup olmadığını veya hangi yönde ilerlediğini denge kesri kavramı ile açıklayabiliriz.[/b][/b][/b]

Bu konuyu yazdır

Wink Periyodik Sistem
Yazar: byyko - 01-08-2017, 06:02:21 - Forum: KİMYA - Yorum Yok

Periyodik Sistem

Kimya bilimini belli bir düzene oturtmak için elementleri içeren periyodik sistem kurulmuştur. Periyodik sistem yıllar içinde şekil değiştirmiş ve gelişmiştir.
Periyodik Sistemin Tarihçesi
Günümüzde bilinen binlerce farklı maddeyi oluşturan ve tabiatta var olan element sayısı 92 tanedir. Bu ele­mentlere yapay yollarla elde edilenleri eklediğimizde ise sayı 117'ye çıkmaktadır. Bu elementlerden altın, bakır, demir gibi bazıları binlerce yıldır bilinmektedir.
19. yüzyılın başlarına kadar yaklaşık 40 civarında element bilinmektedir. Bu elementlerin fiziksel ve kimyasal özellikleri arasındaki benzerlikler üzerinde durulmaya gereksinim duyulmuştur. Elementlerin sayılarının giderek artması bunların özelliklerinin tek tek incelenmesini zorlaştırmıştır. Bu nedenle bilim in­sanları elementleri kapsamlı bir şekilde sınıflandırma ihtiyacı doymuşlardır. Bunun sonucunda da periyodik sistem ortaya çıkmıştır.
İlk sistematik sınıflandırmayı J.W. Döbereiner (Döberanynır) yapmıştır. Döbereiner elementle­ri benzer özelliklerine göre "Triadlar Kuralı" olarak bilinen üçerli gruplar halinde sınıflandırmıştır.
De Chancourtois (dö Şankortua) bir silindir üzerine elementleri fi­ziksel ve kimyasal özelliklerine göre yerleştirerek ilk periyodik sistemi oluşturmuştur.
1863 yılında J.Newlands (Nivland) elementleri atom kütlelerine göre dizdiğinde herhangi bir ele­mentin özelliklerinin kendinden sonraki sekizinci elementin özel­likleri ile benzer olduğunu fark etmiştir. Bu ilişkiyi müzikteki bir kurala benzeterek "Oktav kuralı­nı" tanımlamıştır.
Günümüzde kullanılan periyodik sistem için en yakın elementler tablosunu 1869 yılında Dimitri Mendeleyev yapmıştır. Mendele­yev bilinen 63 elementi atom küt­lelerine göre belirli bir sıraya di­zerek kendi adıyla anılan periyo­dik sistemini oluşturmuştur.
1914 yılında H.Moseley (Mozeli) X - ışınları ile ilgili yaptığı deney­ler sonucunda elementlerin kim­yasal özelliklerinin atom numara­larına bağlı olduğunu bulmuştur. Bunun sonucu olarak da ele­mentlerin periyodik sisteme atom numaralarına göre dizilmesi ge­rektiği düşünülmüştür.
Günümüzde kullanılan periyodik sistem elementlerin artan atom numaralarına göre dizilmesiyle oluşturulmuştur.
Glenn Seaborg, 1952 yılında lantinit ve aktinit elementlerinin özellikleri doğrultusunda F blo­ğunu oluşturup periyodik sistem içerisine eklemiştir.
Modern Periyodik Sistem
Modern periyodik sistem, elementlerin fiziksel ve kimyasal özelliklerinin bir fonksiyonu olarak ortaya çıkmıştır. Elementler artan atom numaralarına göre yatay satırlar ve düşey sütunlar halinde sıralanmakta­dırlar. Basit bir periyodik sistemde elementlerin sem­bolleri, atom numaralan ve kütle numaraları bulunur. Bununla birlikte her bir kutucuğunda değişik fiziksel ve kimyasal özelliklerin (erime ve kaynama noktaları, yükseltgenme basamağı v.s.) belirtildiği daha ayrıntılı periyodik tablolar da vardır.
Periyodik sistemde 7 tane periyot vardır.
Periyot numaraları element atomlarının baş kuantum sayılarını gösterir. Bu nedenle periyot numarası "n" ile gösterilir.
İlk periyotta 2, ikinci ve üçüncü periyotlarda 8, dördüncü ve beşinci periyotlarda 18 element bulunur. Altınca periyotta 32 element vardır. Bunlardan "lantanitler" olarak adlandırılan 14 tanesi tablonun altına yazılır. Yedinci periyot henüz tamamlanmamıştır. Bu periyotta da "aktinitler" olarak adlandırılan 14 element tablonun altına yazılır.
Periyodik sistemde 18 tane grup vardır. Aynı gruptaki elementlerin kimyasal özellikleri benzerdir.
Gruplar iki şekilde adlandırılır. Birinci adlandırmada "baş grup" olarak kabul edilenler A harfi ile "yan grup" olarak kabul edilenler ise B harfi ile gösterilerek nu­maralandırılır.
Uluslararası Kimya Birliğine (IUPAC) göre gruplar 1'den 18'e kadar rakamlarla numaralandırılır.
Bazı grupların ise özel adları vardır. Bu adlar genel­likle grubun özelliklerini verir. Örneğin 1A grubu baz yapıcı anlamında alkali metaller olarak adlandırılır. Benzer şekilde 2A grubu toprak alkali metalleri, 7A grubu tuz yapıcı anlamında halojenler ve 8A grubu tepkimelere karşı isteksizliklerinden asal (soy) gazlar olarak adlandırılırlar.
periyodik-sistem.jpg
Periyodik Sistemde Bloklar
Periyodik sistemdeki gruplar son katmanlarındaki orbital türlerine göre s, p, d ve f bloku olarak da belirti­lir.
Son katmanı s orbitali ile biten 1A ve 2A grupları "s bloku" son katmanı p orbitali ile biten 3A, 4A, 5A, 6A, 7A ve 8A grupları "p bloku" son katmanı d orbitali ile biten B grupları "d bloku" olarak adlandırılır.
Lantanitler ve aktinitler ise "f bloku" olarak adlandırı­lırlar.
Periyodik Sistemdeki Elementlerin Yerlerinin Bulunması
Bir elementin temel elektron diziliminden yararlanarak periyodik sistemdeki grubunu ve periyodunu bulabiliriz.
En yüksek temel enerji düzeyinin başkuantum sayısı elementin periyot numarasını verir.
En yüksek enerji düzeyindeki toplam elektron sayısı elementin grup numarasını verir.
Temel elektron dizilimi s orbitali ile bitenler s bloğu, p orbitali ile bitenler p bloğu, d orbitali ile bitenler d bloğu elementidir. Lantanit ve aktinitler ise f bloğu ele­mentidir.
s ve p bloğu elementleri A grubu, diğerleri B grubu elementleridir.
ns + np de bulunan e- lar baş grup (A), ns + (n - 1)d de bulunan e- lar ise yan grup (B) tur.
Periyodik Özelliklerin Değişimi
Bu bölümde elementlerin bazı özelliklerinin periyodik sistem içerisinde nasıl değiştiğini inceleyeceğiz. Bu özellikler sırasıyla şöyledir.

  • Atom yarıçapı

  • İyonlaşma enerjisi

  • Elektron ilgisi

  • Elektronegatiflik

  • Metalik - Ametalik özellik

  • Asitlik ve bazlık
Atom Yarıçapı
Atom yarıçapı, atomun merkezi ile son yörüngesin­deki elektron bulutlan arasındaki uzaklık olarak dü­şünülmekle beraber, komşu iki atomun çekirdekleri arasındaki uzaklığın yarısı olarak tanımlanır.
Buna göre, atom yarıçapı ile ilgili, kovalent yarıçap, iyonik yarıçap, Van der Waals yarıçap tanımlamaları yapılabilir.
Kovalent yarıçap: Tek bir kovalent bağ oluşturmuş eşdeğer iki atomun çekirdekleri arasındaki uzaklığın yarısıdır. Kovalent yarıçap, atomlar arasındaki kova­lent bağ uzunluklarından bulunabilir.
İyonik yarıçap: Bir iyonik bağda iyonların çekirdekleri arasındaki uzaklığa göre belirlenir. Ancak iyonlar eşdeğer olmadığından katyon ve anyon arasındaki uzaklık uygun bir şekilde paylaştırılır.
Nötr bir atom iyon haline geçtiğinde büyüklüğü değişir. Eğer atom anyon oluşturursa yani elektron alırsa çekirdek yükü aynı kalmasına rağmen elektron bulutu genişler. Elektron başına düşen çekim gücü azalır, dolayısıyla yarıçap artar. Eğer atom katyon oluşturursa, yani elektron verirse çekirdek yükü aynı kalır, elektron bulutu büzülür. Elektron başına düşen çekim kuvveti artar, dolayısıyla yarıçap azalır.
Van der Waals yarıçapı: Aynı cins iki atomun aralarında bir bağ olmaksızın birbirlerine en yakın olduğu anda, çekirdekleri arasındaki uzaklığın yarısıdır.
H2 molekülünün kovalent ve Van der Waals yarıçap­larını şematik olarak aşağıdaki gibi gösterebiliriz. Hidrojenin kovalent yarıçapı 37 pm, Van der Waals yarıçapı ise 120 pm'dir.
atom-yaricap.jpg
Periyodik Tabloda Atom Yarıçaplarının Değişimi
Aynı grupta yukarıdan aşağıya doğru inildikçe atom yarıçapı artar. Çünkü her grupta, yukarıdan aşağıya doğru atomların katman sayısı ve elektron bulutu­nun genişliği artar. Elektron sayısına paralel, proton sayısının da artışı çekirdeğin çekim gücünü artırır. Fakat bu çekim atom hacminde meydana gelecek çok aşırı artışları azaltır.
Periyodik tabloda atom yarıçapı, aynı periyotta soldan sağa doğru gidildikçe küçülür. Aynı periyotta (aynı kat­manda) soldan sağa elektron sayısı arttığı için, çapın artması gerektiği düşünülebilir.
Ancak, artan elektron sayısı kadar çekirdekteki proton sayısı da artar. Proton sayısının artması çekirdeğin çekim gücünü de artırır. Böylece, birim elektron başına düşen çekim kuvveti artar.
İzoelektronik (elektron dizilişi ve elektron sayısı aynı olan) iyonların ve nötr atomların yarıçapları eşit değildir. Çünkü, bu iyon ve nötr atom çekirdekleri bir­birinden farklı sayıda proton içerirler. Proton sayısının fazla olması, çekirdeğin çekim gücünü artıracağından izoelektronik iyon ve atom gruplarında çekirdek yükü fazla olanın yarıçapı daha küçük olur.
İyonlaşma Enerjisi
Gaz halindeki nötr bir atomdan bir elektron koparmak için o atoma verilmesi gereken minimum enerjiye iyon­laşma enerjisi denir. İyonlaşma enerjisinin büyüklüğü atomdaki elektronların ne kadar sıkı tutulduğunun da bir ölçüsüdür. İyonlaşma enerjisi büyük olan atomlar­dan elektron koparmak daha zordur. Çok elektronlu bir atomda, atomun temel halinden ilk elektronu uzak­laştırmak için gerekli olan enerjinin miktarına birinci iyonlaşma enerjisi (E1) denir.
E1 +X(g) → X+(g) + e-
Bu eşitlikteki X herhangi bir elementin atomunu, e- ise bir elektronu göstermektedir. İkinci bir elektron kopar­mak için gerekli enerjiye ikinci iyonlaşma enerjisi (E2) denir. İkinci iyonlaşma enerjisi (E2) ve üçüncü iyonlaş­ma enerjisi (E3) aşağıdaki eşitlikle verilmiştir.
E2 + X+(g) → X+2(g) + e-
E3 + X+2(g) → X+3(g) + e-
Bir atomdan bir elektron uzaklaştığı zaman, kalan elektronlar arasında itme kuvveti azalır. Çekirdek yükü sabit kaldığından, pozitif yüklü iyondan başka bir elektronu uzaklaştırmak için daha fazla enerji gere­kir. Bu nedenle, iyonlaşma enerjisi aşağıdaki sırayla değişir.
E1 < E2 < E3 < ...
Bazı düzensizlikler olmasına karşılık periyodik çizel­gede birinci iyonlaşma enerjileri soldan sağa doğru artmaktadır. İlk istisna aynı periyottaki 2A ve 3A grup­ları arasında görülür. 3A grubu elementlerinin birinci iyonlaşma enerjileri beklenenin aksine 2A grubu elementlerininkinden daha düşüktür. Bunun nedeni 2A grubunun küresel simetrik elektron dağılımına sahip olmasıdır. Aynı durum 5A ve 6A gruplarında da gö­rülmektedir.
Bir periyottaki iyonlaşma enerjisi aşağıdaki gibi değiş­mektedir.
1A < 3A < 2A < 4A < 6A < 5A < 7A < 8A
Periyodik tabloda aynı grupta yukarıdan aşağıya doğru yarıçap büyür. Bu da, değerlik elektronlarının çekirdekten uzaklaşması, onların çekirdek tarafından diğer elektronlara oranla daha zayıf çekilmesi anlamı­na gelmektedir. Bu nedenle, bir grupta yukarıdan aşa­ğıya doğru gidildikçe çap büyümekte, bununla birlikte iyonlaşma enerjisi ise küçültmektedir. Endotermik bir olaydır.
Elektron İlgisi
Gaz halinde nötr bir atomun dışarıdan bir elektron ya­kalayarak (-1) yüklü bir anyon oluştururken meydana gelen enerji değişimine elektron ilgisi denir.
Bu sebeple elektron ilgisi atomun elektron almaya yatkınlığının bir ölçüsüdür.
X(g) + e- → X-(g) + Enerji
Burada X harfi bir ametali göstermektedir. Elektron ilgisi de iyonlaşma enerjisi gibi atom yarıçapı ile ters orantılı olarak değişmektedir. Yarıçapı küçük atomla­rın en dış enerji seviyesindeki elektronların enerjisi, yarıçapı, daha büyük olanlara göre daha küçüktür. Bu sebeple yarıçapı küçük olan atomlar bir elektron yakalandıklarında yarıçapı daha büyük olanlara göre daha fazla enerji yayarlar.
Elektronegatiflik
İyonlaşma enerjisi ve elektron ilgisi, bir elementin me­tal ya da ametal olduğuna karar vermek için kullanı­lan iki ayrı kriterdir. Elektronegatiflik ise ilk defa 1934 yılında Amerikalı fizikçi R.S Mulliken tarafından iyon­laşma enerjisi ve elektron ilgisini birlikte ifade edebi­lecek, tek bir kriter alması için önerilen yeni bir tanım ve kavramdır. Bu kavrama daha çok atomların kendi aralarında oluşturdukları bağ türünü açıklayabilmek için ihtiyaç duyulmuştur.
Elektronegatiflik bir molekülde aralarında bağ bulu­nan her bir atomun bağ elektronlarını göreceli olarak çekme kabiliyetidir. Elektronegatiflik, atomun çekirdek yükü ve çekirdeğin bağ elektronlarına uzaklığına bağ­lıdır.
Elektronegatiflik göreceli bir kavram olup, birimi yok­tur. Günümüzde kullanılan en yaygın elektronegatiflik ölçeği, Linus Pauling tarafından bağ enerjisi değerle­rine dayanarak ortaya konmuştur.
Bu ölçeğe göre en aktif metal, fransiyum 0,7 ve en ak­tif ametal, flor 4,0 elektronegatiflik değerine sahiptir. Diğer elementlerin elektronegatiflik değerleri ise bu iki değer (0,7 ile 4,0) arasındadır. Ancak, bazı soygazların elektronegatiflik değerleri yoktur.
elektronegatiflik.jpg
Periyodik tabloda genel eğilim elektronegatifliğin sol­dan sağa ve aşağıdan yukarıya doğru artması yönün­dedir.
Elektronegatiflik atom yarıçapına bağlıdır. Periyodik tabloda soldan sağa doğru atom yarıçapı küçülür ve atomun değerlik elektronlarını çekme gücü artar. Yu­karıdan aşağıya doğru inildikçe atom yarıçapı büyür ve atomun değerlik elektronlarını çekme gücü azalır. Buna bağlı olarak periyodik sistemde elektronegatiflik soldan sağa artar, yukarıdan aşağıya azalır.
Elektronegatiflik ve Bağ Türü
Elektronegatiflik, atomların bağdaki elektronları çek­me kabiliyeti olduğuna göre, bağ yapan iki atomun elektronegatiflik değerlerinden, aralarındaki bağın türü anlaşılabilir. Eğer elektronegatiflik farkı çok kü­çükse, bağ elektronları ortaklaşa kullanılmaktadır ve bağ kovalenttir. Eğer fark çok büyükse, bağ elektron­ları elektronegatifimi fazla olanın tarafındadır ve bağ iyoniktir. Ancak, aşağıdaki grafikten de anlaşılacağı gibi bir kimyasal bağın % 100 iyonik olması mümkün değildir. Elektronegatiflik farkı arttıkça bağ uzunluğu da artar.
Hidrojen ve halojenler arasındaki bağların enerji değerlerine bakıldığında elektronegatiflik farkının artmasıyla bağ kuvvetinin de arttığını görüyoruz.
Hidrojen - halojen bileşiklerinde, halojenin yarıçapının artması elektronegatifliğinin azalmasına, bu da atom­lar arasındaki bağın gücünün azalmasına sebep olur.
Metalik ve Ametalik Özellik
Periyodik tablodaki B grubu elementleri ve iç geçiş elementleri (aktinitler ve laktanitler) 1 A, 2A ve 3A gru­bu elementleri (H ve B hariç) metaldir. 4A, 5A, 6A ve 7A grupları bu gruplardaki bor (B), silisyum (Si), ger­manyum (Ge), arsenik (As), antimon (Sb), tellur (Te), polonyum (Po) ve astatin (At) yarı metal ve kalay (Sn), kurşun (Pb), bizmut (Bi) ise metal özelliği gösterirler. Bu metallerle ametaller arasında zig - zag şekli oluş­turacak şekilde dizilmiş bu elementlere yarı metaller adı verilir.
Bir elementin kimyasal tepkimeye girme eğilimine ak­tiflik denir.
Metaller için aktiflik, kimyasal reaksiyonlarda elektron verebilme yeteneği, yani pozitif yüklü olma eğilimidir. Bir metal, değerlik elektronunu ne kadar kolay verebi­liyorsa, başka bir deyişle iyonlaşma enerjisi ne kadar düşük ise o kadar aktiftir. Periyodik tabloda sağdan sola ve yukarıdan aşağıya metalik aktiflik (metalik özellik) artar.
Ametaller için aktiflik, elektron alabilme kabiliyeti, yani negatif yüklü olma eğilimidir. Ametal aktifliği elektron ilgisi ile doğru orantılıdır. Periyodik tabloda soldan sağa ve aşağıdan yukarıya doğru ametalik aktiflik (ametalik özellik) artar.
Periyodik tabloda en etkin (aktif) metal 7. periyodun 1A grubu elementi olan 87Fr (fransiyum), en etkin (ak­tif) ametal ise 2. periyodun 7A grubu elementi olan 9F (flor)'dur.
metalik-ametalik-ozellik.jpg
Metal ve ametallerin genel özelliklerini özetleyecek olursak;
Metallerin Başlıca Özellikleri
  • Yüzeyleri parlaktır.

  • Tel ve levha haline getirilebilirler.

  • Isıyı ve elektrik akımını iyi iletirler.

  • Oda sıcaklığında (25°C de 1 atm basınçta) cıva hariç tüm metaller katı halde bulunurlar.

  • Bileşik oluştururken her zaman elektron verirler. Bundan dolayı kendi aralarında bileşik oluştura­mazlar. Alaşım oluşturabilirler.

  • Bileşiklerinde her zaman katyon halinde (+ yüklü) bulunurlar.

  • Değerlik elektron sayıları 1, 2, 3 tür. (Çünkü 1 A, 2A, 3A grubunda bulunurlar) (hidrojen ve helyum hariç)

  • Canlıların yapısına azda olsa katılırlar.

  • Ametaller ile iyonik bağlı bileşikler oluştururlar.
Ametallerin Başlıca Özellikleri
Doğada bulunan bir çok bileşiğin yapısında ametaller vardır. Canlı organizmalarda bol miktarlarda bulunur­lar.
  • Oda sıcaklığında (25°C 1 atm basınçta) katı, sıvı, gaz hallerinde bulunabilirler.

  • Renkleri mattır.

  • Kırılgandırlar.

  • Elektrik akımını iletmezler (Karbonun grafit yapısı biraz iletir. Elmas yapısı ise iletmez.)

  • Metaller ve kendi aralarında bileşik oluşturabi­lirler. Metallerle oluşturdukları bileşiklere iyonik bileşik, ametaller ile oluşturdukları bileşiklere ise kovalent bağlı bileşikler denir.

  • Genellikle elektron alıcıdırlar. (Anyon halindedir­ler.) Değerlik elektron sayıları 4, 5, 6, 7 dir. Çünkü 4A, 5A, 6A, 7A gruplarında yer alırlar.

  • Moleküler yapıda bulunurlar. Örneğin F2, O2, gibi.

  • Yoğunluk kaynama noktası gibi özellikleri genel­likle düşüktür.
Asitlik - Bazlık Özellikleri
Periyodik sistem içerisindeki elementlerin asidik ve bazik ka­rakterleri bu elementlerin oksitlerinin incelenmesi so­nucu belirlenir. Örneğin OX2 formülündeki oksitler çö­zünürken, X - O - H yapısı içeren çözeltiler oluşur.
X - O - H yapısındaki a ve b bağlarının türü, oksit bileşiğinin asidik ya da bazik olmasını belirleyen ana faktördür.
Eğer X elementi, elektronegatifliği düşük bir metal ise, a bağındaki elektronlar, elektronegatifliği yüksek olan oksijen atomuna aittir.
Sonuçta X — O - H yapısı X ve -OH (hidroksit) şek­linde ayrışarak, çözelti ortamına X+ ve OH-iyonları­nı verir. Buna göre, burada çözünen oksit bileşiğinin (K2O gibi) bazik karakterli olduğu anlaşılır.
K2O + H2O → 2KOH(suda)
2KOH → 2K+ + 2OH-
Bu tür oksitler asit çözeltileriyle tepkime verirler.
K2O + 2HCI → 2KCI+ H2O
Eğer X elementi, elektronegatifliği oksijeninki kadar fazla ise, X elementi a bağındaki elektronları oksijenle ortaklaşa kullanır. Böylelikle, oksijen etrafındaki elekt­ron yoğunluğu azalır ve oksijen b bağındaki elekt­ronları kendine daha fazla çekerek hidrojen atomunu bağdan uzaklaştırır.
Böylelikle X - O - H yapısı X - O - ve H şeklinde ayrışarak çözeltiye XO- iyonu ve H+ verir. Buna göre, suda çözünen oksit bileşiğinin (OCI2 gibi) asidik ka­rakterli olduğu sonucuna varılır.
OCI2 + H2O → 2HCIO
2HCIO → 2H+ + CIO-
Bu tür oksitler baz çözeltileriyle tepkime verirler.
Kısacası oksitlerin asidik ve bazik özelliği bileşik oluş­turduğu elementin elektronegatifliğine bağlıdır. Elekt­ronegatiflik arttıkça, elementlerin oksitlerinin asidik özelliği artar, bazik özelliği azalır.
Genellikle, metal oksitlerin sulu çözeltileri baz, ametal oksitlerin sulu çözeltileri asit özellik gösterir.
Genellikle periyodik tabloda soldan sağa doğru ele­mentlerin oksitlerinin asidik özelliği artar, bazik özelli­ği azalır. Gruplarda ise aşağı doğru inildikçe genellik­le bazik özellik artar, asidik özellik azalır.
oksitlerde-asitlik-bazlik.jpg
Bir periyotta soldan sağa doğru, bir grupta yukarıdan aşağıya doğru özelliklerin değişimi aşağıdaki gibi ge­nelleştirilebilir.
Yukarıdan aşağıya;
  • Değerlik elektron sayısı değişmez.

  • Atom numarası artar.

  • Atom kütlesi artar.

  • İyonlaşma enerjisi azalır.

  • Elektron ilgisi azalır.

  • Metalik özellik artar.

  • Ametalik özellik azalır.

  • Atom çapı artar.
Soldan sağa;
  • Değerlik elektron sayısı artar.

  • Atom numarası artar.

  • Atom kütlesi artar.

  • Atom çapı küçülür.

  • iyonlaşma enerjisi genellikle artar.

  • Metalik özellik azalır.

  • Ametalik özellik artar.

  • Elektron ilgisi artar.
Periyodik Sistemde Bloklar ve Özellikleri
Periyodik sistem içerisinde benzer özellikler gösteren bloklar vardır.
s Bloğu Elementleri
Elektron dizilişi s ile biten elementler 1A ve 2A grubu elementleridir.
1A Grubu Elementleri (Alkali Metaller)
  • (1H, alkali metal değildir.)

  • Metaldirler.

  • Bütün bileşiklerinde +1 değerliğini kulla­nırlar.

  • Aktif metallerdir. Bu nedenle doğada elementel halde bulunmazlar. Her za­man bileşik halindedirler.

  • Oksijen ile oluşturdukları bileşikleri (ok­sitleri) bazik özellik gösterir. Bu bileşik­lerin sulu çözeltileri baziktir.

  • Su ile etkileştiklerinde H2 gazı ve baz çözeltisi oluştururlar.

  • Asitlerle etkileşerek H2gazı ve tuz oluştururlar.

  • Atom numaraları arttıkça (yukarıdan aşağıya) eri­me ve kaynama sıcaklıkları küçülür. Bunun nede­ni, metalik bağın zayıflamasıdır.
2A Grubu Elementleri (Toprak Alkali Metaller)
  • Metaldirler.

  • Bileşiklerinde +2 değerliğini kullanırlar.

  • Aktiftirler. Bu nedenle kolay bileşik oluş­tururlar ve doğada elementel halde bu­lunmazlar.

  • Oksitleri bazik özellik gösterir, su ile etki­leştiklerinde baz çözeltisi oluştururlar.

  • Atom numaraları arttıkça erime ve kay­nama noktaları küçülür.
p Bloğu Elementleri
Periyodik sistemde s bloğu (1A ve 2A) elementlerin­den başka p bloğu olarak adlandırılan 3A, 4A, 5A, 6A, 7A ve 8A gruplarında 35 element bulunmaktadır. Bu elementlerin bir kısmı metalik özellik gösterirken bir kısmı da ametalik özellik gösterir. Bununla beraber yarı metal özelliği gösteren elementler de bu blokta bulunmaktadır.
p bloğu elementlerinden olan 3A grubu elementleri toprak metalleri olarak adlandırılırlar. Bu grubun ilk üyesi olan bor (B) yarımetal, diğer üyeleri metaldir. 4A grubu elementleri de p bloğu elementleridir. 4A grubunun ilk üyesi olan karbon elementi gruba adını verir karbon grubu elementleri olarak adlandırılır. Bu gruptaki elementlerden karbon ametal, silisyum ve germanyum ise yarı metaldir. Bu grubun metal ele­mentleri kalay ve kurşundur. 5A grubu elementleri de p bloğu elementleridir ve bu grupta ilk elementi olan azottan ismini almış ve azot grubu elementleri olarak adlandırılmaktadır. Grupta bulunan elementlerden
azot ve fosfor ametal, arsenik ve antimon yarı metal, bizmut ise metaldir. 6A grubu elementleri de p bloğu elementlerindendir. 6A grubu elementlerinin ilki olan oksijen elementi bu gruba adını vermiştir. Oksijen grubu elementleri olarak adlandırılan bu grubun ilk üç üyesi oksijen, kükürt ve selenyum ametal, diğer iki üyesi olan tellür ve polonyum yarı metaldir.
Oksijen bileşiklerinde -2 değerlik alırken, peroksit olarak adlandırılan bileşiklerinde ise -1 değerlik alır. Kükürt, yaptığı bileşiklerde -2 ile +6 arasında değer­ler alır.
7A Grubu Elementleri (Halojenler)
  • Ametaldirler.

  • Bileşiklerinde-1 ile +7 arasında değerlik kullanırlar. (9F, yalnız-1 alabilir.)

  • En kararlı bileşik yapılarında -1 değerliği­ni kullanırlar.

  • Aktiftirler, bu nedenle kolay bileşik oluştu­rurlar.

  • Hidrojenli bileşikleri asit özelliği gösterir. (HF, HCI, HBr, Hl)

  • Oda koşullarında F2 ve Cl2 gaz, Br2 sıvı, l2 katı­dır.

  • Elementel yapıları, iki atomlu molekül şeklindedir. (F2, Cl2, Br2, l2)

  • Atom numaraları arttıkça, erime ve kaynama noktaları da artar. Bunun nedeni, Van der Waals kuvvetlerinin molekül büyüklüğü arttıkça güçlen­mesidir.
8A Grubu Elementleri (Soygazlar)
  • Elektron dizilişlerindeki son terim 2He atomlarında 2s2, diğer soygaz atomla­rında ise np6(n=2,3,4,5, 6) şeklindedir.

  • Değerlik orbitalleri tam dolu olduğundan bileşik oluşturma yatkınlıkları yoktur.

  • Oda koşullarında tek atomlu halde bulu­nurlar.

  • Atomları arasında Van der Waals çekim kuvveti vardır.

  • Yukarıdan aşağıya erime ve kaynama noktaları artar. Atom numaraları arasındaki fark, periyottaki element sayısını verir.
d Bloğu Elementleri
Periyodik sistem içerisinde d bloğu elementleri epey kalabalık bir gurup oluştururlar.
B Grubu Elementleri
Geçiş metalleri olarak adlandırılırlar. Elektron dağı­lımları d orbitalleri ile biten ve 4. periyottan itibaren bulunan elementlerdir. Geçiş metalleri kimyasal tep­kimeye girdiklerinde önce s orbitalinden sonra d orbitalinden elektron verirler. Bu elementler bileşiklerinde birden fazla yalnızca pozitif (+) değerlik alabilirler.
Bazı d Bloğu Elementleri
Demir: Saf haldeki demir, dövü­lebilir ve çekilebilir özelliktedir.
Gri - beyaz renktedir. Saf demir yumuşaktır. Fakat C (karbon) ka­tılarak sertlik artırılabilir. Sertliği artırılan demir, gemi ve otomotiv gövdelerinin yapımında kullanılır. İnşaatlarda beton, kiriş ve yüzeylerin güçlendirilmesinde kullanılır.
Demir, nemli havada paslanır yani korozyona uğrar. Yüzeyinde Fe2O3.xH2O (pas) oluşur.
Nikel: Nikel, sert olup gü­müş beyazı rengindedir. Ko­rozyona karşı dayanıklıdır.
Bazik koşullarda paslanma­ya karşı çok daha dayanıklı­dır. Bu özelliği nedeniyle bazik koşullarda kullanılmak üzere nikelden kroze ve elektrotlar yapılır.
Paslanmaz çeliklerin ve bakırla birlikte kupronikel ala­şımlarının eldesinde kullanılır. Bozuk paraların üreti­minde kullanılan kupronikel alaşımı % 25 Ni, % 75 Cu içerir.
Bakır: Bakır kırmızı renkli, kolayca dövülebilen, çekilebilen, yumuşak bir metaldir. Di­renci çok düşük olduğundan elektrik tellerinin ve düğmele­rinin yapımında kullanılır.
Bakır, dayanıklı ve korozyona oldukça dirençlidir. Bu nedenle Ag ve Au gibi metallerle birlikte para bası­mında kullanılmıştır.
Bakır, kimyasal dayanaklılığı ve görünümü nedeniyle inşaat ve dekorasyon malzemelerinde, gemi gövdele­rinin kaplanmasında, binaların çatılarında kullanılır.
Çinko: Çinko mavimsi beyaz renktedir. Parlak ve kristal ya­pılıdır. Korozyon direnci yük­sek olmasına rağmen kimyasal maddelere karşı direnci yoktur.
Oda sıcaklığında kırılgan olma­sına rağmen 100 - 150 °C'de kolaylıkla tel ve levha haline gelir.
Çinko havada koruyucu bir oksit tabakasıyla kaplanır. Çinko, demirden daha etkin olduğundan demirden önce oksitlenir. Çinkonun havada koruyucu bir tabaka ile kaplanması ve demirden daha etkin olması nede­niyle demir çinko ile kaplanır. Böylelikle demir koroz­yona karşı korunur.
Krom: Gümüş beyazlığında bir rengi vardır. Oldukça sert­tir. Yüzeyinde oluşan koruyucu oksit tabakası nedeniyle par­laktır. Korozyona karşı oldukça dirençlidir. Paslanma olasılığı fazla olan diğer metal­leri kaplamada (kromlama) kullanılır.
Krom; sertliği, parlaklığı ve korozyona karşı olan yük­sek direnci ile özellikle demir ve çelik üzerinde kapla­ma metali olarak kullanılır.
Mangan: Mangan, kırmızı gri renkte bir metaldir. Kroma oranla korozyan direnci azdır. Bu nedenle tek başına pek kullanılmaz. Fakat alaşımla­rın önemli bir bileşenidir. Çelik üretiminde az miktarda oksijen ve kükürtle birleşerek onları uzaklaştırır. Sertliği, dayanıklılığı ve aşınmaya karşı direnci artırarak çelik kalitesini yükseltir. % 10 ve daha fazla Mn içeren çelikler, oldukça sert olup döv­me ve vurmaya karşı çok dayanıklıdır. Bu tür çelikler tren rayları, buldozer ve greyder yapımında kullanılır.
f Bloku Elementleri
Bu blok elementlerine iç geçiş elementleri de denir. Geçiş elementlerinin bir bölümü olan Lantanit ve ak­tinitler periyodik cetvelin sırası ile 6. ve 7. periyodun­da yer alırlar. Periyodik tablonun altında f bloğu adı verilen kısımda iki ayrı sıra şeklinde görüş kolaylığı sağlamak amacıyla yazılmışlardır.
Lantanitlerin çoğu doğada bir arada bulunur. Aktif me­tal olup çoğu gümüş beyazı rengindedir. Sadece pro­metyum radyoaktiftir. Aktinitlerin ise hepsi radyoaktif metaldir ve birbirine benzer özelliktedirler.

Bu konuyu yazdır

Wink Gazlar
Yazar: byyko - 01-08-2017, 05:59:25 - Forum: KİMYA - Yorum Yok

Gazlar

Maddenin akışkan hallerinden biri de gaz halidir. Gazlar konusunda maddenin gaz hali incelenir. Gazlar konuldukları kabı doldurmak üzere genişleyen, bastırıldıklarında çok küçük hacimlere kadar sıkıştırılabilen akışkanlardır. Bu konuda; hacim, sıcaklık, mol sayısının değişmesiyle gaz fazındaki taneciklerin davranışları incelenecektir.
Gazların Özellikleri
İçinde bulundukları kabın hacmini ve şeklini alır­lar.
Yoğunlukları sıvılardan ve katılardan daha azdır. Boşluklu yapıya sahiptirler. Bulundukları kaba homojen dağıldıklarından her tarafa aynı basıncı uygularlar.
Birbirleriyle her oranda homojen karışım oluştura­bilir. Gaz tanecikleri arasındaki boşluk oldukça büyük olduğundan gazlar sıkıştırılabilirler.
Sıcaklığın artmasıyla gazların hacimlerinde mey­dana gelen değişime "ısıl genleşme" denir. Bir gaz molekülünün ortalama olarak iki çarpışma arası aldığı yola ortalama serbest yoldenir.
Tüm gazların genleşme katsayıları aynı olup, genleşme katsayısı gazlar için ayırt edici değildir.
Gazlarda Kinetik Teori ve Difüzyon
Gazların davranışlarını açıklamak için 19. yüzyılda Maxwell ve Boltzman gazların kinetik teorisini ortaya koymuştur.
Kinetik Teori
Gazların katı ve sıvılardan farklı olan davranış­larını ve gaz taneciklerinin arasındaki boşlukları ve etkile­şimleri açıklar. Kinetik teoriye göre;

  • Gaz molekülleri arasındaki mesafeler yanında, moleküllerin boyutları ihmal edilebilir. (Sıfır kabul edilebilir.)

  • Gaz molekülleri arasındaki itme ve çekme kuvvet­leri ihmal edilir.

  • Aynı sıcaklıkta farklı gazların ortalama kinetik enerjileri de aynıdır.

  • Gaz tanecikleri kap içerisinde gelişi güzel hare­ket ederler. Bu esnada birbirleriyle ve kabın çe­perleriyle esnek çarpışmalar yaparlar. Çarpışma sırasında sistemin toplam kinetik enerjisi sabit kalmaktadır. Ancak hareket yönleri değişir.

  • Gaz tanecikleri her yöne doğru sürekli, hızlı ve doğrusal hareket yaparlar.
Bu varsayımlar ideal gaz tanımının temeli olup bu var­sayımlara ihmal edilebilir farklarla uyan gazları idea­le yakın gaz şeklinde nitelendirebiliriz. O halde ideal gazı şöyle tanımlayabiliriz;
Molekülleri arasında itme ve çekme kuvveti olmayan, kendi hacimleri kabın hacmi yanında ihmal edilebilen gazlara ideal gaz denir.
Gerçekte böyle bir gaz yoktur; ancak bazı koşullar­da idealliğe yakın davranan gaz vardır. Gazlar yük­sek sıcaklık ve düşük basınçta birbirlerinden oldukça uzaklaşırlar ve moleküller arası etkileşim en aza iner. Bu duruma göre yüksek sıcaklık, düşük basınç ko­şullarında molekül kütlesi küçük olan gazlar idealliğe yaklaşırlar. (Molekül kütlesi büyük olan gazlar küçük olanlara oranla daha fazla moleküller arası etkileşime sahiptir.)
Gerçek gaz ise; tanecikleri arasında itme ve çekme kuvvetleri olan ve toplam hacim yanında taneciklerin hacmi ihmal edilmeyen gazlardır.
Graham Difüzyon Kanunu
Gaz taneciklerinin birbiri içinde dağılmasına difüzyon denir.
difuzyon.jpg
Bir gazın çok küçük bir delikten sızarak diğer tarafa yayılmasına efüzyon denir. Futbol topunun patladığın­da havasının inmesi gazların efüzyon olayıyla ilgilidir.
Kapalı bir kaptaki gaz molekülünün ortalama kinetik enerjisi Ek =1/2.m.v2 formülünden bulunur. (Ek = Kinetik enerji, m = Taneciğin kütlesi, v = Gaz molekülünün hızı).
X ve Y gazları aynı ortamda olduklarından sıcaklıkları aynıdır. Dolayısıyla kinetik enerjileri eşittir. Bu eşitlikten yararlanarak denklem kurduğumuzda gazlar için difüzyon hızının mol ağırlığının karekökü ile ters orantılı olduğunu çıkarırız.
Vx / Vy = √MAy / √MAx formülü elde edilir. Bu formül gazlar için çok önemlidir.
Yukarıdaki bağıntı Graham difüzyon yasası olarak bilinir.
Hız birim zamanda alınan yol olduğundan hız yerine yol alınabilir.
Gazlar aynı kapta olduklarından hacimleri eşittir. Aynı koşullarda yoğunluk ile molekül ağırlığı doğru orantılı olduğundan, mol kütlesi yerine yoğunluk da formülde kullanılabilir.
Sonuç olarak mutlak sıcaklık ile kinetik enerji doğru orantılıdır. Kinetik enerji ise hızın karesiyle doğru orantılıdır.
Gazları Niteleyen Büyüklükler
Mol sayısı, hacim, sıcaklık ve basınç bir gazı tam ola­rak niteleyen büyüklüklerdir.
Mol sayısı: Gazın miktarı mol sayısı ile verilir. Kütlesi verilen bir gaz örneğinin mol sayısı hesaplanabilir. Bütün kimyada geçerli olan n = m/MA formülü ile gazlarda mol sayısı elde edilebilir.
Bağıntıda n maddelerin mol sayısını, m kütlesini ve MA ise mol kütlesini belirtir. Mol sayısının birimi mol, kütlesinin birimi gram ve mol kütlesinin birimi de g/mol'dür.
Gaz hacmi: Gaz tanecikleri sürekli hareket halinde olduğundan içine konuldukları kabı doldurmak üzere genişlerler. Dolayısıyla bulundukları kabın hacmini ve şeklini alırlar.
Gaz hacmi m3, dm3(L), cm3(mL) birimleri ile ifade edi­lir.
1m3 = 10dm3 = 103L = 106cm3 = 106ml
Sıcaklık: Bir gazın sıcaklığı gaz taneciklerinin ortala­ma kinetik enerjisi ile doğru orantılıdır. Sıcaklık arttık­ça taneciklerin hızı artar. Taneciklerin hızının artması kabın çeperlerine ve birbirlerine yaptıkları çarpma sa­yısını artırır.
Sıcaklık termometre ile ölçülür. Sıcaklık kütleden ba­ğımsızdır.
Sıcaklık birimi olarak kimyada en çok kullanılanlar celcius (°C) ve kelvin (°K) birimleridir. Gazlarla ilgili tüm eşitliklerde kelvin (°K) birimi kullanılır. Bu birimler arasında aşağıdaki eşitlik vardır.
T(°K) = T(°C) + 273
0°C'ta mutlak sıcaklık 273°K’dir.
Gaz basıncı: Bir gazın molekülleri sabit bir hızda hareket ederken birbirleriyle ve kabın çeperleriyle çarpışırlar. Gaz mo­leküllerinin kabın çeperlerine çarpması sonucu oluşan kuvvete gaz basıncı denir.
Basınç birimi arasında; 1 atm = 76 cmHg =760 mmHg =760 torr = 101.325 Pa ilişkisi vardır.
Hava bir gaz karışımıdır ve yeryüzüne ağırlığından dolayı bir basınç uygular. Bu basınca açık hava ba­sıncı ya da atmosfer basıncı denir. Atmosfer basıncı barometre ile ölçülür.
Torricelli deneyi olarak bilinen deneyle atmosfer ba­sıncı ölçülmüştür. Bu deneyde uzun bir deney tüpü cıva ile doldurulup daha sonra cıva dolu bir kap içerisi­ne ters çevrilir. Belli bir süre sonra deney tüpündeki cıvanın bir kısmı kabın içerisine basılır ve deney tüpü belli bir seviyeye kadar cıva ile dolu olur. Açık hava basıncı tüp içerisindeki civanın basıncını dengele­mektedir.
toricelli-deneyi.jpg
Sıvı olarak civanın kullanılmasının sebebi civanın yo­ğunluğu büyük olduğu için çok uzun tüp gerektirmemesidir. Kullanılan sıvının yoğunluğu düştükçe tüpte­ki yükseklik artar.
Cıva yerine başka bir sıvı kullanılırsa yüksekliği hsıvı.dsıvı = hHg.dHg formülü ile hesaplanır. (dHg = 13,6 g/cm3)
Manometreler
Kapalı kaplardaki gaz basıncını ölçen aletlere mano­metre denir. Manometreler farklı şekilde ayarlanmış olabilir. Örneğin ucu kapalı manometrede cıva yüksekliği doğrudan gaz basıncını verirken, açık uçlu manometrede gazın basıncının açık hava basıncına göre durumu verilir.
manometreler.jpg
Yukarıdaki resimde manometreler ile ölçüm yapılabilen çeşitli durumlar gösterilmiştir. Manometre problemlerini çözebilmek için bu durumları kavramak önemlidir.
İdeal Gaz Kanunları
Gazların basınç, hacim, sıcaklık ve mol sayısı değiş­kenlerinden ikisi sabitken diğerlerinin birbirine nasıl bağlı olduğu gaz yasaları ile belirtilmiştir.
Boyle - Mariotte Kanunu
Sabit sıcaklıkta belli miktar gazın basıncı ile hacmi ters orantılıdır. Bu kanunla n ve T sabit iken P - V ilişkisi ortaya konmuştur.
Buna göre sıcaklık ve mol sayısı eşitken iki gaz için hacim ve basınç çarpımı birbirine eşittir. Yani P1.V1 = P2.V2 olur.
Charles Kanunu
n ve P sabit iken V - T ilişkisi ortaya konmuştur. Sabit basınç altında ideal pistonlu bir kapta bulunan bir miktar gazın mutlak sıcaklığı ile hacmi doğru oran­tılıdır.
Bunu iki gaz için bir eşitliğe dökersek mol sayısı ve basınç aynı iken V1/T1 = V2/T2 olur.
Gay - Lussac Kanunu
V ve n sabit iken T - P ilişkisi ortaya konmuştur. Sabit hacimli bir kapta bulunan bir miktar ideal gazın basıncı ile mutlak sıcaklığı doğru orantılıdır.
Yani P1/T1 = P2/T2 olur. Burada basınç ve sıcaklığın doğru orantılı olduğu da kolaylıkla görülür.
Avogadro Hipotezi
P ve T sabit iken n - V ilişkisi ortaya konmuştur. Aynı koşullarda (sabit sıcaklık ve basınçta) bulunan gazların hacimleri mol sayısı ile doğru orantılıdır.
Bu hipoteze göre sabit basınç ve sıcaklık varken iki gaz için V1/n1 = V2/n2 eşitliği elde edilir.
İdeal Gaz Denklemi
Gaz yasaları kullanılarak ideal gaz denklemi türetilir. Yukarıda verdiğimiz bütün hipotez ve kanunları birleştirsek elimize çok daha basit bir eşitlik gelecektir. Yukarıdaki verileri oranlığımız zaman;
P.V = n.R.T denklemi ortaya çıkar.
Bu denkleme ideal gaz denklemi denir. Buradaki R (Raydberg sabiti) bir sabittir ve 22,4 / 273 = 0,082 değerindedir.
Basınç (P) birimi atm olmalıdır.
Gazların hacmi (V) litre biriminden yazılmalıdır. Gazın sıcaklığı (T) kelvin cinsinden yazılmalıdır.
Birleşik Gaz Denklemi (Genel Gaz Denklemi)
Bir gazın iki durumunu veya iki gazı karşılaştırmak için birleşik gaz denklemi kullanılır.
İki ideal gaz denklemi birbirine orantılandığında birle­şik gaz bağıntısı elde edilir.
Hacim değişmeksizin ya da kapalı çelik bir kapta gibi ifadeler kullanılan sorularda formülden hacim sade­leştirilir.
Sabit sıcaklıkta ya da aynı sıcaklığa dönüldüğü gibi ifadelerinin kullanıldığı sorularda formülden sıcaklık sadeleştirilir.
Sabit basınçta ya da ideal pistonlu kapta ifadelerinin kullanıldığı sorularda formülden basınç sadeleştirilir.
Kısacası soruda sabit kabul edilen verilen formülden sadeleştirilir.
Yukarıda ideal gaz denkleminde R diye bir sabitten bahsetmiştik. Bu sabit bütün ideal gazlar için aynı olduğundan denklemin bir tarafında yalnız bıraktığımızda genel gaz denklemini elde ederiz.
P1.V1/n1.T1 = P2.V2/n2.T2 = R formülünden bütün ideal gaz soruları çözülür. Sabit ya da eşit verilen değerleri denklemde sadeleştirebilir.
Gazların Karıştırılması
Birbirleriyle tepkime vermeyen gazlar birleşik kap sis­teminde sabit sıcaklıkta karıştırıldıklarında gazların P.V değeri gazların mol sayılarına eşittir.
gazlarin-karistirilmasi.jpg
Buna göre, musluk açılırsa P1, V1 birinci kaptaki gazın mol sayısını, P2, V2 ikinci kaptaki gazın mol sayısını, P3, V3 üçüncü kaptaki gazın mol sayısını, Pson, Vtopise son durumdaki toplam mol sayısını gösterir.
İdeal gaz denklemi ilk durumlar için ve son durum için eşitlenecek şekilde yazılır. Zira ideal gaz için her durumda geçerlidir.
Birleşik kap sisteminde musluklar açılıp yeterince bek­lendiğinde her bir gazın yeni hacmi sistemin hacmine eşit olur. Basınç ise kabın her noktasında eşittir.
Gazların Yoğunluğu
Gazların yoğunluğu ile ilgili uygulamalar için, ideal gaz denklemini yoğunluk niceliği ile beraber tekrar düzenle­yebiliriz.
Yoğunluğun kütlenin hacme bölümü olduğunu biliyoruz. Yani d = m/V maddenin bütün fazları için geçerlidir. Biz burada ideal gaz denklemi içine bu eşitliği yazarak yeni bir eşitlik elde edeceğiz.
İdeal gazlar için geçerli olan formülde n mol sayısını veriyordu. Mol sayısı da her zaman n = m/MA ile bulunur. İdeal gaz denkleminde V yerine m/d, n yerine de m/MA yazarsak yeni bir bağıntı elde ederiz.
P.MA = d.R.T bağıntısı bu şekilde ortaya çıkar. Bazı sorularda mol kütlesi veya yoğunluk verildiğinde doğrudan bu formülü kullanabiliriz.
Gazlarda hacim (V)'in birimi genellikle litre olduğun­dan yoğunluğu birim g/L'dir.
Gazın yoğunluğu basınç, mutlak sıcaklık ve molekül ağırlığı ile değişebilir.
Sabit hacimli kapta sıcaklık artırılırsa kabın hacmi ve kütlesi değişmediğinden yoğunluk değişmez.
Dalton'un Kısmi Basınçlar Kanunu
İdeal gaz kanunu tek tek gazlara uygulandığı gibi birbirleriyle etkileşmeyen gaz karışımlarına da uygula­nabilir. Gazların kısmi basıncı John Dalton tarafından incelenmiştir.
Sabit hacimli kapalı bir kapta sabit sıcaklıkta bulunan gaz karışımının kaba yaptığı basınca toplam basınç, gazlardan birinin kaba yaptığı basınca o gazın kısmi basıncı denir.
Kısmi basınç problemlerinde aynı ortam geçerli oldu için hacim ve sıcaklık aynı olacaktır. Dolayısıyla gazların mol sayıları basınçları ile doğru orantılı olur.
Örneğin bir kapta 3 mol X gazı ve 2 mol Y gazı olsun. Bu durumda toplam basıncın 10 Atm olduğunu düşünürsek X gazının kısmi basıncı 6 Atm, Y gazının kısmi basıncı ise 4 Atm olur. Toplam basınç kısmi basınçların toplamıdır.
Gazların Su Üzerinde Toplanması
Su üzerinde gaz toplama yöntemi karışımlardaki gazları saf olarak elde etmek için kullanılır.
gazlarin-su-uzerinde-toplanmasi.jpg
Suda çözünmeyen ve su ile tepkimeye girmeyen gazlar su üzerinde toplanır. Şekil­deki kapta buharı ile denge­de olan bir miktar saf su ve üzerinde suda çözünmeyen X gazı bulunmaktadır.
Kaptaki toplam basınç, X gazının basıncı ile suyun buhar basıncı toplamına eşittir.
Suyun buhar basıncı suyun sıcaklığına ve saflığına bağlı olarak değişir. Ancak suyun miktarına, bulundu­ğu kabın hacmine, şekline ve üzerine uygulanan ba­sınca bağlı değildir.
X gazının basıncı ise, kabın hacmine, X gazının mol sayısına ve sıcaklığına bağlı olarak değişir.
Gerçek Gazlar
Kinetik teoriyi ifade ederken ideal gaz ve gerçek gaz kavramlarından bahsetmiştik.
Gaz tanecikleri arasında çekim kuvvetinin olmadığı ve gaz taneciklerinin hacimlerinin sıfır kabul edildiği gazlara ideal gaz demiştik ve gerçekte böyle olmadı­ğını belirtmiştik.
Dolayısıyla günlük hayatta karşılaştığımız gazların ta­mamı gerçek gazdır. Fakat gerçek gazların bazıları İdeal gaz durumuna yakın, bazıları da ideal gaz duru­mundan uzak özellik gösterirler.
Gerçek gazlarda tanecikler arası İtme - çekme kuv­vetleri ve tanecik hacimleri ihmal edilmez. Bu nedenle gerçek gazlarla yapılan deneylerde elde edilen so­nuçlar ideal gaz denklemine göre yapılan hesaplama­lardan elde edilen sonuçlara göre farklılık gösterir.
İdeal gazlar için verdiğimiz formül gerçek gazlarda tam olarak çalışmaz.
Gazların İdeal Halden Sapması
Gaz basıncı İle ilgili olarak yapılan deneylerde, ger­çek gazların basıncının, ideal gaz denklemine göre hesaplanan basınç değerinden küçük olduğu gözlem­lenmiştir.
Gerçek gazların basıncındaki bu düşmenin ne­deni gaz tanecikleri arasındaki çekim kuvvetinden kaynaklanır. Tanecikler arası çekim kuvveti arttıkça gerçek gazın basıncı küçülür.
Gerçek gazların sıcaklıkları artırıldığında gaz ta­necikleri arasındaki çekim kuvveti azalır ve gaz idealliğe yaklaşır.
Gerçek gazın hacmi artırıldığında gaz tanecikleri arası mesafe arttığı için aralarındaki etkileşim azalır ve yine gaz idealliğe yaklaşır.
Gaz hacmi ile ilgili yapılan deneylerde gerçek gazların hacminin, ideal gaz denklemine göre hesaplanan ha­cim değerinden büyük olduğu gözlenmiştir.
Gerçek gazların hacmindeki bu artışın nedeni, gaz taneciklerinin öz hacminin dikkate alınmasıdır. Yani öz hacmi küçük olan gazlar, büyük olan gazlara göre daha idealdir.
İdeal bir gaz hacminin elde edilebilmesi için mo­leküllerin öz hacimlerinin gerçek bir gazın kapladığı hacimden çıkarılması gerekir.
Joule Thomson Olayı
Soğutma sistemine sahip elektrikli ev aletlerinin bu­lunmasından önce insanlar yiyeceklerini uzun süre saklayabilmek için dağlardan getirdikleri buz ve kar­ları kullanırlardı. Bu tür imkanlara sahip olunamayan yerlerde ise yiyeceklerin bozulmasını engellemek için tuzlama, kurutma, kavurma ve konserve etme gibi iş­lemler yapılmaktaydı.
Bir maddeyi soğutmanın temel prensibi, kendisinden daha soğuk bir madde ile temas etmesini sağlamak­tır.
Sıvılaştırılmış gazlar bulundukları ortamı soğutma özelliğine sahiptir. Örneğin sıvılaştırılmış hava bulun­duğu ortamı -180°C'a kadar, sıvılaştırılmış hidrojen gazı ise -250°C'a kadar soğutabilmektedir.
James Prescott, Joule ve William Thomson adlı bilim insanları, gazların sıvılaşması ve genleşmesi ile ilgi­li olarak birbirine benzeyen düzeneklerle çalışmalar yapmışlardır. Bu çalışmalar, sıkıştırılmış gazların ani­den genleştirilmesi esasına dayanmaktadır. Kapalı bir kapta sıkıştırılmış bir gaz küçük bir delik yardımıyla boş olan başka bir kaba aktarıldığında aniden gen­leşir ve bu sırada hızlarında ani düşüşler olur. Bu da gazın kinetik enerjisinin ve dolayısıyla sıcaklığının düşmesine neden olur.
Gazın genleşmesi sırasında molekülleri arasındaki çekim kuvvetlerinin kırılması için enerji gerekir. Mad­de bu iş için kendi enerjisini kullanır. Ani genleşme sonucunda gazların sıcaklığındaki bu düşme olayı "Joule - Thomson Olayı" olarak adlandırılır.

Joule - Thomson olayı günlük yaşantımızda sıklıkla karşımıza çı­kar. Örneğin buzdola­bı, klima, derin dondu­rucular vb.
Bir gazın sıcaklığı ne kadar yüksek ise sıvılaşması o kadar yüksektir. Her gaz için ayrı olan bu yoğunlaşma sıcaklığına kritik sıcaklık adı verilir. Yani kritik sıcak­lık, bir gazın basınç uygulanarak sıvılaştırabileceği en yüksek sıcaklıktır.
Bir gazı kritik sıcaklığında sıvılaştırmak için gerekli olan minimum basınca kritik basınç denir.
Kritik sıcaklık değeri ve altındaki sıcaklıklarda gaz gibi davranan ancak, belirli bir basınç değerinden sonra sıkıştırıldığında sıvılaşabilen akışkana buhar denir.
Kritik sıcaklık değerinin üzerindeki sıcaklıkta herhangi bir basınç altında sıvılaşamayan akışkanlara ise gaz adı verilir.

Soğutucu Akışkanlar
Belli bir basınç altında buharlaşırken ortamdan ısı alarak ortamın soğumasını sağlayan akışkanlara so­ğutucu akışkanlar denir.
Oda koşullarında gaz halinde bulunan maddeler, so­ğutucu akışkan olarak kullanılamaz. Soğutucu akış­kan olarak kullanılabilmesi için kaynama noktasının oda sıcaklığından çok düşük, kritik sıcaklığının ise çok yüksek olması gerekir. He, Ne, 02, . . . gibi gaz­lar ve oda koşullarında sıvı olan su soğutucu akışkan olarak kullanılamaz.
Freon-12 (CCI2F2) ve amonyak gibi gazlar soğutucu akışkan olarak kullanılırken Freon-12 gazının ozon tabakasına etkisi ve amonyağın zehirli, patlayıcı bir gaz olmasından dolayı günümüzde kullanımını yitir­miştir.
Soğutucu akışkanlar şu özelliklere sahip olmalıdır:
  • Buharlaşması ve sıvılaşması uygulanabilir ba­sınçlar altında olmalıdır.

  • Buharlaşma sıcaklığı mümkün olduğunca düşük olmalıdır.

  • Kimyasal olarak ayrışmamalı, yanmamalı, zehirli olmamalı ve metal yüzeylerle reaksiyona girme­melidir.

  • Düşük güç ile çalışabilmelidir.

  • Maliyeti düşük olmalı ve kolay temin edilebilmeli­dir.

  • Canlı hayatına zararlı etkileri olmamalı, çevreyi kirletmemelidir.

  • İçinden geçtiği boru vs. paslandırmamalıdır.
En çok kullanılan soğutma akışkanları şunlardır: Freon 22, Freon 134a, Freon 407c, Freon 410A (Ozona zararsızdır. ) 407c'nin mua­dili olup daha verimli olduğundan 407c nin yerini tamamen almıştır.

Bu konuyu yazdır

Wink Kimyasal Türler Arası Etkileşimler
Yazar: byyko - 01-08-2017, 05:58:09 - Forum: KİMYA - Yorum Yok

Kimyasal Türler Arası Etkileşimler

Kimyasal türler arası etkileşimler kimya dersinin önemli bir konusudur.
Evrende bulunan bütün maddeler tanecikli yapıdadır. Maddenin özelliğini gösteren en küçük yapı taşı olan bu tanecikler kimyasal tür olarak adlandırılır.
Kimyasal Türler
Kimyasal türler arası etkileşimleri anlayabilmek için kimyasal türleri anlamak gerekir. Temelde 4 tane kimyasal tür vardır. Kimyasal türler;

  • Atom

  • Molekül

  • İyon

  • Radikal
olarak sınıflandırılır.
Atom
Elementlerin tüm özelliklerini taşıyan en küçük yapıtaşına atom denir.
Aynı tür atomlardan oluşan maddelere element denir. Bazı atomlar doğada atomları halinde bulunurken, bazıları bileşikleri halinde bulunur. Örneğin soygazlar doğada atomik halde bulunur. Bazı soygaz atomlarının elektron nokta yapıları (Lewis yapıları) aşağıda verilmiştir.
soygaz-lewis.jpg
Molekül
En az iki atomun kovalent bağla oluşturdukları atom gruplarına molekül denir.
Aynı tür atomlardan oluşan moleküller, element molekülüdür. Farklı tür atomlardan oluşan moleküller ise bileşik molekülüdür.
Element molekülü: H2, O2, Cl2, Br2, N2, P4,
Bileşik molekülü: H2O, CO2, CH4, NH4, NH3,
İyon
Herhangi bir atom elektron kaybettiğinde pozitif yüklenerek katyon iyonunu oluşturur. Eğer atom elektron kazanırsa negatif yüklenir ve anyon iyonu haline gelir. İki çeşit iyon vardır. Tek atomlu ve poli atomlu.
Tek atomlu: Mg+2, F-1, Na+1
Poli atomlu: OH-, NH4, S04-2
Radikal
Ortaklanmamış elektron bulunduran taneciklere radikal denir. Radikaller yüksek enerjili ve kararsız ara ürünlerdir. Kararsız oldukları için kimyasal tepkimelere girme istekleri oldukça yüksektir.
Formüllerinin üzerine nokta"." konularak gösterilirler. Serbest radikaller tek atomlu olabildiği gibi birden çok atom içeren atom grupları da olabilirler.
Kimyasal Bağların Oluşum Mekanizması
Kimyasal bağlar kimyasal türler arası etkileşimler aracılığıyla meydana gelirler.
Atomlar arasında kimyasal bağ oluşacağı zaman atom çekirdeğine en uzakta bulunan elektronlar (değerlik elektronları) etkileşir.
Bir atomun dış katmanındaki elektronlarına değerlik elektronları denir.
Birbirinden bağımsız iki (farklı ya da aynı) kimyasal tür birbirine yaklaştığında elektron bulutları ve çekirdekleri arasında elektrostatik çekim meydana gelir. Elektrostatik çekim sayesinde çekme ve itme kuvvetleri meydana gelir.
İki atom birbirine yaklaştığında çeşitli İtme ve çekme kuvvetleri oluşur.
Buradaki kuvvetler için;
Pozitif yükler (çekirdekler) birbirini İter.
Negatif yükler (elektronlar) birbirini İter.
Çekirdekler (pozitif yükleri) diğer kimyasal türün elektronlarını çeker.
Kimyasal türler arasında gerçekleşen etkileşimler karşılaştırıldığında çekme kuvvetleri itme kuvvetlerinden çok büyükse güçlü etkileşimler yani kimyasal bağlar oluşur. Çekme kuvvetleri itme kuvvetlerinden biraz büyükse zayıf etkileşimler yani fiziksel bağlar oluşur.
Bağ Enerjisi
İki atomlu bir gaz molekülünü nötral atomlarına ayrıştırmak İçin gereken enerji bağ enerjisiolarak adlandırılır.
O2(g)+ 145 kJ.mol-1 → O(g) + O(g)
H2(g)+ 436 kJ.mol-1 → H(g) + H(g)
O2 molekülünün O atomlarına ayrışması için mol başına 145 kJ lük enerji gerekirken, H2molekülünü atomlarına ayrıştırmak için mol başına 436 kJ lük enerji vermemiz gerekir. Buna göre, H2 molekülleri 02 moleküllerinden daha kararlıdır.
H2O(s) + 43,9 kJ.mol-1 → H2O(g)
Verilen örneklerden de görüldüğü gibi kimyasal türleri birbirinden ayırmak için enerji gereklidir.
Kimyasal türleri birbirinden ayırmak için gereken enerji 40.kJ.mol-1 veya daha fazla İse bu türler arasındaki etkileşim güçlü etkileşim (kimyasal bağ) olarak kabul edilir.
Kimyasal türleri birbirinden ayırmak için 40 kJ.mol-1 den daha az enerji gerekiyorsa türler arasında zayıf etkileşim (fiziksel bağ) meydana gelir.
Bağlar oluştuğunda veya koptuğunda farklı kimlikte yeni kimyasal türler meydana geldiğinde enerji değişimi yüksek olur. Hal değişimi ve çözünme gibi fiziksel bağların rol aldığı değişimlerde İse maddelerin kimliğinde bir değişim olmaz, bu nedenle enerji değişimi daha küçük olur.
Kimyasal Türler Arası Etkileşimlerin Sınıflandırılması
Kimyasal türler arası etkileşimler önce güçlü ve zayıf etkileşimler olarak ikiye ayrılır. Sonra bu etkileşimler de kendi alt başlıkları arasında türlere ayrılır.
kimyasal-turler-arasi-etkilesimler.jpg
Kimyasal türler arası etkileşimler tablo olarak iyi sınıflandırılırsa konuyu anlamak çok daha kolay olur.
Güçlü Etkileşimler
Kimyasal türler arasında oluşan güçlü etkileşimler üç tanedir.
  1. İyonik bağ

  2. Kovalent bağ

  3. Metalik bağ
Bu bağlar kimyasal türler arası etkileşimler içerisinde en güçlü olanlarıdır.
İyonik Bağ
Kimyasal türler arası etkileşimler içindeki ilk etkileşimdir. Elektronegatiflikleri çok farklı olan atomlar arasında elektron alış verişinin tam olduğu ve sonuçta iyonların oluştuğu varsayılır. Elektron kaybeden pozitif iyon, elektron alan ise negatif iyon olur. İyonik bağ ise pozitif ve negatif iyonların arasındaki elektrostatik çekme kuvvetidir.
NaCl bileşiği iyonik bağ için iyi bir örnektir.
Na atomu Na+ iyonuna dönüştüğünde oktete uymuştur.
Cl atomu CI- iyonuna dönüştüğünde oktete uymuştur.
İyonlar arasında iyonik bağlı Na+ CI- ya da NaCI bileşiği oluşur.
İyonik Bağların Sağlamlığı
İyonik bağlı bileşiklerde iyonik bağın sağlamlığı iyon yarıçaplarına ve iyon yüklerine göre yorumlanabilir.
İyon yarıçapı arttıkça, elektrostatik çekim gücü azalır.
İyon yükü arttıkça çekim gücü artar ve iyonik bağın kuvveti artar.
Örneğin, NaF, NaCI, NaBr ve Nal bileşiklerindeki iyonik bağların sağlamlığını karşılaştırmak için bileşiklerdeki iyonlar arası uzaklıklara bakılabilir.
İyon yarıçapları I> Br> Cl- > Fşeklindedir.
İyonların çekirdekleri arasındaki uzaklık azaldıkça iyonik bağ daha sağlam hale gelir. Böylece erime noktası yükselir.
İyonlar arası uzaklık:
Nal > NaBr > NaCI > NaF şeklindedir.
İyonik bağın sağlamlığı:
NaF > NaCI > NaBr > Nal şeklindedir.
Bileşiklerin erime noktaları:
NaF > NaCI > NaBr > Nal şeklindedir.
Örneğin, CaO ve CaCI2 bileşiklerindeki iyonik bağların sağlamlığını karşılaştırmak için iyonların yüklerine bakılabilir.
Coulomb kanununa göre yüklerin büyüklüğü arttıkça, elektrostatik çekim kuvveti artar.
CaO katısındaki anyonun yükü (O-2), CaCI2'deki anyonun yükünden (Cl-) daha büyüktür. Dolayısıyla elektrostatik çekim kuvveti CaO katısında daha büyüktür. Bunun sonucu olarak iyonik bağ CaO'de daha sağlamdır, erime noktası da daha yüksektir.
İyonik Bağlı Bileşiklerin Özellikleri
İyonik bağlı bileşikler zıt yüklü iyonların bir araya gelmesiyle oluşan elektrostatik çekim kuvveti olduğundan, erime ve kaynama noktaları yüksektir.
İyonik bileşiklerin katı halleri sert ve kırılgandır. İyonik katı üzerine çekiçle vurulduğunda iyonik kristalin düzenli yapısı bozulur ve kırılma olayı gerçekleşir. Bu yüzden iyonik katılar çekiçle dövülerek şekillendirilemez.
İyonik bağlı katılarda iyonlar hareket etmediği için elektrik akımını iletmezler.
İyonik katılar suda çözündüğünde sulu çözeltilerine iyonlarını verirler, böylelikle oluşan çözelti elektrik akımını iletir. (Elektrolit çözelti oluşur.)
İyonik katılar sıvı hale dönüştüğünde elektrik akımını iletir.
Kovalent Bağ
Daha kararlı hale gelebilmek için iki atom arasında iki veya daha fazla elektronun ortaklaşa kullanılması ile oluşan kimyasal bağlara kovalent bağ denir. Oluşan bileşiklere ise kovalent bağlı bileşikler denir. Kovalent bağlı moleküllerin oluşması için kullanılan elementlerin ametal olması gerekir. H2, O2, CO2, H2O, NH3, CH4, C2H6 gibi moleküller kovalent bağlıdır.
Kovalent Bağlarda Orbital Örtüşmesi
Kimyasal türler arası etkileşimler kovalent bağa neden oluyorsa bu durumda orbital örtüşmesi gerçekleşir.
s - s orbitalleri örtüşmesi
Örneğin H2 molekülünün oluşumu (H atomları arasında oluşan güçlü etkileşim) (kimyasal bağ oluşumu) aşağıda gösterilmiştir.
s-s-ortusmesi.jpg
1H: 1 s1 elektron dizilimine göre iki hidrojen atomu birbirine yaklaştığında 1s orbitalleri birbirinin içine geçmeye başlar. Bu olaya orbitallerin örtüşmesi denir.
Hidrojen atomundaki 1s orbitallerinin örtüşmesi orbital şemaları ile gösterelim.
hidrohen-s-ortusmesi.jpg
Şekilde de hidrojen atomunda s örtüşmesi gösterilmiştir. Burada çekirdekler arasında negatif yüklü elektron yoğunluğu artışı olur ve çekim kuvveti artar. H atomları arasında kovalent bağ oluşur.
s - p ve p - p orbitalleri örtüşmesi
Kovalent bağ oluşumunda sadece s orbitalleri örtüşmez. Diğer orbitaller de kendi aralarında ve diğer orbitallerle örtüşebilir. s - p ve p - p orbital örnekleri aşağıda gösterilmiştir.
s-p-ortusmesi.jpg
Yukarıda s-p örtüşmesi gösterilmiştir. p-p örtüşmesi de aşağıdadır.
p-p-ortusmesi.jpg
Hidrojen dışındaki kararsız atomlar oktede ulaşana kadar kovalent bağ oluşturabilirler. Bu bağ oluşumlarında s orbitalleri örtüşebileceği gibi farklı orbitaller de birbiriyle örtüşebilir.
Örneğin, HCI molekülünde bir tane s - p örtüşmesi olur.
Cl2 molekülünde ise Cl molekülleri arasında p - p örtüşmesi olur. Böylece Cl atomları oktedini tamamlar ve kararlı hale gelir.
Kimyasal Bağların İyonik ve Kovalent Karakteri
Kimyasal bağlar hem iyonik bağın hem de kovalent bağın özelliklerini taşır.
Kimyasal bağlarda elektronlar elektronegatifliği yüksek olan atomun çekirdeği tarafından daha kuvvetli çekilir.
Bir atomun kimyasal bağdaki elektronları kendine çekme yeteneğinin ölçüsüne elektronegatiflik denir.
Örnek olarak HF molekülünü inceleyelim. Burada H’nin elektronegatifliği 2,1 F'nin elektronegatifliği ise 4,0’dır. Sonuç olarak ortaklaşa elektronlar F atomuna daha yakın olur.
Buna göre, F atomunun çekirdeği ortaklaşa kullanılan elektronları daha güçlü çeker. Bunun sonucunda H atomu F atomuna elektronunu vermiş gibi davranır ve H atomu geçici olarak (+) ile yüklenirken F atomu ise (-) ile yüklenir.
Bir kimyasal bağdaki elektronlar % 100 bağdaki bir atoma ait olamaz. Çünkü bu elektronlar her iki atom tarafından az ya da çok çekilir. Dolayısıyla bir kimyasal bağ ne kadar iyonik olursa olsun mutlaka kovalent karakter taşır. Yani % 100 iyonik bağ yoktur.
İki atom arasındaki elektronegatiflik farkı sıfırsa, oluşan bağ % 100 kovalenttir. Örneğin H2molekülünde H atomları arasındaki kimyasal bağ % 100 kovalenttir. Çünkü hidrojen atomları arasındaki elektronegatiflik farkı (2,1 - 2,1 = 0) sıfırdır.
İyonik bağlı bileşiklerin atomları arasındaki elektronegatiflikleri farkı büyüktür.
Kovalent bağlı bileşiklerin atomları arasındaki elektronegatiflik farkı küçüktür.
Bu nedenle farklı atomlar arasındaki bağların iyonik veya kovalent karakterleri elektronegatifliklerine bakılarak karşılaştırılabilir.
Kovalent Bağların Polarlığı
Bir kimyasal bağın polarlığını, bağı oluşturan atomların elektronegatiflik değerleri belirler.
Elektronegatiflik değerleri eşit olan atomlar arasında elektronegatiflik farkı sıfır olacağından oluşan kovalent bağlara apolar kovalent bağ denir. Buna göre, aynı ametal atomları arasında oluşan H - H, Cl - Cl, O = O kovalent bağlar apolardır.
Elektronegatiflik değerleri farklı atomlar arasında oluşan kovalent bağlara polar kovalent bağdenir. Kovalent bağdaki elektron çiftine atomlar elektronegatiflik değerlerine göre çekim uygular. Dolayısıyla bağ elektronları elektronegatiflik değeri büyük olan atoma doğru daha fazla yaklaşır.
Bunun sonucu olarak bu atomda negatif yük yoğunluğu artar, yani atom kısmi negatif yükle yüklenir. Elektronegatifliği küçük olan atomda ise elektronun uzaklaşmasından dolayı elektron yoğunluğu azalır. Böylece atom kısmi pozitif yükle yüklenir.
Sonuç olarak bağın bir tarafında pozitif, diğer tarafında negatif yük oluşur. Bu tür pozitif ve negatif kutup oluşturan kovalent bağlar polar kovalent bağ olarak adlandırılır.
HF molekülünde florun elektronegatifliği hidrojenkinden yüksek olduğundan ortaklaşa kullanılan elektronları kendine daha çok çeker. Böylelikle F de kısmi negatif hidrojende ise kısmi pozitif yük oluşur.
Kovalent Ağ Örgüsü
Karbonun allotropları olan elmas, grafitin ve silisyum gibi katıların erime noktaları çok yüksektir. Çünkü bu katıların tanecikleri arasında ağ örgülü kovalent yapı vardır.
Elmas ve grafit oda koşullarında katı haldedir. Grafit yumuşak, elmas ise çok serttir. Grafit elektrik akımını iletir, ışığı geçirmez. Elmas ise elektriği iletmez, ışığı geçirir. Bu özelliklerinin farklı olmasının nedeni taneciklerin ağ örgüsü yapılarının farklı olmasındandır.
Metalik Bağ
Metal atomlarının gevşek bağlı değerlik elektronları vardır. Bu elektronlar diğer metal atomlarında bulunan eş enerjili boş değerlik orbitalleri arasında gezinir. Bu şekilde çok sayıda elektronların metal atomları arasında gezinmesiyle bir elektron denizi oluşur. Bu arada elektron kaybeden atomlar pozitif yüklü iyon haline gelir.
Pozitif yüklü metal iyonları ile elektron denizi arasında elektrostatik çekim kuvveti meydana gelir. Bu çekim kuvveti metalik bağ olarak adlandırılır. Metalik bağ atomlarının bir arada durmasını sağlar.
metalik-bag.jpg
Gevşek değerlik elektronlarının oluşturduğu elektron denizi ile metal katyonları arasında oluşan çekim metalik bağdır. Metal atomları metalik bağla bir araya gelerek kristal yapı oluşturur.
Metalik bağda ortamda hareket eden değerlik elektronları ve değerlik elektronlarını vermiş gibi olan metal katyonu vardır. Metalik bağda pozitif ve negatif yük sayısı birbirine eşittir. Metalik kristalin örgü yapısında değerlik elektronlarının serbestçe dolaşabilmesi metalik bağın iyonik ve kovalent bağlardan farklı olmasına sebep olur. Elementler içerisinde metallerin en önemli özelliklerinden birisi elektrik akımını ve ısıyı iyi iletebilmeleridir. Bununla birlikte metallere has başka özellikler de bulunur.
Metallerin Bazı Özellikleri
Kimyasal türler arası etkileşimler sonucunda metallerin çeşitli özellikleri ortaya çıkar. Metallerin özelliklerine bu konu çerçevesinden bakabiliriz.
Tel ve Levha Haline Getirebilme
Metallerin yapısında bir elektron denizi bulunduğu için dışarıdan bir darbe uygulandığında; örneğin çekiçle dövülerek ya da çekilerek metallere şekil vermek mümkündür.
Metallerin Elektrik iletkenliği
Elektrik akımı çözeltilerde iyonlar, katı maddelerde ise elektron akışıyla gerçekleşir. Serbest hareket edebilen elektronlar olduğu için metaller elektrik akımını iletir. Metaller elektrik iletkenliği açısından kıyaslandığında iyonik ve kovalent bağlı bileşiklere göre oldukça yüksek iletkenliğe sahiptirler.
Bir metal çubuğa elektriksel gerilim uygulandığında serbest değerlik elektronları hareket ederek bir elektrik akımı oluştururlar. Bu elektron akımı elektriğin iletilmesini sağlar.
metalin-iletkenligi.jpg
Metalik Parlaklık
Metallerin yüzeyi parlaktır. Çünkü metalin yüzeyine çarpan ışık ışınları metalde serbest hareket eden değerlik elektronlarına enerji aktarır. Enerji alan elektronlar daha yüksek enerji katmanına uyarılır. Bir süre sonra bu elektronlar tekrar temel hale döndüklerinde aldıkları enerjinin tamamını ışın olarak dışarı verirler. Bu da metallerin parlak görünmesine neden olur. Yani metaller gelen ışığı yansıttığı için parlak görünür.
matalik-parlaklik.jpg
Metal atomları gelen ışının tamamını veya bir kısmını yansıtır. Bu nedenle metalik parlaklığa (bazıları renge) sahiptir.
Metallerin Sertliği
Bir maddenin tanecikleri arasındaki bağ ne kadar kuvvetli ise maddenin erime noktası da o kadar yüksektir. Bu nedenle metalik bağ ne kadar güçlü olursa metalin erime noktası da o kadar yüksek olur. Yani diğer bir deyişle metal o kadar sert olur.
Metal atomundan elektron denizine bırakılan elektron sayısı arttıkça metal çevresindeki negatif yük yoğunluğu da artar. Aynı zamanda metalin pozitif yük miktarı da artar.
Bunun sonucu olarak metal çekirdekleri ile elektron denizi arasındaki elektrostatik çekim kuvveti de artar. Böylece metalik bağ kuvveti artar, erime noktası ve metalin sertliği artar.
Bir grupta aşağı doğru indikçe çap büyüdüğünden metal bağı zayıflar, erime noktası düşer.
Bir periyotta sağa doğru gittikçe, çap küçüldüğünden metal bağının kuvveti artar, erime noktası yükselir.
Geçiş metallerindeki bağ metalik karakterlerle birlikte kovalent karakter de taşır. Çünkü yarıdolu d orbitalleri birbiriyle örtüşerek bağa kovalent karakter kazandırır. Dolayısıyla metalde ne kadar çok yarı dolu d orbitali varsa bağ o kadar çok kovalent karakter içerir. Bu da metalik bağdaki kovalent karakterlerle beraber metalin erime noktası ve sertliğinde artışa neden olur.
Zayıf Etkileşimler
Kimyasal türler arası etkileşimler içinde daha güçsüz olanları zayıf etkileşimler olarak adlandırırız. Zayıf etkileşimler (fiziksel bağlar) maddelerin yoğun fazlarında (sıvı ve katı halde) etkilidir. Bu tür bağların kuvveti sıcaklığa bağlıdır. Sıcaklık değiştikçe tanecikler arasındaki etkileşimin kuvveti değişir, maddenin fiziksel hali değişir. Ancak maddenin kimyasal türü değişmez. Bundan dolayı bu tür değişimler fiziksel olaylardır.
Dipol
Kimyasal türlerde elektron yoğunluğunun fazla olduğu yer negatif kutup, elektron yoğunluğunun az olduğu yer pozitif kutup olarak adlandırılır. Bir kimyasal tür pozitif ve negatif kutup bulunduruyorsa yani elektron yük yoğunluğu eşit dağılmamış bir yapı içeriyorsa iki kutuplu anlamına gelen dipol terimi kullanılır.
Bazı türler kalıcı dipole sahipken, bazı türler geçici (anlık) dipol içerirler.
Kalıcı dipoller: HF, HCI, HBr gibi moleküllerdeki atomların elektronegatiflikleri farklıdır. Bu yüzden moleküller polar moleküllerdir. Bu moleküllerde atomların birinde negatif yük yoğunluğu diğerinde ise pozitif yük yoğunluğu bulunur. Bunlar kalıcı dipol karakter oluşturur.
Bu kutuplar bağ kopmadığı sürece korunur. Bu nedenle polar kovalent bağ yapmış iki atomlu moleküller kalıcı dipole sahiptir. Örneğin HCI, HF ve Hl gibi moleküller kalıcı dipole sahiptir.
Elektronegatiflikleri farklı iki atom arasındaki kovalent bağ polardır. Bu tür iki atomlu moleküller kalıcı dipole sahiptir.
kalici-dipol.jpg
Elektronegatiflik farkı sıfır olduğundan H2, O2 ve F2 gibi moleküllerde elektron yük yoğunluğu eşit dağılmıştır. Negatif ve pozitif kutuplar yoktur. Bu nedenle bu tür moleküllerde kalıcı dipol bulunmaz.
Tek başına bulunan bir atomda da elektron yük yoğunluğu eşit dağılmıştır. Bu nedenle atomik halde bulunan He, Ne ve Ar gibi soygaz atomlarında da kalıcı dipol yoktur.
Polar kovalent bağ içeren ve ikiden fazla atomdan oluşan moleküllerin polar olup olmadığını anlayabilmek için molekülün geometrisi bilinmelidir. Örneğin, atomlar arası polar kovalent bağ olan ve tüm atomları aynı düzlemde bulunan C02 ve BF3 molekülleri kalıcı dipole sahip değildir.
Su molekülünde atomlar aynı düzlemde olmasına rağmen elektron yük yoğunluğu oksijen üzerinde oluşmakta ve pozitif yük yoğunluğu hidrojenler tarafında meydana gelmektedir.
Polar kovalent bağ içermesine rağmen CO2 ve BeF3 molekülleri apolardır. Dolayısıyla bu moleküllerde kalıcı dipol yoktur.
CO2 molekülünde kısmi negatif yükler (elektron yoğunluğu) doğrusal ve zıt yönde olduğu için birbirini nötrler ve dipol oluşturmaz. Benzer şekilde BeF3 molekülünde de kısmi negatif yükler aynı düzlemde ve eşkenar üçgen oluşturur. Bu nedenle birbirinin etkisini yok eder ve molekül apolar yapıya sahip olur. Dolayısıyla molekülde bir kutuplaşma yani kalıcı dipol oluşmaz.
Su molekülünde atomlar aynı düzlemde olmasına rağmen elektron yük yoğunluğu oksijen üzerinde oluşmakta ve pozitif yük yoğunluğu hidrojenler tarafında meydana gelmektedir.
Bu şekilde H2O da iki zıt kutup bulunduğundan molekül polardır ve kalıcı dipole sahiptir. Benzer şekilde SO2 ve OF2 moleküllerinde de kalıcı dipol oluşur.
Geçici (İndüklenmiş) dipoller: Aynı atomlardan oluşan H2, F2, Cl2, N2 gibi moleküller ve He, Ne, Ar gibi soygazlarda elektron dağılımı eşittir. Böyle maddelere apolar denir. Bu türlerde kalıcı dipoller oluşmaz.
Ancak apolar yapılar polar yapı kazanabilir. Bunun için elektronların ait olduğu atomun veya molekülün bir bölgesine yığılması gerekir. Bu yığılma dışarıdan yapılan bir etkiyle oluşuyorsa ortaya çıkan dipole indüklenmiş dipol denir.
Apolar bir tanecikte ne kadar çok elektron varsa indüklenmiş dipolün polaritesi o kadar büyük olur.
Kimyasal türler arası etkileşimler zayıf etkileşimse Wan der Waals ya da hidrojen bağı vardır.
Van Der Waals Bağları
Kalıcı dipol ve indüklenmiş dipole sahip olan kimyasal türlerin kendi aralarında ve diğer türler ile yaptığı her türlü fiziksel bağ (hidrojen bağı hariç) Van der waals bağıdır.
Dipol - dipol Bağları: Polar moleküller arasında oluşan bağ türüdür. İki polar molekül birbirine yaklaşırken birinin pozitif kutbu ile diğerinin negatif kutbu arasında oluşan elektrostatik çekmelere dipol - dipol kuvvetleri denir.
Dipol - dipol bağlarında sadece çekme kuvvetleri yoktur, benzer yükler arasında itme kuvvetlerinde vardır. Bu da oluşan bağı zayıflatır, taneciklerin düzenli bir şekilde bir araya gelmelerini engeller.
Dipol - dipol kuvvetleri HCI, Hl gibi maddelerin yoğun fazlarında görülen ya da bu tür maddelerin birbiri içinde çözünmesi sırasında oluşan kuvvet türüdür. Bu nedenle polar yapıya sahip moleküller birbiri içinde çözünebilir. Örneğin etil alkolün (C2H5OH) su içerisinde çözünmesinde her iki molekülün de polar yapıya sahip olması önemli bir etkendir.
İyon - Dipol Bağları: Bir iyonun polar bir molekül ile etkileşmesi sırasında oluşan bağ türüdür. Katyonlar molekülün negatif kutbu ile anyonlar ile molekülün pozitif kutbu ile etkileşir.
Yemek tuzunun (NaCI) suda çözünmesi olayında tanecikler arasında oluşan etkileşim iyon - dipol bağıdır.
NaCI kristalleri suya atıldığında polar su moleküllerinin negatif kutbu Na+ katyonlarına pozitif kutbu Cl- iyonlarına yaklaşır ve iyonlar kristal örgüden koparak su içerisinde dağılırlar.
İndüklenmiş (Geçici) Dipoller Arasındaki Bağlar (London Kuvvetleri): Polar olmayan He, Ne, H2, O2, CO2 gibi tanecikler arasında çekim kuvvetleri oldukça zayıftır. Bu taneciklerin birbiri ile çarpışması sonucunda geçici dipoller oluşur. Geçici dipoller sayesinde N2, CO2, CH4gibi apolar moleküller sıvı hatta katı hale geçebilirler.
İndüklenmiş dipol - indüklenmiş dipol kuvvetlerine London kuvvetleri de denir. Bu kuvvetler ilk kez Fritz London tarafından açıklanmıştır.
Anlık sürelerde gerçekleştiği için London kuvvetleri moleküller arası etkileşimlerin en zayıfı olarak kabul edilir. Apolar moleküller arasında yalnızca London kuvvetleri bulunur.
Kaynama Noktası ve London Kuvvetleri
London kuvvetleri elektron hareketliliğine bağlı olduğu için elektron sayısı arttıkça etkileşimler de artar. Bunun sonucu olarak da kaynama noktası artar.
Molekül formülleri aynı fakat uzaydaki dizilişleri farklı bileşiklere izomer denir.
İzomer moleküllerden doğrusal yapılı olanların indüklenmiş dipol potansiyeli küresel olanlara göre daha büyük olur. Bu nedenle bu tür moleküllerin London kuvvetleri daha güçlü olur. Bunun sonucu olarak erime ve kaynama noktaları daha yüksektir.
Örneğin CCI4 sıvısında yemek tuzunun (NaCI) çözünmesi ile iyon - indüklenmiş dipol etkileşimi meydana gelir.
Dipol - İndüklenmiş Dipol Etkileşimi: Polar maddelerin dipolleri ile apolar maddelerin indüklenmiş dipolleri arasında anlık oluşan kuvvetlere dipol - indüklenmiş dipol etkileşimi denir.
Dipol - indüklenmiş dipol bağları dipol - dipol bağlarını koparacak kadar kuvvetli değildir. Bu nedenle polar maddeler ile apolar maddelerin birbiri içindeki çözünürlüğü yok denecek kadar azdır. Örneğin apolar l2 molekülleri polar H2O da çözünmez, ancak apolar CCI4 de iyi çözünür.
İndüklenmiş Dipol - İndüklenmiş Dipol Etkileşimi: Aynı veya farklı apolar taneciklerin geçici dipolleşmesi sonucu aralarında oluşan elektrostatik çekim kuvvetleri indüklenmiş dipol - indüklenmiş dipol etkileşimidir.
Apolar maddeler birbiri içerisinde genellikle iyi çözünür. Örneğin apolar l2 katısı apolar CCI4sıvısında çözünür.
Hidrojen Bağları
Hidrojen bağının oluşabilmesi için hidrojenin molekülde bulunması gerekir.
Hidrojen bağı Van der Waals bağları ile kıyaslandığında, hidrojen bağları yaklaşık olarak 10 kat daha güçlüdür.
Hidrojen bağı oluşturan maddeler birbiri içinde daha iyi çözünür. Örneğin etilalkol (C2H5OH) su molekülleriyle dipol - dipol bağlarının yanında hidrojen bağları da oluşturur. Bu yüzden etil alkol suda çok iyi çözünür.
Çok sayıda hidrojen bağı oluşturabilen bazı moleküllerin arasındaki fiziksel bağlar atomlar arası kovalent bağlardan daha kuvvetli olabilir. Örneğin glikoz bir kapta ısıtıldığında erimeye başlamadan önce molekül yapısı bozulur. Çünkü çok sayıda hidrojen bağı yapan şeker molekülleri arasındaki fiziksel bağ o kadar kuvvetlidir ki, bu bağlar kopmadan moleküldeki kovalent bağlar kopar. Bu nedenle ısıtılan şeker önce karamelleşir ısıtılmaya devam edildiğinde ise kömürleşir.
sakkaroz.jpg
Sakkaroz molekülünde bulunan OH yapısındaki hidrojenler çok sayıda hidrojen bağı yapar. Bu nedenle moleküller arası fiziksel bağ, atomlar arasındaki kovalent bağdan daha güçlü olur.

Bu konuyu yazdır

Wink Deprem Dalgaları
Yazar: byyko - 01-08-2017, 05:52:14 - Forum: 10.SINIF - Yorum Yok

Yer kabuğunun içinde ani kaya kıvrılmaları ile açığa çıkan enerjinin dalgalar halinde yayılması sonucu yer sarsılmasına deprem denir.

deprem1-1024x423.png?x29959
Cisim Dalgaları
Yer kabuğunun iç kısimlarındaki odak bölgesinden her yöne yayılan dalgalara cisim dalgaları adı verilir.
1. P dalgaları
2. S dalgaları
olmak üzere iki çeşidi vardır.
P-dalgaları ile S-dalgaları yerkabuğunun içerisinde meydana geldiği için bu dalgalara cisim dalgaları denir.
P Dalgaları: Deprem odağından çevreye yayılan boyuna dalgalara P dalgaları denir.
deprem2.png?x29959
P Dalgalarının Özellikleri:
– Sismografa (depremin şiddetini ölçen cihaz) ilk ulaşan ilk deprem dalgasıdır.
– Hızı, kabuğun yapısına göre 1,5 km/s ile 8 km/s arasında değişir.
– Yıkım etkileri düşüktür.
– Her ortamda (katı-sıvı-gaz) yayılırlar.
– Boyuna dalgalardır.

S Dalgaları: Deprem odağından çevreye yayılan enine dalgalara P dalgaları denir.
deprem3.png?x29959
S Dalgalarının Özellikleri:
– Kayıtlara ikinci ulaşan dalgalardır.
– Hızı P dalgasının  hızına göre değişirn ve yaklaşık 1  km/s ile 6,4 km/s arasındadır.
– Sadece katı kütlelerde hareket ederler.
– Enine dalgalardır.

Yüzey Dalgaları:
Odağa en yakın yani merkez üssü olarak adlandırılan bölgeden yayılan dalgalara yüzey dalgaları denir.
Yüzey Dalgalarının Özellikleri:
– Deprem dalgaları içerisınde en yavaş ilerleyen dalgalardır.
– Yüzey dalgaları  dünyanın yüzeyi boyunca yayılır.
– P ve S dalgalarından sonra kayıtlara (sismograf) ulaşır.
– Yüzey dalgalarının oluşumları sırasında yer hareket ettiğinden etkisi büyük olur.

Yüzey dalgalarının
1. Rayleigh dalgaları

2. Love dalgaları  
olmak üzere iki çeşidi vardır.
Rayleigh Dalgaları:
Yeryüzünde okyanus üzerinde ilerleyen su dalgası gibi ilerleyen dalgalara rayleigh dalgasıadı verilir.
deprem4.png?x29959
Deprem anında hissedilen sarsıntıların çoğu, diğer dalgalardan çok daha büyük enerji taşıyan bu Rayleigh dalgasından kaynaklanır.
Love Dalgaları:
Yeri yatay düzlemde hareket ettiren yüzey dalgalarına Love dalgaları denir.
deprem5.png?x29959
Love Dalgalarının Özellikleri:
– Yüzey Dalgalarının en hızlısıdır.
– Yeri yatay düzlemde hareket ettirir.
– Yer yüzünde yarılmalara neden olur.
Tsunami: Merkezi deniz dibinde olan derin depremlerden sonra zemin çökmesi ve taban kaymasıyla oluşan dalgaIara denir. Deniz dibindeki sismik sarsıntı sonrası oluşan tsunami dalgaları, onIarca metre yüksekIiğe ulaşabiliyor ve deniz kıyısındaki topraklarda yıkıcı etki yapıyor.

Deprem İle İlgili Kavramlar:
Sismoloji: Depremlerle ilgilenen bilim dalı (deprembilim)
Sismolog: Depremler konusunda çalışan bilim adamı.
Sismometre: Yer hareketini algılayan ve sarkaç sistemine göre çalışan alet.
Sismograf: Sismometreler tarafından algılanan yer hareketini sinyal şekline dönüştürerek kağıt film veya bilgisayar ortamına aktaran aygıt.
Sismogram: Sismograflar tarafından kaydedilen yer hareketinin herhangi bir   ortam üzerindeki sinyal götüntusüdür.
Fay: Yerkabuğunda yan yana duran iki blok arasındaki bağil hareket sonunda oluşmuş kırık yapısıdır.
Depremin Büyüklüğü ve Şiddeti:
Depremin büyüklüğü, deprem sırasında oluşan sarsıntıyı sismograf ile ölçer. Depremin büyüklüğü Richter ölçeğiyle ölçülür ve 1, 2,…,9 gibi normal sayılarla ifade edilir. Deprem şiddeti ise depremin oluşturduğu hasar inceIenerek belirlenir. Mercalli ölçeği ile ölçülür ve I, II … Xll gibi roma rakamları ile ifade edilir.
Richter ölçeğinde her 1 birimIik artış yer sarsıntısında10 katIık artışa denk gelir.
Örneğin; Richter ölçeğine göre 3 ve 8 şiddetindeki İki depremi kıyaslarsak, bu iki deprem arasındaki fark 8-3=5  olduğundan ve her 1 birimlik artış yer sarsıntısında 10 katlık artış oluşturduğundan, 5 tane 10’u yanyana yazıp çarparsak,  10.10.10.10.10 = 100.000 sonucunu buluruz. Buna göre, 8 siddetinde deprem 3 şiddetindekine göre 100.000 kat daha fazla sarsınti oluşturur.

Bu konuyu yazdır

Wink Ses ve Özellikleri
Yazar: byyko - 01-08-2017, 05:50:50 - Forum: FİZİK - Yorum Yok

SES DALGALARI


Ses, madde moleküllerinin titreşimiyle oluşan bir dalga hareketidir. Titreşen cisimler, ortamdaki moleküllerle çarpışarak ses oluşturur. Ses meydana getiren her maddeye ses kaynağı denir.
Ses Dalgalarının Genel Özellikleri
 Ses dalgaları, titreşim doğrultusu ile yayılma doğrultusu aynı olan boyuna dalgalardır.
– Ses dalgaları mekanik dalgalardır. Mekanik dalgaların yayılabilmesi için maddesel bir ortama ihtiyaç vardır. Bu nedenle, ses dalgaları boşlukta yayılamazlar.
– Ses her yöne yayılır.
– Ses dalgalarının yayılma hızı yayıldıkları ortamın cinsine bağlıdır. Ses en hızlı katılarda, sonra sıvılarda, en yavaş da gaz ortamlarda yayılır.
vhava= 331 m/s, vsu= 1500 m/s, vçelik= 6000 m/s
 Ses dalgalarının yayılma hızı ortamın sıcaklığına bağlıdır. Sıcaklık arttıkça sesin yayılma hızı artar. Sesin havadaki yayılma hızı 00C de 331 m/s, 200 C de 344 m/s, 250C de 345 m/s dir.
– Ses dalgaları diğer dalgalar gibi kırılmaya uğrar. Ses dalgasının kırılması hareket yönündeki değişmelerdir. Ses dalgası ortamda ilerlerken farklı tabakalardaki sıcaklık farklarından dolayı hızı değişerek aşağı ya da yukarı doğru eğilir. Bu şekilde ses dalgalarının yayılma doğrultusunun değişmesine ses dalgalarının kırılması denir. Ses dalgaları sıcak ortamda daha hızlı ilerler. Herhangi bir alanda rüzgârın arkadan esmesi durumunda ses, zemine; önden esmesi durumunda ise yukarı yönelir. Gündüz, zemin ısındığı için ses dalgaları ısı etkisi nedeniyle yukarı yönelir. Gece, zemin soğuduğu için ses dalgaları daha uzağa gider ve aşağıya yönelir.
012815_1011_Sesvezellik1.png?x29959
 Denizaltıları ses dalgalarının kırılma ilkesinden faydalanarak sonardan saklanabilir. Ayrıca ses dalgalarından faydalanarak deniz tabanını öğrenmeye yönelik çalışmalar yapılabilmektedir. Bu çalışmalarda ses dalgalarının kırılması, sağlıklı sonuçların elde edilmesinde problem oluşturabilmektedir.
 Ses dalgaları kaynaktan uzaklaştıkça, genliği küçülür, dalganın etkisi gittikçe azalır ve bir süre sonunda sönümlenir. Bu özellik tek boyutlu olan ya da yay ortamlarda oluşturulan dalgalarda yoktur. O nedenle bu dalgaların genliği, eğer ortam soğurmuyorsa sabit kalır.
SESİN ÖZELLİKLERİ
Çeşitli ses kaynaklarının çıkardığı seslerden birini diğerinden ayıran özellikler: Sesin şiddeti, sesin frekansı, sesin tınısıdır.
1. Sesin Şiddeti (Gürlüğü)
Sesin zayıf ya da kuvvetli olmasına şiddet (gürlük) denir. Sesin şiddeti, ses dalgalarının enerjisine ve genliğine bağlıdır. Genlik büyükse ses şiddetli, küçükse ses zayıf duyulur.


012815_1011_Sesvezellik2.png?x29959
 Aynı genlikteki ses dalgalarının şiddetleri eşittir.
– Ses kaynağından uzaklaştıkça sesin şiddeti daha az, yaklaştıkça daha fazla algılanır.
– Sesin şiddetinin birimi desibel (dB) dir. İşitilebilen en hafif ses 0 dB dir ve buna işitme eşiği denir. İnsan 0 – 120 dB aralığındaki sesleri duyabilir. 30 ile 60 dB arası sesler normal şiddetteki seslerdir. 60 dB den fazla olan sesler şiddetlidir ve rahatsız eder.
– Şiddetli sesler;
* Uyumayı ve düşünmeyi zorlaştırır.



* Stres ve sinir yapar.
* İşitme kaybına neden olabilir.
2. Sesin Frekansı (Yüksekliği)
012815_1011_Sesvezellik3.png?x29959Sesi oluşturan kaynağın bir saniyedeki titreşim sayısına frekans denir. Sesin yüksekliği frekans ile doğru orantılıdır.
 Frekans sesin yüksekliğinin ölçüsüdür.
– Frekansın birimi Hertz (Hz) dir.
– Frekans yalnızca kaynağa bağlıdır. Kaynaktan üretilen sesin frekansı ortam değiştirse de değişmez. Frekansı büyük olan ses, ince (tiz), Frekansı küçük olan ses kalın (bas) dır.
 Genellikle bayanların sesi ince (frekansı büyük), erkeklerin sesi kalın (frekansı küçük) dır.
– İnce sesleri kalın seslerden ayıran özellik sesin yüksekliği yani frekanstır.
– Kulağın sese duyarlılığı sesin şiddetine bağlı olduğu gibi frekansına da bağlıdır. Genel olarak ses dalgaları frekanslarına göre üç gruba ayrılır.
1. İşitilebilir Ses Dalgaları: İnsan kulağının duyarlı olduğu frekans aralığının içindeki ses dalgalarıdır. Sesin şiddeti yeterli ise bu sınırlar 20 Hz ile 20.000 Hz arasındadır.
2. Ses Altı (infrasonik) Dalgaları: 20 Hz frekansından küçük frekanslı ses dalgalarıdır. Deprem dalgaları bunlara örnektir. Filler birbirinden kilometrelerce uzaktan bile bu ses altı dalgaları ile iletişim kurabilmektedir.
3. Ses Üstü (ultrasonik) Dalgaları: 20.000 Hz frekansından büyük frekanslı ses dalgalarıdır. Bazı hayvanlar bu sesleri duyabilir. Ses üstü dalgalar çıkaran özel köpek düdüklerinin sesleri insanlar tarafından duyulamaz iken köpekler tarafından kolayca duyulabilir. Ultrasonik sesten teknolojide yararlanılır.
• İnsan ve hayvanlarda hastalıklı bölgenin yeri ve büyüklüğü belirlenir.
• Cisimler dezenfekte edilir.
• Boruların kalınlığı veya çatlak olup olmadığı tespit edilir.
• Yarasalar çıkardıkları ve duyabildikleri ultrasonik ses sayesinde, sesin yansıması özelliğini kullanarak yönlerini bulabilir ve avlanırlar.
– Titreşen telin frekansı;
1. Telin cinsine bağlıdır.
2. Telin boyu ile ters orantılıdır. Telin boyu arttıkça frekans küçülür, ses kalınlaşır.
3. Telin kalınlığı ile ters orantılıdır. Tel kalınlaştıkça frekans küçülür, ses kalınlaşır.
4. Telin gerginliği ile doğru orantılıdır. Telin gerginliği arttıkça frekans büyür, ses incelir.
5. Sıcaklık tellerin boylarını ve gerginliklerini etkileyeceğinden sesin yüksekliğini de etkiler.
3. Sesin Tınısı
Sesler aynı şiddette ve frekansta bile olsalar birbirinden ayırt edilebilirler. Her ses kaynağı kendine özgü ses çıkarır. Bir sesin hangi kaynaktan çıktığını tanıtan özelliğe sesin tınısıdenir.
 Ses çıkaran müzik aletinin saz mı, gitar mı yoksa piyano mu olduğunu seslerinden ayırt edilebilir. Aynı şiddet ve yükseklikte çıkan seslerde bile, saz, gitar ve piyanodan çıkan sesler birbirinden farklıdır. Bu farklılığı belirten özellik sesin tınısıdır.
– Farklı ses kaynaklarının tınıları farklıdır.

Bu konuyu yazdır

  Palme Yayınları Ygs Türkçe (Dil ve Anlatım) Soru Bankası
Yazar: byyko - 12-28-2016, 08:48:30 - Forum: YGS-LYS PDF KİTAPLARI - Yorum Yok

Palme-Yayinlari-Ygs-Turkce-Dil-ve-Anlati...-indir.jpg
Palme Yayınları Ygs Türkçe (Dil ve Anlatım) Soru Bankasını Aşağıdaki ek dosyadan İndirebilirsiniz.!!!!



Ek Dosyalar
.pdf   palme - ygs türkçe (dil veanlaatım) s.b.pdf (Dosya Boyutu: 404 Bayt / İndirme Sayısı: 313)
Bu konuyu yazdır

Wink Güvender Yayınları Ygs Fen Bilimleri 16lı Deneme
Yazar: byyko - 12-28-2016, 08:43:46 - Forum: DENEMELER - Yorum Yok

Guvender-Ygs-Fen-Bilimleri-16li-deneme-pdf.jpg

Güvender Yayınları Ygs Fen Bilimleri 16lı Denemeti aşağıdaki linkden İndirebilirsiniz.!!!



Ek Dosyalar
.pdf   güvender - ygs fen bil. 16 deneme.pdf (Dosya Boyutu: 14.75 KB / İndirme Sayısı: 40)
Bu konuyu yazdır

  YGS-LYS MATEMATİK Konu Anlatımı Tekno Fem
Yazar: byyko - 12-26-2016, 02:34:04 - Forum: YGS-LYS - Yorum Yok

227 Video

Bu konuyu yazdır

  YGS-LYS Fizik Konu Anlatımı Tekno Fem
Yazar: byyko - 12-26-2016, 02:33:05 - Forum: YGS-LYS - Yorum Yok

189 Video

Bu konuyu yazdır

  YGS-LYS Biyoloji Konu Anlatımı Tekno Fem
Yazar: byyko - 12-26-2016, 02:32:05 - Forum: YGS-LYS - Yorum Yok

130 Video

Bu konuyu yazdır

  YGS-LYS Geometri Konu Anlatımı Tekno Fem
Yazar: byyko - 12-26-2016, 02:31:21 - Forum: YGS-LYS - Yorum Yok

94 Video

Bu konuyu yazdır

  YGS-LYS Türkçe Konu Anlatımı Tekno Fem
Yazar: byyko - 12-26-2016, 02:30:35 - Forum: YGS-LYS - Yorum Yok

81 Video

Bu konuyu yazdır

Wink Mükemmel Matematik Çözümleri
Yazar: byyko - 12-26-2016, 02:29:18 - Forum: YGS-LYS - Yorum Yok

Mükemmel Matematik Çözümleri



Gökhan Özkars

Bu konuyu yazdır

Wink Açık Uçlu Sorularla Deneme Sınavı: Soru/Cevap Kitapçığı (06.11.2013)
Yazar: byyko - 12-26-2016, 02:23:04 - Forum: DENEMELER - Yorum Yok

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç;

“Üniversite giriş sisteminde dünyada uygulanıp, Türkiye’de denenmeyen yöntem kalmadı. Şu anda toplumun geniş kesimi bu sınavı adaletli bir düzenek olarak kabul ediyor. Sorular yüzde 100 müfredattan. Evet bazı lise türlerinde görülmeyen dersler var. Ancak, sistemin bütününde değil kısmi iyileştirmeler de yapmak gerekiyor. Bununla ilgili Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile görüşüyoruz. Örneğin deneme mahiyetinde Lisans Yerleştirme Sınavları’nda (LYS) açık uçlu az sayıda soru gündeme gelebilir. Bu yıl ikinci aşamada az sayıda açık uçlu soru sorulabilir.” dedi.
AÇIK UÇLU SORU NEDİR?
Açık uçlu sorular; belirli bir konuda detaylı bilgi almak için sorulan sorulardır. Ne, niçin, neden, nasıl, nerede, hangi vb. sözcükleri içeren sorular bu türdendir.
Bunlara, “sistemleştirilmemiş” ya da “özgür yanıtlı” sorular da denilmektedir. Burada bir soru sorulmakta ve yanıtlayıcıya özgürce ve kendi seçtiği sözcük ve kavramlarla dilediği gibi yanıtlayabilmesi olanağı tanınmaktadır. “Bilgi” ve “sondaj” soruları genellikle açık uçlu sorular şeklinde biçimlendirilmektedir. Açık uçlu sorular, herhangi bir cevap alternatifi içermeyen, nispeten kısa sorulardır. Cevaplayıcı, genel kapsamdaki bu sorulara serbestçe cevap verir; yük daha ziyade cevaplayıcıdadır. Bu tip soruların kullanılması halinde soru sayısının sınırlı tutulması, gerekiyorsa cevaplayıcıdan açıklaması beklenen fikir ve cevapların hacmi ve sayısının belirtilmesi ve mümkünse soru formu üzerinde kodlamayı kolaylaştıracak boşluklar bırakılması iyi olur.
ÖSYM 2013 Yılında açık uçlu sorulardan oluşan bir deneme sınavı uygulamıştır. Bu sınavın sorularına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.



Ek Dosyalar
.   Açık Uçlu Sorularla Deneme Sınavı Soru Cevap Kitapçığı (Dosya Boyutu: 1.94 MB / İndirme Sayısı: 32)
Bu konuyu yazdır

Wink Karekök Mps Ygs Matematik 1
Yazar: byyko - 12-11-2016, 23:27:16 - Forum: YGS-LYS PDF KİTAPLARI - Yorum Yok

Pdf yi aşağıdaki ekden indirebilirsiniz.

Karekok-Mps-Ygs-Matematik-1-ucretsiz-Pdf-indir.jpg



Ek Dosyalar
.pdf   karekök - mps matematik 1.pdf (Dosya Boyutu: 33 Bayt / İndirme Sayısı: 506)
Bu konuyu yazdır

  Palme Yayınları YGS-LYS Fizik Soru Bankası A-B
Yazar: byyko - 12-11-2016, 23:23:37 - Forum: YGS-LYS PDF KİTAPLARI - Yorum Yok

Pdf yi aşağıdaki ek dosyalardan indirebilirsiniz.
YGS-LYS-Fizik-Soru-Bankasi-Palme_11895_1-207x300.jpg



Ek Dosyalar
.pdf   palme - ygs-lys fizik s.b A.pdf (Dosya Boyutu: 83 Bayt / İndirme Sayısı: 299)
.pdf   palme - ygs-lys fizik s.b B.pdf (Dosya Boyutu: 80 Bayt / İndirme Sayısı: 153)
Bu konuyu yazdır

Wink Gür Lys Matematik İntegral Konu Anlatımı ve Soru Bankası fasikülleri
Yazar: byyko - 12-11-2016, 23:16:43 - Forum: YGS-LYS PDF KİTAPLARI - Yorum Yok

Aşağıda ek dosylardan indirebilirsiniz.

Gur-Lys-Matematik-integral-Fasikulleri-S...-indir.jpg



Ek Dosyalar
.pdf   gür - integral ve uygulamaları k.a.pdf (Dosya Boyutu: 12 Bayt / İndirme Sayısı: 178)
.pdf   gür - integral ve uygulamaları s.b.pdf (Dosya Boyutu: 23 Bayt / İndirme Sayısı: 92)
Bu konuyu yazdır

  Fem Lys Matematik 20 Denemeleri
Yazar: byyko - 12-08-2016, 00:00:50 - Forum: DENEMELER - Yorum Yok

LYS-Matematik-20-Denemesi-pdf-indir.jpg



Ek Dosyalar
.pdf   FEM - lys matematik denemeleri.pdf (Dosya Boyutu: 10 Bayt / İndirme Sayısı: 60)
Bu konuyu yazdır

Wink Karekök Yayınları Ygs Lys Mps Analitik Geometri Ücretsiz Pdf İndir
Yazar: byyko - 12-07-2016, 23:58:07 - Forum: YGS-LYS PDF KİTAPLARI - Yorum Yok

Karekok-Ygs-Lys-Mps-Analitik-Geometri-uc...-indir.jpg



Ek Dosyalar
.pdf   karekök - ygs-lys analitik geometri.pdf (Dosya Boyutu: 36 Bayt / İndirme Sayısı: 198)
Bu konuyu yazdır

  Lambaların Parlaklığı
Yazar: byyko - 12-07-2016, 23:29:49 - Forum: 10.SINIF - Yorum Yok

Lambaların parlaklığı lambanın gücü ile doğru orantılıdır. Direnci R olan bir lambanın gücü;


P=i2R
P=V2R
P=i2R
P=V2R
Özdeş lambalarda, lambaların parlaklıkları sıralaması istenirse;

– Üzerinden geçen elektrik akımı büyük olan lambanın parlaklığı da büyüktür.

– Uçları arasındaki potansiyel farkı büyük olan lambanın parlaklığı da daha büyüktür.

Lambaların Işık Verme Süresi

Lambaların ışık verme süresi, üreteçlerin tükenme sürelerine bağlıdır. Özdeş üreteçlerin tükenme süresi, üreteçten geçen akımla ters orantılıdır. Üreteçten ne kadar az akım geçerse ömrü o kadar büyük, akım ne kadar büyük olursa ömrü o kadar kısa olur.

Örnek:

022715_1448_LambalarnPa1.png?x29959
Şekildeki devrede bulunan lambalar özdeştir.
Lambaların parlaklıkları IX, IY ve IZ arasındaki ilişki nasıldır?
A)    IX>IY>IZ    B) IX>IZ>IY    C) IX=IY>IZ
        D) IX>IY=IZ    E) IX=IY=IZ
 
022715_1448_LambalarnPa2.png?x29959

Özdeş lambalardan oluşan şekildeki devrede kaç

tane lamba aynı parlaklıkta yanar?
A) 2       B) 3        C) 4          D) 5          E) 6
022715_1448_LambalarnPa3.png?x29959
    Özdeş lambalarla oluşturulan şekildeki devrede;
    I.    1 ve 2 anahtarları kapatılırsa sadece X ve Y lambaları ışık verir.
    II.    1 ve 3 anahtarları kapatılırsa bütün lambalar ışık verir.
    III.    1 ve 4 anahtarları kapatılırsa sadece Y lambası ışık verir.
    yargılarından hangileri doğru olur?
    A)    Yalnız I    B) Yalnız II        C) I ve II
            D) II ve III        E) I, II ve III

Bu konuyu yazdır

  Gaz ve Akışkan Basıncı
Yazar: byyko - 12-07-2016, 23:27:33 - Forum: 10.SINIF - Yorum Yok

Toriçelli Deneyi (Açık Hava Basıncı)
Açık hava da gazlar ya da sıvılar gibi ağırlığından dolayı cisimler üzerine bir kuvvet uygular, uygulanan bu kuvvetin birim yüzeye düşen kısmına Açık Hava Basıncı veya Atmosfer Basıncı denir. 
Barometre: Açık hava basıncını ölçmeye yarayan alete denir. İki çeşit barometre vardır. Birincisi civalı barometre, ikincisi metal barometre. Metal barometreler metallerinesnekliklerinden yararlanılarak yapılmıştır.
Açık hava basıncını ölçmek için yapılan ilk çalışma Toriçelli Deneyi’dir.
gaz-1.jpg?x29959
Deniz seviyesinde ve 0 C sıcaklıkta borudaki civa yüksekliği 76 cm olarak ölçülmüştür. Bu değer 
1 atmosfer basınç olarak kabul edilmiştir.
PC=Ph=hdgPC=Ph=hρcivaPC=Ph=7613,6PC=Ph=1033gf/cm276cmHg=1atm=1033,6gf/cm21atm=760mmHg=760torr=10333mmH2O=1,13×105Pa=1,013bar1Pa=1N/m2PC=Ph=h⋅d⋅gPC=Ph=h⋅ρcivaPC=Ph=76⋅13,6PC=Ph=1033gf/cm276cm–Hg=1atm=1033,6gf/cm21atm=760mm–Hg=760torr=10333mmH2O=1,13×105Pa=1,013bar1Pa=1N/m2
Sıvı Yüksekliği (h) ‘ne Etki Eden Faktörler:
Kullanılan sıvının cinsi
Ortamın sıcaklığı
Deneyin yapıldığı yerin deniz seviyesinden yüksekliği
Borunun üst kısmında hava olup olmaması.
Altimetre: Deniz seviyesine göre bir yerin yüksekliğini ölçebilen özel bir barometre.
Batimetre: Denizlerde derinlik ölçer
Manometre: Kapalı kaplardaki gaz ölçmeye yarayan aletlere denir.
– Şekildeki cam boru bir miktar aşağı itilirse, bir miktar sıvı daha boruya girer. Sıkışan gazın basıncı artar, y ve h yükseklikleri azalır.
gaz-2.jpg?x29959
P0=Pgaz+hdcivagP0=Pgaz+h⋅dciva⋅g
– Sabit sıcaklıkta özdeş K ve L buzları;
* Yalnız K buzu erirse PgazPgaz azalır, PsuPsuartar.
* Yalnız L buzu erirse PgazPgaz ve PsuPsu azalır.
* K ve L buzları birlikte erirse PgazPgaz azalır, PsuPsu artar.
gaz-3.jpg?x29959
– Esnek balon patlatılırsa, P basıncı ve h yüksekliği artar.
gaz-4.jpg?x29959
– Şekildeki U borusunda sistem dengededir. Açık hava basıncı P0P0, K ve L gazlarının basınçları PKPK ve PLPLdir.
gaz1-3.jpg?x29959
PK=P0+hdgPK=PL+2hdgPK>P0>PLPK=P0+hdgPK=PL+2hdgPK>P0>PL
AKIŞKAN BASINCI
– Sabit debi ile hareket eden sıvının geniş kesitten geçerken hızı küçük, basıncı büyük; dar kesitten geçerken hızı büyük, basıncı küçüktür.
gaz1-1.jpg?x29959
S1S2=V2V1=P1P2S1S2=V2V1=P1P2
gaz1-2.jpg?x29959
v=2gh1x=2h1h2v=2gh1x=2h1h2

Bu konuyu yazdır

  Bağıl Hareket ve Nehir Problemleri
Yazar: byyko - 12-07-2016, 23:25:54 - Forum: 11.SINIF - Yorum Yok

İki cismin birbirlerine göre hareketine bağıl hareket, hızlarına da bağıl hız denir.

Vbağ=VcisimVgözlemciV→bağ=V→cisim–V→gözlemci
VcisimV→cisim : Cismin yere göre hızı.
VgözlemciV→gözlemci : Gözlemcinin yere göre hızı.
VbağılV→bağıl : Bağıl Hız.
Bir aracın yerde ki sabit noktaya göre hızına yere göre hız denir.
1. Tek doğrultuda bağıl hız:
Araçlar aynı doğrultuda hareket ediyorsa
a) Aynı yönde giden araçların birbirlerine göre bağıl hızlarının büyüklüğü, iki aracın hızlarının farkına eşittir.
Biri diğerini negatif yönde hareket ettiğini görürse, diğeri de onu negatif yönde hareket ettiğini görür.

bagneh-4.png?x29959
Vbağıl=VAVBVbağıl=VA–VB
b) Zıt yönde giden araçların birbirlerine göre bağıl hızı, hızlarının toplamına eşittir.
Bundan dolayı karşılıklı gelen araçlar birbirlerinden yanından çok hızlı geçerler.

bagneh-5.png?x29959
Vbağıl=VA+VBVbağıl=VA+VB
2. İki boyutta hareket:
K aracının sürücüsünü kuzeye doğru giden L aracının gerçek hareket yönünü ve hızını göremez. K’nın L’yi gördüğü hız bağıl hızdır.

bagneh-6.png?x29959
 
Vbağıl=VcisimVgözlemciV→bağıl=V→cisim–V→gözlemci
K’nın L’ye göre hızı;
Vbağıl=VLK=VKVLV→bağıl=V→LK=V→K–V→L
Nehir problemleri
1) Nehrin akıntı hızı doğrultusunda hareket:
Akan bir nehrin içine tahta gibi bir cisim attıımda, tahtanın hızı bize nehrin hızını gösterir. Durgun kabul edilen bir suda, hareket eden bir yüzücünün hızına, suya göre hız denir. Bir motorun yere göre hızı ise nehrin hızıyla, motorun nehre
göre hızının vektörel toplamına eşittir.

Vyer=Vakıntı+VmotorVyer=Vakıntı+Vmotor
 
I. Vm > Va ise motor akıntıya zıt yönde gider.
II. Vm = Va ise yere göre hız sıfırdır.
III. Vm < Va ise motor akıntı yönünde gider.

Bu tip sorularda yere göre yer değiştirme; x = V.t dir. Nehirdeki yüzücünün karşı kıyıya çıkma süresi; yüzücünün suya göre hızının akıntıya dik bileşeni ile ırmağın genişliğine bağlıdır. Akıntının yönüne ve hızına bağlı değildir. Nehirdeki iki motorun birbirlerine göre bağıl hızları, nehrin hızına bağlı değildir.
2.) Nehre dik doğrultuda hareket:
K noktasından harekete başlayan bir kayık L’ye çıkmak isterken akıntı hızından dolayı M noktasına çıkar.
bagneh-1.png?x29959
Karşı kıyıya çıkma süresi;
d=Vmtd=Vm⋅t
d : Nehrin genişliği
Vm : Yüzücünün akıntıya dik hızı
t : Karşı kıyıya çıkma süresi

bagneh-2.png?x29959
|KL|=Vmt|LM|=Vat|KM|=Vyert|KL|=Vm⋅t|LM|=Va⋅t|KM|=Vyer⋅t
Eğer kayık belli bir açıda harekete başlamışsa Vmx bileşeni ve Va hızının büyüklüklerine bakılır.
bagneh-3.png?x29959
1. Vmx > Va ise L’nin solundan karşı kıyıya çıkar.
2. Vmx = Va ise L noktasından karşı kıyıya çıkar.
3. Vmx > Va ise L ’nin sağından karşı kıyıya çıkar.

Bu konuyu yazdır

  Atışlar
Yazar: byyko - 12-07-2016, 23:24:23 - Forum: 11.SINIF - Yorum Yok

SERBEST DÜŞME:

Yukarıdan serbest bırakılan cisimler aşağı doğru çekilir. Bunun sebebi yer çekimidir. Yerden belli bir yükseklikten ilk hızsız serbest bırakılan cisimlerin hareketine serbest düşme denir.
( g : yerçekim ivmesi )

atis-3.jpg?x29959
V0=0h=12gt2Vy=gtV2y=2ghV0=0h=12⋅g⋅t2Vy=g⋅tVy2=2⋅g⋅h
Serbest düşme hareketinin grafikleri,
atis-4.jpg?x29959
 
Özellikler:
1.) Serbest düşmeye bırakılan cismin hızı, ivmesi ve süresi cisimlerin şekline bağlı değildir.
atis-5.jpg?x29959
2.) Serbest düşmeye bırakılan cismin hızı, ivmesi ve hareket süresi cisimlerin kütlesine bağlı değildir.
atis-6.jpg?x29959
3.) Bütün cisimlerin ivmesi g ’dir.
4.) Bütün serbest düşme hareketleri ilk hızsız, sabit ivmeli ve düzgün hızlanan harekettir.
YUKARIDAN AŞAĞI DÜŞEY ATIŞ HAREKETİ
Belli bir yükseklikten yere dik olarak ilk hızla atılan cismin yaptığı harekettir. ( a = g )
atis-1.gif?x29959
h=V0t+12gt2Vy=V0+gtV2y=V20+2ghh=V0⋅t+12⋅g⋅t2Vy=V0+g⋅tVy2=V02+2⋅g⋅h

Grafikler:
atis-1.jpg?x29959
AŞAGIDAN YUKARIYA DÜŞEY ATIŞ
atis-7.jpg?x29959
Yere dik olarak yukarı doğru atılan cismin yaptığı harekettir.
Cisim yerçekiminden dolayı önce yavaşlar, durur, sonrada serbest düşme hareketi yapar.

h=V0t12gt2Vy=V0gtV2y=V202ghhmax=V202g;tuçuş=2V0gh=V0⋅t–12⋅g⋅t2Vy=V0–g⋅tVy2=V02–2⋅g⋅hhmax=V022g;tuçuş=2V0g
 
atis-2.jpg?x29959
Özellikler:
1.) Hareketin hızı, ivmesi ve süresi kütleye bağlı değildir.
2.) Tepe noktasında hız sıfırdır.
3.) Cismin tepeye çıkış süresi iniş süresine eşittir.

4.) Cismin ilk hız değeri son hız değerine eşit olur ve cisim atıldığı noktaya düşer.
YATAY ATIŞ HAREKETİ
Yatay atış hareketi iki boyutta incelenir. Düşeydeki hareketi serbest düşme hareketi iken yatayda ki hareketi sabit hızlı harekettir.
atis-8.jpg?x29959
atis3.png?x29959
EGİK ATIŞ
Eğik atış hareketi iki boyutta incelenir. Düşeydeki hareketi aşağıdan yukarıya düşey atış hareketi iken yataydaki hareketi sabit hızlı harekettir.
atis-1.png?x29959
atis-2.png?x29959

Bu konuyu yazdır

  Tork
Yazar: byyko - 12-07-2016, 23:22:20 - Forum: 11.SINIF - Yorum Yok

Tork: Kuvvetin döndürücü etkisine moment (Tork) denir.

Vektörel bir büyüklüktür. ττ ile gösterilir. Kuvvet yada kuvvetin doğrultusuna dik uzaklığın çarpımına eşittir.
Moment (Tork), uygulanan kuvvet ile doğru orantılıdır. 
Moment (Tork) kuvvetin doğrultusunun dönme eksenine olan uzaklığıyla da doğru orantılıdır.
Bu iki orantıyı düzenlersek ;

tork.gif?x29959
τ=Fdτ=F⋅d
Bir cismi döndürmek için uygulanacak kuvvet, uygulama noktası ile dönme noktasını birleştiren doğruya dik olmalı veya bu doğruya dik bileşeni bulunmalıdır.
tork-4.gif?x29959
τ=FdSinθτ=F⋅d⋅Sinθ
Tork iki yolla bulunabilir.
a ) Tork= ( dik kuvvet ) x uzaklık
tork-4.jpg?x29959
τ=(FSinθ)dτ=(F⋅Sinθ)⋅d
b ) Tork = kuvvet x ( dik uzaklık )
tork-2.jpg?x29959
τ=F(dSinθ)τ=F⋅(d⋅Sinθ)
Eğer bir kuvvetin uygulama noktası dönme noktası ise yada kuvvetin doğrultusu dönme noktasından geçiyorsa o kuvvetin momenti sıfırdır yani döndürme etkisi yoktur. d = 0 olduğu için,tork=0 ‘dır.
tork-1.jpg?x29959
Toplam tork ve Toplam Dönme Yönü
Bir cisme aynı düzlemde etkiyen kuvvetlerin oluşturduğu momentlerin toplamını bulmak için bir yön (+), diğer yön (-) seçilir. Genellikle saat yönü (-) seçilir
tork-3.jpg?x29959
τ1=F1dτ2=F22dτ=F1dF22dτ1=F1dτ2=F22d∑τ=F1d–F22d

Sonuç (-) çıkarsa, negatif yönde döner. Sonuç (+) çıkarsa, pozitif yönde döner.
Sonuç sıfır çıkarsa cisim dönmez veya kuvvetler uygulanmadan önceki hareket durumunu devam ettirir.
KESİŞEN KUVVETLERİN DENGESİ
Bir cisim üzerine etki eden kuvvetlerin dengesi demek; Bileşke Kuvvetin “0” (Sıfır) olması demektir.
FNet=0F→Net=0
Kuvvet dengesinin açacak olursak;

FX=0∑F→X=0
Fy=0∑F→y=0
Lami Teoremi (Sinüs Teoremi)
Kesişen üç kuvvet dengede ise;

tork-1.png?x29959
* Kuvvetlerin karşılarındaki açıların sinüslerine oranı sabittir.

F1Sinα=F2Sinθ=F3SinβF1Sinα=F2Sinθ=F3Sinβ
* Küçük açı karşısında büyük kuvvet, büyük açı karşısında küçük kuvvet bulunur.
α>β>θα>β>θ ise
F2>F3>F1F2>F3>F1
Dengeleyici Kuvvet
Yönce bileşke kuvvete ters, fakat büyüklüğü eşit olan kuvvete denir. Dengeleyici kuvvet R–R→’dir.
tork-2.png?x29959

Bu konuyu yazdır

  Young Deneyi (Çift Yarıkta Girişim)
Yazar: byyko - 12-07-2016, 23:20:29 - Forum: 12.SINIF - Yorum Yok

K noktasal ışık kaynağından çıkan ışık dalgaları K1 ve K2 dar aralıklarına gelerek bu aralıkları, aralarındaki faz farkı sıfır veya sabit olan ikincil kaynaklar haline getirir. Bu kaynaklardan yayılan dalgalar birbirine karışır ve girişim yapar. Çift yarık düzlemine paralel olan ekranda aydınlık ve karanlık girişim saçakları oluşur.



052115_1910_YoungDeneyi1.png?x29959

 
 
 
 
 
 
 
 

Su dalgalarının girişimindeki dalga katarlarının yerini young deneyinde aydınlık saçaklar, düğüm çizgilerinin yerini de karanlık saçaklar almıştır. Ekran üzerinde alınan bir P noktasının A0 merkezi aydınlık çizgiye uzaklığı XN, çift yarık arasındaki uzaklık d, yarıklar düzlemi ile perde arasındaki uzaklık L ile belirtilir.

052115_1910_YoungDeneyi2.png?x29959

 
 
 
 
 
 
 
n. aydınlık çizgi üzerinde bulunan bir P noktası için yol farkı

ΔS=dSinθ=nλΔS=d⋅Sinθ=n⋅λ (n=1,2,3…)
n. karanlık çizgi üzerinde bulunan bir P noktası için yol farkı

ΔS=dSinθ=(n12)λΔS=d⋅Sinθ=(n–12)⋅λ (n=1,2,3…)
olarak tanımlanır.

d uzaklığı oldukça küçük ve L uzaklığı büyük ise

SinθXNLSinθ≅XNL alınarak,
dXNL=nλd⋅XNL=n⋅λ
dXNL=(n12)λd⋅XNL=(n–12)⋅λ
n. aydınlık çizginin orta aydınlık çizgiye olan XN uzaklığı

XN=nLλdXN=n⋅L⋅λd
n. karanlık çizginin orta aydınlık çizgiye olan XN uzaklığı

XN=(n12)LλdXN=(n–12)⋅L⋅λd
elde edilir.

Ardışık iki aydınlık veya karanlık saçak arasındaki uzaklık saçak aralığı olup

ΔX=LλdΔX=L⋅λd
İle bulunur.

λ1λ1 dalgaboylu ışığın n1. aydınlık gizgisi ile λ2λ2 dalgaboylu ışığın n2. karanlık çizgisi çakışırsa;

n1λ1=(n212)λ2n1⋅λ1=(n2–12)⋅λ2 yazılır.
Özellik-1: Deney hava ortamı yerine kırma indisi n olan suda yapılıra ışığın dalgaboyu azalır. Sudaki dalgaboyu

λsu=λnλsu=λn
ΔX=LλndΔX=L⋅λn⋅d
bağıntısına göre λλ azalırsa ΔXΔX saçak aralığı da azalır. Ekran üzerinde oluşan girişim saçakları sıklaşarak sayıları artar.
Özellik-2: Cift yarık düzlemi α derece döndürülürse d uzaklığının düşey izdüşümü azalacağından d nin azalması etkisi ortaya çıkar.

ΔXΔX saçak aralığı artar. Girişim saçaklarının sayısı azalır. Merkezi aydınlık saçağın yerinin değişip değişmeyeceği hakkında yorum yapılamaz.
052115_1910_YoungDeneyi3.png?x29959
 
 
 
 
 
 
 
Özellik-3: Yarıklardan birinin önüne kırma indisi n ve kalınlığı a olan cam levha veya film konursa bu levhadan gecen ışık dalgalan geride kalır. a(n-1) kadar yol farkı oluşur. Merkezi aydınlık çizgi bu yarık tarafına kayar. Saçak aralığı değişmez.

052115_1910_YoungDeneyi4.png?x29959

Bu konuyu yazdır

  Kondansatörler (Sığaçlar)
Yazar: byyko - 12-07-2016, 23:13:44 - Forum: 12.SINIF - Yorum Yok

Yüklü paralel levhalar arasındaki potansiyel fark artırıldığında yük de doğru orantılı olarak artar.
kon-2.gif?x29959

kon (2)

Yük ile potansiyel fark arasında sabit bir oran vardır ki bu orana elektriksel sığa denir.

C=qVC=qV

kon-1.png?x29959

kon (1)
1μF=1mikrofarad=10–6F1μF=1mikrofarad=10–6F
İki iletken levha arasına bir yalıtkan madde konularak oluşturulan ve elektrik yüklerini depolamaya yarayan
sistemlere kondansatör denir.

kon-1.gif?x29959
kon (1)

C=ε0AdC=ε0Ad
kon (2)

kon-2.png?x29959

kon-1.jpg?x29959

kon (1)
Şekildeki q – V grafiğinin altındaki alan yükün yaptığı işi verir.

C=ε0AdC=qVW=12qVQ=q22CC=ε0AdC=qVW=12qVQ=q22C

Kondansatörlerin seri bağlanması:
Seri bağlı kondansatörlerde toplam yük kondansatörlerden bir tanesinin yüküne eşittir. Toplam potansiyel fark ise her bir kondansatörün potansiyel farkları toplamına eşittir.

kon-3.png?x29959

kon (3)
I.qT=q1=q2II.VT=V1+V2III.1Ceş=1C1+1C2I.qT=q1=q2II.VT=V1+V2III.1Ceş=1C1+1C2

Seri bağlı kondansatörlerde eşdeğer sığa, en küçük sığa değerinden daha küçüktür.
Seri bağlı devrelerde kondansatörlerin yükleri eşit olduğu için sığası küçük olanın potansiyel farkı büyüktür.

Kondansatörlerin paralel bağlanması:
Paralel bağlı kondansatörlerde toplam yük, her bir kondansatörün yükleri toplamına eşittir. Toplam potansiyel fark, kondansatörlerin bir tanesinin potansiyel farkına eşittir.
kon (4)
kon-4.png?x29959

I.VT=V1=V2
II.qT=q1+q2
III.Ceş=C1+C2

Bu konuyu yazdır

  Ankara Üniversitesi Muafiyet Soruları
Yazar: vahip66 - 09-07-2016, 01:32:26 - Forum: ÜNİVERSİTE DERS NOTLARI - Yorum Yok

İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Bu konuyu yazdır

  Dokuz Eylül Üniversitesi Muafiyet Soruları
Yazar: vahip66 - 09-07-2016, 01:31:39 - Forum: ÜNİVERSİTE DERS NOTLARI - Yorum Yok

İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Bu konuyu yazdır

  Boğaziçi Üniversitesi Muafiyet Soruları
Yazar: vahip66 - 09-07-2016, 01:30:37 - Forum: ÜNİVERSİTE DERS NOTLARI - Yorum Yok

İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Bu konuyu yazdır

  Bilkent Üniversitesi Muafiyet Soruları
Yazar: vahip66 - 09-07-2016, 01:29:31 - Forum: ÜNİVERSİTE DERS NOTLARI - Yorum Yok

İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Bu konuyu yazdır

  Erciyes Üniversitesi Muafiyet Soruları
Yazar: vahip66 - 09-07-2016, 01:27:24 - Forum: ÜNİVERSİTE DERS NOTLARI - Yorum Yok

İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Bu konuyu yazdır

  Hacettepe Üniversitesi Muafiyet Soruları
Yazar: vahip66 - 09-07-2016, 01:26:26 - Forum: ÜNİVERSİTE DERS NOTLARI - Yorum Yok

İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Bu konuyu yazdır

  İstanbul Teknik Üniversitesi Muafiyet Soruları
Yazar: vahip66 - 09-07-2016, 01:25:22 - Forum: ÜNİVERSİTE DERS NOTLARI - Yorum Yok

İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Bu konuyu yazdır

  Yıldız Teknik Üniversitesi Muafiyet Soruları
Yazar: vahip66 - 09-07-2016, 01:24:16 - Forum: ÜNİVERSİTE DERS NOTLARI - Yorum Yok

İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Bu konuyu yazdır

  Bilinçli tüketim aritmetiği DERS NOTLARI
Yazar: vahip66 - 09-07-2016, 01:20:38 - Forum: 11.SINIF - Yorum Yok

İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Bu konuyu yazdır

  Bilinçli tüketim aritmetiği
Yazar: vahip66 - 09-07-2016, 01:17:49 - Forum: MATEMATİK VE GEOMETRİ - Yorum Yok

İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Bu konuyu yazdır

  Öklid Algoritması
Yazar: vahip66 - 09-07-2016, 01:11:58 - Forum: 11.SINIF - Yorum Yok

Öklid Algoritması


İki A ve B tam sayısının Ortak Bölenlerinin En Büyüğünün (OBEB), A ve B'yi bölen en büyük tam sayı olduğunu hatırlayalım.
Öklid Algoritması, iki tam sayının OBEB'ini hızlıca bulmak için kullanılan bir yöntemdir.
Algoritma
OBEB(A,B)'nin bulunması için Öklid Algoritması şu şekildedir:

  • Eğer A=0 ise, OBEB(0,B)=B olacağı için OBEB(A,B)=B olur ve bu noktada durabiliriz. 
  • Eğer B=0 ise, OBEB(A,0)=A olacağı için OBEB(A,B)=A olur ve bu noktada durabiliriz. 
  • A sayısını bölüm ve kalan formunda yazın (A=B⋅Q+R)
  • OBEB(A,B)=OBEB(B,R) olduğu için, OBEB(B,R)'yi Öklid Algoritmasını kullanarak bulun

Example:
270 ve 192'nin OBEB'ini bulun
  • A=270, B=192
  • A ≠0
  • B ≠0
  • Bölme yapılarak, bölüm 270/192 = 1 ve kalan 78 olarak bulunr. Bu işlemi 270 = 192 * 1 +78 şeklinde de yazabiliriz
  • OBEB(270,192)=OBEB(192,78) olduğu için OBEB(192,78)'i bulun

    A=192, B=78
  • A ≠0
  • B ≠0
  • Bölme yaparak, bölüm 192/78 = 2 ve kalan 36 olarak bulun. Bunu şöyle yazabiliriz:
  • 192 = 78 * 2 + 36
  • OBEB(192,78)=OBEB(78,36) olduğu için, OBEB(78,36)'yı bulun

    A=78, B=36
  • A ≠0
  • B ≠0
  • Bölme yapılarak, bölüm 78/36 = 2 ve kalan 6 olarak bulun. Bunu şöyle yazabiliriz:
  • 78 = 36 * 2 + 6
  • OBEB(78,36)=OBEB(36,6) olduğu için, OBEB(36,6)'yı bulun

    A=36, B=6
  • A ≠0
  • B ≠0
  • Bölme yapılarak, bölüm 36/6 = 6 ve kalan 0 olarak bulunur. Bunu şöyle yazabiliriz:
  • 36 = 6 * 6 + 0
  • OBEB(36,6)=OBEB(6,0) olduğu için, OBEB(6,0)'yı bulun

A=6, B=0
  • A ≠0
  • B =0, GCD(6,0)=6

Böylece şunu göstermiş olduk:
OBEB(270,192) = OBEB(192,78) = OBEB(78,36) = OBEB(36,6) = OBEB(6,0) = 6
OBEB(270,192) = 6
 
Öklid Algoritmasını Anlamak
 
Öklid Algoritmasını incelersek, aşağıdaki özellikleri kullandığını görürüz:
  • OBEB(A,0) = A
  • OBEB(0,B) = B
  • Eğer A = B⋅Q + R ve B≠0 ise bu durumda OBEB(A,B) = OBEB(B,R) burada Q bir tam sayıdır, R 0 ve B-1 arasında bir tam sayıdır

İlk iki özellik, iki sayıdan birinin 0 olması durumunda OBEB'i bulmamızı sağlar. Üçüncü özellik ise, daha büyük ve zor sayıları alıp, daha küçük, basit sayılara indirgeyerek problemi çözmemizi sağlar.
Öklid Algoritması, üçüncü özelliği sayesinde problemin hızla ve ilk iki özellik kullanılarak çözülebilecek hale gelene kadar daha basit problemlere dönüştürülerek çözülmesini sağlar.
Bu özelliklerin neden işe yaradığını onları ispatlayarak anlayabiliriz.
OBEB(A,0)=A özelliğinin ispatı şu şekildedir:
  • A'yı kalansız bölebilecek en büyük tam sayı A'nın kendisidir.
  • Herhangi bir C tam sayısı için C⋅ 0 = 0 olduğu için, bütün tam sayılar 0'ı kalansız bölebilir. Öyleyse A tam sayısının da 0'ı kalansız bölebileceği sonucuna varabiliriz.
  • A ve 0'ı bölen en büyük tam sayı, A tam sayısıdır.

OBEBO(0,B)=B özelliğinin ispatı da hemen hemen aynıdır. (İspat aynıdır, ancak A yerine B koyarız).
OBEB(A,B)=OBEB(B,R) olduğunu ispatlayabilmemiz için, önceOBEB(A,B)=OBEB(B,A-B) olduğunu göstermemiz gereklidir.
d6568dc48504e7a948ceffc61de4802868d28f76.pngA-B=C koşuluyla A,B ve C diye üç tam sayımız olduğunu varsayalım.
OBEB(A,B)'nin C'yi kalansız böldüğünün ispatı
Tanıma göre OBEB(A,B)'nin A'yı kalansız böldüğünü biliyoruz. Bu durumda, A tam sayısı OBEB(A,B)'nin bir katı olmalıdır. Yani, X⋅OBEB(A,B)=A, burada X bir tam sayıdır
Gene tanımı nedeniyle OBEB(A,B)'nin B'yi kalansız böldüğünü biliyoruz. Bu durumda, B tam sayısı OBEB(A,B)'nin bir katı olmalıdır. Yani, Y⋅OBEB(A,B)=B, burada Y bir tam sayıdır
A-B=C bize şunu verir:
  • X⋅OBEB(A,B) - Y⋅OBEB(A,B) = C
  • (X - Y)⋅OBEB(A,B) = C

Böylelikle, OBEB(A,B)'nin C'yi kalansız böldüğünü görmüş oluyoruz.
Bu ispatın bir örneği, aşağıdaki şeklin sol kısmında gösterilmiştir:
6b6e1950ccd637d77235017c258b86378a4cba54.pngOBEB(B,C)'nin A'yı kalansız böldüğünün ispatı
Tanıma göre, OBEB(B,C)'nin B'yı kalansız böldüğünü biliyoruz. Bu durumda, B tam sayısı OBEB(B,C)'nin bir katı olmalıdır. Yani, M⋅OBEB(B,C)=B, burada M bir tam sayıdır
Tanıma göre OBEB(B,C)'nin C'yi kalansız böldüğünü biliyoruz. Bu durumda, C tam sayısı OBEB(B,C)'nin bir katı olmalıdır. Yani, N⋅GCD(B,C)=C, burada N bir tam sayıdır
A-B=C bize şunu verir:
  • B+C=A
  • M⋅OBEB(B,C) + N⋅OBEB(B,C) = A
  • (M + N)⋅OBEB(B,C) = A

Böylelikle, OBEB(B,C)'nin A'yı kalansız böldüğünü görmüş oluyoruz.
Bu ispatın bir örneği, aşağıdaki şekilde gösterilmiştir:
bdaae4e94ab086d57f14df18ee01abf5f36f49e4.pngOBEB(A,B)=OBEB(A,A-B) olduğunun ispatı
  • Tanımı gereği, OBEB(A,B), B tam sayısını kalansız böler.
  • OBEB(A,B)'nin C tam sayısını kalansız böldüğünü zaten ispatlamıştık.
  • OBEB(A,B) hem B'yi, hem de C'yi kalansız böldüğü için, B ve C'nin ortak bölenlerinden biridir.

OBEB(A,B), OBEB(B,C)'den küçük veya OBEB(B,C)'ye eşit olmalıdır; çünkü OBEB(B,C), B ve C tam sayılarının “en büyük” ortak bölenidir.
  • Tanımı gereği, OBEB(B,C), B tam sayısını kalansız böler.
  • OBEB(B,C)'nin A'yı kalansız böldüğünü zaten ispatlamıştık.
  • OBEB(B,C) hem A'yı, hem de B'yi kalansız böldüğü için, A ve B'nin ortak bölenlerinden biridir.

OBEB(B,C), OBEB(A,B)'den küçük veya OBEB(A,B)'ye eşit olmalıdır; çünkü OBEB(A,B), A ve B tam sayılarının “en büyük” ortak bölenidir.
OBEB(A,B)≤OBEB(B,C) ve OBEB(B,C)≤OBEB(A,B) özellikleri sayesinde, şu sonuca varabiliriz:
OBEB(A,B)=OBEB(B,C)
Bu, şuna eşittir:
OBEB(A,B)=OBEB(B,A-B)
Bu ispatın bir örneği, aşağıdaki şeklin sağ kısmında gösterilmiştir.
d6568dc48504e7a948ceffc61de4802868d28f76.pngOBEB(A,B) = OBEB(B,R) olduğunun ispatı
OBEB(A,B)=OBEB(B,A-B) olduğunu ispatladık
Terimlerin sırası önemli olmadığından, OBEB(A,B)=OBEB(A-B,B) diyebiliriz
OBEB(A,B)=OBEB(A-B,B) özelliğini tekrar tekrar uygulayarak şu sonuca ulaşabiliriz:
OBEB(A,B)=OBEB(A-B,B)=OBEB(A-2B,B)=OBEB(A-3B,B)=...=OBEB(A-Q⋅B,B)
Ancak A= B⋅Q + R olduğundan, A-Q⋅B = R olur
Böylece OBEB(A,B)=OBEB(R,B) olur
Terimlerin sırası önemli olmadığı için, şöyle de diyebiliriz:
OBEB(A,B)=OBEB(B,R)
Bir sonraki makalemizde, Öklid Algoritmasının kullanımıyla modüler ters çarpanların nasıl bulunabileceğini göstereceğiz.



(https://tr.khanacademy.org/ sitesinden alınmıştır)

Bu konuyu yazdır

  Fem Dergisi YGS Geometri Simetri 2017
Yazar: vahip66 - 09-01-2016, 00:10:56 - Forum: YGS-LYS PDF KİTAPLARI - Yorum Yok

9786053735793.jpg?w=222&h=320
İNDİRMEK TIKLAYIN



Ek Dosyalar
.   Fem Dergisi YGS Geometri Simetri 2017 (Dosya Boyutu: 404 Bayt / İndirme Sayısı: 327)
Bu konuyu yazdır

  Fem Dergisi YGS Fizik Simetri 2017
Yazar: vahip66 - 08-31-2016, 23:52:40 - Forum: YGS-LYS PDF KİTAPLARI - Yorum Yok

9786053735786.jpg?w=222&h=319




İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN



Ek Dosyalar
.   Fem Dergisi YGS Fizik Simetri 2017 (Dosya Boyutu: 404 Bayt / İndirme Sayısı: 349)
Bu konuyu yazdır

Wink Güvender Yayınları 9. Sınıf Tek Kitap Soru Bankası
Yazar: byyko - 08-26-2016, 10:13:30 - Forum: 9.Sınıf - Yorum Yok

G%C3%BCvender-Yay%C4%B1nlar%C4%B1-9-S%C4...%C4%B1.jpg
Güvender Yayınları 9. Sınıf Tek Kitap Soru Bankasını indirerek hedeflerinize bir adım daha yaklaşırsınız. Soru çeşitliliği olarakta çok zengin olan bu kitapla tüm dersleri vakti zamanında tekrar edebilirsiniz.



Ek Dosyalar
. sınıf tek kitap soru bankası   Güvender Yayınları 9. Sınıf Tek Kitap Soru Bankası (Dosya Boyutu: 200 Bayt / İndirme Sayısı: 256)
Bu konuyu yazdır

Exclamation 2016 Ek tercihler ne zaman? Üniversite ek tercihleri için yapılması gerekenler neler?
Yazar: byyko - 08-23-2016, 08:20:24 - Forum: HABERLER - Yorum Yok

basliksiz-1-1467021615.jpg



Milyonlarca üniversite adayının beklediği LYS tercih sonuçları açıklandı. Peki Üniversite ek yerleştirmeleri ne zaman yapılacak? Ek yerleştirmeler için gerekli şartlar neler? ÖSYM ek yerleştirmeler hakkında merak ettiklerinizi yazımızdan takip edebilir YÖK üniversite kontenjanlarını bulabilirsiniz. İşte ek yerleştirmeler ve detayları hakkında ayrıntılı bilgi...

Merakla beklenen LYS tercihlerinin açıklanmasının ardından yerleşemeyen adaylar için ek yerleştirmeler merak konusu oldu. Üniversite sınav sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte bir programa yerleştirilemeyen adaylar, ek tercihler için araştırma yapmaya başladı. Peki ÖSYM ek tercih sürecini ne zaman başlatacak? 2016 ek yerleştirmeler nasıl yapılacak? Dikkat edilmesi gereken hususlar neler? İşte merak ettiğiniz ÖSYM Üniversite ek yerleştirme işlemleri hakkında detaylar...
ÖSYM EK TERCİHLER NE ZAMAN YAPILACAK?
Yükseköğretim programlarına kayıt işlemleri tamamlandıktan sonra bu programlara kaydolmama nedeniyle boş kalan kontenjanlar üniversitelerce ÖSYM’ye bildirilecektir. Merkezî yerleştirmede kontenjanı dolmayan veya kaydolmama nedeniyle boş kalan kontenjanlara, ÖSYM tarafından ek yerleştirme yapılacaktır. ÖSYM tarafından belirlenen Ek yerleştirme ücreti 15,00 TL’dir.
YGS-LYS boş kontenjanlar için tercihler ise 26-30 Ağustos tarihleri arasında alınacak. Ek yerleştirmeye bir yükseköğretim kurumuna ilk merkezi yerleştirmede yerleşen adaylar katılamayacak. Bu adaylar yerleştikleri kurumlara kayıt yaptırmamış bile olsalar ek yerleştirmeye katılma haklarına sahip değiller. Ek yerleştirme kayıtları da 6-9 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek.
EK TERCİHLER HAKKINDA MERAK EDİLENLER
Yükseköğretim programlarına kayıt işlemleri tamamlandıktan sonra boş kalan kontenjanlar üniversitelerce ÖSYM’ye bildirilecektir. Yükseköğretim programlarının 2016-ÖSYS sonuçlarına göre (sınavsız geçiş dâhil) yapılan genel yerleştirme sonunda boş kalan veya kaydolmama nedeniyle dolmayan kontenjanlarına ÖSYM tarafından merkezî olarak Ek Yerleştirme yapılacaktır.
Sınavsız geçiş dâhil merkezî yerleştirmede bir yükseköğretim programına yerleştirilen adaylar, ek yerleştirme için başvuramayacaktır. Ek Yerleştirmede; Tablo 4'teki lisans programlarına merkezî genel yerleştirmedeki en küçük puanlarının altında aday yerleştirilmeyecektir. Kesin kayıt sonunda kontenjan açığı kalan programlara ön kayıtla öğrenci alınmayacaktır. Ek yerleştirme tercih ücreti 15,00 TL olacaktır.
2016 ÖSYS KILAVUZU İÇİN TIKLAYIN
Ek yerleştirme için tercih yapan adaylardan ek yerleştirme ücretini yatırmayanların ek yerleştirme için yapmış oldukları tercihler işleme alınmayacaktır.
KAYIT İÇİN GEREKLİ BELGELER
a) Adayın mezun olduğu ortaöğretim kurumundan aldığı diplomanın aslı ya da yeni tarihli mezuniyet belgesi
b) Aday ek puandan yararlanarak ya da sınavsız geçişle yerleştirilmiş ancak alanı diplomasında veya mezuniyet belgesinde belirtilmemişse, hangi okul ve alandan mezun olduğunu gösterir resmî belge (METEM programlarından mezun olanların diplomalarında okul adı olarak, diplomayı düzenleyen merkezin adı yazılmaktadır.)
c) 12 adet 4,5 cm x 6 cm boyutunda fotoğraf
d) Katkı payının/öğretim ücretinin ödenmesi ile ilgili belge
e) Kayıttan önce belirlenip üniversite tarafından ilan edilecek diğer belgelerin aslı veya üniversite onaylı suretleri ÖSYS ile bir yükseköğretim programına yerleşen yükümlülerin askerlik durumları, üniversiteler tarafından http://kamu.turkiye.gov.tr internet adresinde görülebilecektir.
Adayların askerlikle ilgili sorunları için askerlik şubelerine, kredi konusunda ayrıntılı bilgi için de üniversite rektörlüklerine veya Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna başvurmaları gerekmektedir. Kazanan adayların bilgileri (engel bilgileri de dâhil) adayların yerleştirildikleri yükseköğretim programlarının bağlı olduğu üniversite rektörlüklerine ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına (YÖK) ÖSYM tarafından elektronik ortamda iletilecektir.
MERKEZİ YERLEŞTİRME NASIL YAPILACAK?
Merkezi yerleştirmede adaylar, (Sınavsız Geçiş hariç) yükseköğretim programlarına, yerleştirme puanları ile varsa ek puanları, yükseköğretim programları ile ilgili tercihleri ve bu programların kontenjan ve koşulları göz önünde tutularak ÖSYM tarafından yerleştirilir.
Her programa kılavuzda belirtilen ve bilgisayarla denetlenebilen koşulları taşıyan ve bu programa tercih listesinde yer vermiş adaylar arasından kontenjan sayısı kadar öğrenci yerleştirilir. Yerleştirme puanlarına göre yapılacak yerleştirme işleminde ilgili yerleştirme puanı yüksek olan adaya öncelik verilecek.



Milyonlarca üniversite adayının beklediği LYS tercih sonuçları açıklandı. Peki Üniversite ek yerleştirmeleri ne zaman yapılacak? Ek yerleştirmeler için gerekli şartlar neler? ÖSYM ek yerleştirmeler hakkında merak ettiklerinizi yazımızdan takip edebilir YÖK üniversite kontenjanlarını bulabilirsiniz.

Bu konuyu yazdır

Wink Ekstrem Yayınları 11. Sınıf Konu Anlatımlı Soru Bankaları PDF İndir
Yazar: byyko - 08-23-2016, 08:15:20 - Forum: 11.Sınıf - Yorum Yok

08-05-2015-10-30-18logo_ornek.jpg



Edebiyat==>İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ !!!





Dil ve Anlatım==>İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ !!!





Matematik==> İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ !!!





Geometri==> İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ !!!






Fizik==> İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ !!!





Biyoloji==>İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ !!!





Kimya ==> İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ !!!






İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük==> İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ !!!





Coğrafya==> İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ !!!

Bu konuyu yazdır

  FEM LYS MATEMATİK DENEMELERİ
Yazar: byyko - 08-20-2016, 22:11:29 - Forum: DENEMELER - Yorum Yok

u102126-1.jpg

İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ


EDİTED:BYYKO

Bu konuyu yazdır

Wink 2017 YGS Matematik Konuları (ÖSYM)
Yazar: byyko - 08-20-2016, 03:56:23 - Forum: REHBERLİK - Yorum Yok

2017 YGS sürecinde adayları en çok düşündüren derslerden biri Matematik. Sınavın ikinci testi olan YGS Matematik testi çok zor sorulardan oluşmasa da adayları en eleyici nitelikteki test olmasıyla dikkat çekiyor. Bu yazımızda sizlere 2017 YGS Matematik Konuları‘nı vereceğiz. İsterseniz öncelikle biraz YGS Matematik testinin genel özelliklerinden bahsedelim:

Matematik testi YGS’de adayların daha çok temel işlemsel kabiliyetlerini, matematiksel becerilerini ölçen çoğu adayın en çok zorlandığı test. Çok fazla bilgi sorularından oluşmayan bu test için adayların konu bilgisinden daha çok test pratiğine dönük çalışma yapmalarını gerektiriyor. Ne kadar test ve deneme demek bu bölümde o kadar fazla net çıkarmak demek. 2017 YGS Matematik Konuları‘na geçmeden önce önceki yıllara ait sınavların değerlendirmelerine bakalım.

2016 MATEMATİK SORULARI DEĞERLENDİRMESİ:

Sorular 9 ve 10’uncu sınıf matematik müfredatını kapsıyor. MEB kazanımlarına uygun. Matematik soruları öğrencinin okuduğunu anlayıp yorum yapabilme gücü ile dört işlem becerisini ölçüyor. Problem konusuyla ilgili soru sayısında diğer yıllara göre artış olduğu gibi paragraf biçiminde hazırlanmış zorlayıcı sorular bulunuyor. Geometri soruları geçmiş yıllara göre daha kolay sorulardan oluşturulmuş.

2017 Matematik testinin müfredata uygun bir biçimde hazırlandığını ve sınava ortalama bir şekilde sınava hazırlanan öğrencinin hemen hemen kolaylıkla çözebileceği bir test olduğunu söyleyebiliriz. 2017 YGS Matematik Konularına ulaşmak için aşağıdaki tabloyu inceleyebilirsiniz. Ayrıca görsel olarak da hazırladığımız grafiği inceleyerek 2017 Ygs matematik soru dağılımlarına ulaşabilirsiniz. 2017 Ygs matematik için yapılması gerekenler kısaca; konuların bitirilmesi ve pratiğe dökülmesi yönünde.


2017 YGS Matematik Konu Dağılımları

1-Sayılar
2-Sayı Basamakları
3-Bölme ve Bölünebilme
4-OBEB-OKEK
5-Rasyonel Sayılar
6-Basit Eşitsizlikler
7-Mutlak Değer
8-Üslü Sayılar
9-Köklü Sayılar
10-Çarpanlara Ayırma
11-Oran Orantı
12-Denklem Çözme
13-Problemler
14-Kümeler
15-Fonksiyonlar
16-Permütasyon
17-Kombinasyon
18-Binom
19-Olasılık
20-İstatistik
21-2.Dereceden Denklemler
22-Karmaşık Sayılar
23-Parabol
24-Polinomlar

Bu konuyu yazdır

Wink ÖSYM 2016 Ek Yerleştirme Tercih Kılavuzu
Yazar: byyko - 08-20-2016, 02:55:59 - Forum: ÜNİVERSİTELER - Yorum Yok

ÖSYM Ek Yerleştirme Kılavuzu 2016 İndirmek için Tıklayın



ÖSYM Ek Yerleştirme Tercih İşlerini Gerçekleştirmek için Buraya Tıklayınız

2016 ÖSYS Ek Tercih Ne Zaman

2016 LYS Yerleştirme Sonuçlarının açıklanmasının ardından boşta kalan adaylar,ÖSYM Ek Yerleştirme Tercih günlerini bekliyorlar.Onlar için yeni bir ümit ve umut olacak olan,2016 ÖSYM Ek Yerleştirme İşlemleri kesin kayıtlar bittikten sonra alınmaya başlanacak. Peki,2016 ÖSYM Ek Yerleştirme Kılavuzu Ne Zaman Açıklanacak?

2016-2017 öğretim yılı için merkezi yerleştirmede boş kalan ve/veya yerleştirilen adayların kayıt yaptırmaması nedeniyle boşalan yükseköğretim programlarının kontenjanlarına, ÖSYM tarafından ek yerleştirme yapılacaktır.

Adaylar, 2016-ÖSYS Ek Yerleştirme tercihlerini, 26-30 Ağustos tarihleri arasında İnternet üzerinden bireysel olarak kendileri yapacaklardır. 2016-ÖSYS Ek Yerleştirme için tercih bildirim işlemi, 30 Ağustos tarihinde saat 23.59’da sona erecektir. Başvuru merkezlerinden/ÖSYM Sınav Koordinatörlüklerinden tercih işlemi yapılmayacaktır. Sadece elektronik ortamda yapılan tercihler işleme alınacaktır. Posta ile Merkezimize gönderilen veya elden verilmek istenen Tercih Formları işleme alınmayacaktır.

Ek yerleştirme için tercih ücreti 15,00 TL olacaktır. Ek yerleştirme için tercih ücretinin, tercih işlemi yapıldıktan sonra 30 Ağustos 2016 tarihleri arasında yatırılmış olması gerekmektedir. Bankadan ödeme işlemleri resmî iş günlerinde ve mesai saatleri içinde yapılabilecektir. Ek yerleştirme tercih ücreti ödeme işlemleri, bankadan ödeme yapacak adaylar için 30 Ağustos tarihinde mesai saati bitiminde; ÖSYM’nin İnternet sayfasında yer alan “ÖDEMELER” alanından kredi kartı/banka kartı ile ödeme yapacak adaylar için 30 Ağustos tarihinde saat 23.59’da sona erecektir. Bu süre tamamlandıktan sonra ek yerleştirme ücreti yatırılamayacaktır. Ek yerleştirme ücretini yatırmayan adayların ek yerleştirme için yapmış oldukları sistemde kayıtlı tercihleri geçersiz sayılacak, yerleştirme işlemine alınmayacaktır.

2016-ÖSYS Ek Yerleştirmeye ilişkin bilgiler, 2016-ÖSYS Yükseköğretim Programlarına Ek Yerleştirme Kılavuzunda yer alacaktır. Adaylar, 2016-ÖSYS Ek Yerleştirme Kılavuzuna aşağıdaki bağlantıdan erişebileceklerdir. Kılavuz dağıtımı ve satışı yapılmayacaktır. Ek yerleştirme için başvuracak adayların bu kılavuzu dikkatle incelemeleri gerekmektedir. Kılavuz basılı olarak dağıtılmayacağından adayların ÖSYM’den yapılan duyuruları takip etmeleri yararlarına olacaktır.



Ek yerleştirme işlemleri, 2016 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (ÖSYS) Kılavuzu, 2016-ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu ile 2016-ÖSYS Yükseköğretim Programlarına Ek Yerleştirme Kılavuzunda belirtilen esaslara göre yapılacaktır.

EK KONTENJAN NEDİR ?

Üniversitelerin kontenjanı dolmayan, kontenjanı dolduğu halde kesin kayıt yapılmadığı için boş kalan ya da yeni kurulan bölümlere alınacak öğrenci sayısı “ek kontenjan”dır. Yapılan ikinci bir tercih dönemine “Ek Kontenjan dönemi” denir.

KİMLER EK YARLEŞTİRME YAPABİLİR?

Öğrencinin ek yerleştirme tercihi yapabilmesi için; 2016-ÖSYS merkezi yerleştirme sonuçlarına göre herhangi bir yükseköğretim programına yerleştirilmemiş ya da açık öğretimin kontenjansız programlarına yerleştirilmiş olması gerekmektedir. Özel Yetenek Sınavı (Tablo 5) ile bir bölüme yerleşen öğrenciler ek yerleştirme tercihi yapabilirler.

Önlisans programları için tercih yapacak öğrencilerden (Tablo 3A) en küçük puan koşulu aranmamaktadır.

KİMLER EK YARLEŞTİRME İÇİN BAŞVURAMAZ?

2016-ÖSYS Merkezi yerleştirmede bir yükseköğretim programına yerleştirilmiş olan adaylar (açık öğretimin kontenjansız programlarına yerleşenler hariç) ek yerleştirmede tercih yapma hakkına sahip değildir.

EK YERLEŞTİRME PUANLARI HAKKINDA BİLGİ

2016 LYS ilk yerleştirme sonrasında kontenjanı boş kalan programların taban puanları oluşamaz. Taban puanları oluşmayan bu programları; ek yerleştirmede barajı geçen herkes tercih edebilir.

Örnek 1: İlk yerleştirmede 40 kişilik kontenjanı olan bir bölüme 38 kişi yerleşip bunlardan 35'i kayıt yaptırdıysa, ek yerleştirme kontenjanı 5 olur. Bu bölümün bütün kontenjanı ilk yerleştirmede dolmadığı için, taban puan oluşamaz. Ek yerleştirme döneminde tercih etmek için o bölümün puan türünde barajı geçmek için (lisans programları için 180) yeterlidir.

Ek yerleştirmede taban puan, sadece kontenjanı tamamen dolan bölüm ve programlarda oluşur.

Örnek 2: İlk yerleştirmede 80 kişilik kontenjanı olan bir bölüme 80 kişi yerleştirildiyse, bu bölümün taban puanı, yerleştirilen son kişinin puanından oluşur. Yerleştirilen kişilerden 4 kişi kaydını yaptırmadığı taktirde bölümün ek yerleştirme kontenjanı 4 olur. Yerleştirme sonrasında bölümün tamamı dolduğu için ek yerleştirme döneminde bu bölümü tercih etmek için taban puanına göre tercih yapmak gerekir.

Örnek 3: Öğrenci alımını ilk defa ek yerleştirme döneminde yapacak olan bir bölümü, ek yerleştirme ile tercih etmek için ilgili puan türünde barajı geçmek yeterlidir. (lisans programları için 180, önlisans programları için 150)

EK YERLEŞTİRME TERCİH ÜCRETİ 15 TL OLACAK

Yüksek öğretim programlarına kayıt işlemleri tamamlandıktan sonra boş kalan kontenjanlar üniversitelerce ÖSYM'ye bildirilecek. Yüksek öğretim programlarının 2016-ÖSYS sonuçlarına göre (sınavsız geçiş dahil) yapılan genel yerleştirme sonunda boş kalan veya kaydolmama nedeniyle dolmayan kontenjanlarına ve varsa yeni açılan yüksek öğretim programlarına ÖSYM tarafından merkezi olarak Ek Yerleştirme yapılacak. Sınavsız geçiş dahil merkezi yerleştirmede açık öğretimin kontenjansız programları dışında bir yüksek öğretim programına yerleştirilen adaylar, ek yerleştirme için başvuramayacak. (Merkezi Yerleştirmede bir örgün yüksek öğretim programına yerleştirilmiş adaylar ile kontenjan sınırlaması olan açık öğretim programlarına yerleştirilmiş olan adaylar, kontenjan sınırlaması olmayan açık öğretim ön lisans programlarına Ek Yerleştirme için başvuru yapabileceklerdir.) Ek yerleştirme tercih ücreti 15 TL olacak.

Bu konuyu yazdır

  LYS SONUÇLARI
Yazar: byyko - 07-18-2016, 11:18:56 - Forum: SINAV SONUÇLARI - Yorum Yok

ÖSYM 2016 LYS sonuçlarının ileri bir tarihte duyurulacağı iddiasının asılsız olduğunu LYS sonuçlarının bugün açıklanacağını belirtti. LYS sonuçlarına ÖSYM'nin resmi sitesinden ulaşabilirsiniz.


ÖSYM'den yapılan açıklamada LYS sonuçlarının açıklanmasında herhangi bir değişiklik olmadığı, belirtildiği gibi 18 Temmuz'da yani bugün açıklanacağı duyuruldu.

Üniversiteye giriş sınavının ikinci basamağı olanLYS sonuçları adaylar tarafından merakla bekleniyor. 

YGS (Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı)'na giren adaylar LYS için de zorlu bir maratona girmişlerdi. 2016 ÖSYS Yüksek öğretim programları ve kontenjanları kılavuzunun da yayınlanmasının ardından şimdi tüm gözler LYS sonuçlarının açıklanmasında.

18-19 ve 25-26 Haziran tarihlerinde yapılan LYS sonuçları 18 Temmuz'da ÖSYM’nin resmi sitesinde yayınlanacak.

ÖSYS KILAVUZU İÇİN TIKLAYINIZ

Adaylara sonuç belgesi gönderilmeyecek. Adaylar LYS sonuçlarını, T.C. Kimlik Numaraları ve şifreleri ile ÖSYM’nin https://sonuc.osym.gov.tr internet adresinden, sms ve mobil uygulamalarından öğrenebilecekler. İnternet sayfasındaki duyurular adaylara tebliğ hükmünde olup YGS sonuçları da LYS sonrasında internetten duyurulacak olan sınav sonuç bilgilerinde de yer alacaktır.


ÖSYM, adaylara yönelik sınav sonuç belgelerinin doğrulanmasını sağlamak üzere “Sonuç Belgesi Kontrol Sistemi” işlemini hizmete sunmuştur. Bu amaçla kullanılmak üzere Sınav Sonuç Belgelerinin en alt kısmına, sistem tarafından rastgele üretilmiş bir “Sonuç Belgesi Kontrol Kodu” basılmaktadır. Söz konusu işleme https://sonuc.osym.gov.tr üzerinde Sonuç Belgesi Kontrol Sistemi sayfasından ulaşılmaktadır.


LYS SONUÇLARINDA ŞU BİLGİLER YER ALACAK?

LYS testlerindeki doğru ve yanlış cevap sayısı
YGS puanları ve başarı sıraları 
LYS puanları ve başarı sıraları
Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP)
Yerleştirme puanları ve başarı sıraları



LYS TERCİHLERİ NE ZAMAN BAŞLAYACAK?

LYS sonuçlarının açıklanmasının ardından 26 Temmuz- 2 Ağustos 2016 tarihleri arasında adaylar tercihlerini yapabilecekler. Adayların 24 tercih hakkı vardır. Tercih bildirim işlemitamamladıktan sonra "Tercih Süresi" içerisinde https://ais.osym.gov.tr internet adresindentercihlerde değişiklik yapılması mümkündür.

KİMLER TERCİH YAPABİLİR?

2016-ÖSYS merkezî yerleştirmede yükseköğretim programları arasından tercih yapma hakkı olan adaylar üç gruba ayrılabilir:

a) 2016-YGS'ye girip 150 veya daha fazla puan alanlardan sınavsız geçiş hakkı bulunmayanlar,


b) 2016-YGS'ye girip 150 veya daha fazla puan alanlardan aynı zamanda sınavsız geçiş hakkına da sahip olanlar,

c) Sadece sınavsız geçiş hakkı bulunanlar.

Bu konuyu yazdır

  LYS1 GEOMETRİ SORULARI VE CEVAPLARI
Yazar: byyko - 06-20-2016, 07:08:55 - Forum: ÇIKMIŞ SORULAR - Yorum Yok

LYS1 GEOMETRİ SORULARINI AŞAĞIDAKİ LİNKDEN İNDİREBİLİRSİNİZ

TIKLA İNDİR!



EURO 2016

Bu konuyu yazdır

Wink 2016 LYS1 MATEMATİK SORULARI VE CEVAPLARI
Yazar: byyko - 06-20-2016, 07:04:25 - Forum: ÇIKMIŞ SORULAR - Yorum Yok

LYS1 MATEMATİK SORULARINI VE CEVAPLARINI AŞAĞIDAKİ LİNKDEN İNDİREBLİRSİNİZ.

TIKLA İNDİR!





EURO 2016 

Bu konuyu yazdır

Wink LYS MATEMATİK FORMÜLLERİ
Yazar: byyko - 05-01-2016, 01:12:30 - Forum: MATEMATİK VE GEOMETRİ - Yorum Yok

LYS MATEMATİK FORMÜLLERİNİ AŞAĞIDAKİ LİNK'DEN İNDİREBİLİRSİNİZ
Big Grin
 

Formülleri Aşağıdaki ek dosya bölümünden pdf olarak indirebilirsiniz.



Ek Dosyalar
.pdf   formül.pdf (Dosya Boyutu: 3.39 MB / İndirme Sayısı: 433)
Bu konuyu yazdır

Wink TRİGONOMETRİ FORMÜLLERİ PDF
Yazar: byyko - 04-30-2016, 16:51:52 - Forum: 11.SINIF - Yorum Yok

trigonometrik formülleri indirmek için aşağıdaki linke tıklayınız.
Big Grin
 

TIKLA İNDİR !!!

Bu konuyu yazdır

Wink Yayın Denizi 9. Sınıf Matematik Soru Bankası
Yazar: byyko - 04-25-2016, 21:18:14 - Forum: 9.Sınıf - Yorum Yok

yayin-denizi-9-sinif-matematik-soru-bankasi_2I81_m.jpg




TIKLA İNDİR!!

Bu konuyu yazdır

  METİN YAYINLARI GEO-MAT DENEMESİ
Yazar: vahip66 - 04-24-2016, 14:35:32 - Forum: DENEMELER - Yorum Yok

MAT DENEMESİ - GEO DENEMESİ



Ek Dosyalar
.pdf   matdeneme.pdf (Dosya Boyutu: 1.06 MB / İndirme Sayısı: 6837)
.pdf   geodeneme.pdf (Dosya Boyutu: 1.21 MB / İndirme Sayısı: 17000)
Bu konuyu yazdır

  2016 BURS FİYATI VE NE ZAMAN ÖDENECEĞİNE İLİŞKİN KONU
Yazar: vahip66 - 04-24-2016, 14:16:20 - Forum: HABERLER - Yorum Yok

2016/1 1 aylık bursların ödenmesine ilişkin Milli Eğitim Müdürlüğün açıklaması;

2016/1.Üç Aylık Yurtiçi Burs Ücretleri Gönderildi.
Genel Müdürlüğümüze bağlı ortaokullarda öğrenimlerini sürdüren burslu öğrencilerin Ocak, Şubat ve Mart 2016 aylarına ait burs ücretlerini karşılamak amacıyla ödenek gönderilmiştir.


Gönderilen ödenekler ekteki yazı doğrultusunda bursu öğrencilere ödenecektir.

Ödenek Resmi Yazısı İçin TIKLAYINIZ

Genel Müdürlüğümüz Yurt İçi Burs Ödeneklerinin Okul/Kurumların Bağlı Bulunduğu Saymanlık/Mal Müdürlüklerine Gönderilme Takvimi İÇİN TIKLAYINIZ

GENEL MÜDÜRLÜĞÜMÜZ YURT İÇİ BURS ÖDENEKLERİNİN OKUL/KURUMLARIN BAĞLI

BULUNDUĞU SAYMANLIK/MAL MÜDÜRLÜKLERİNE GÖNDERİLME TAKVİMİ

BURS DÖNEMLERİ ÖDENEĞİN GÖNDERİLME TARİHİ

2015/1 inci Dönem Burs Ücretleri (Ocak, Şubat,Mart Dönemi ) 01-10 Nisan 2015
2015/2 inci Dönem Burs Ücretleri (Nisan, Mayıs,Haziran Dönemi) 01-10 Temmuz 2015
2015/3 üncü Dönem Burs Ücretleri (Temmuz,Ağustos, EylülDönemi ) 01-09 Ekim 2015
2015/4 üncü Dönem Burs Ücretleri (Ekim, Kasım,Aralık Dönemi ) 10-21 Aralık 2015


Yurtlar ve Pansiyonlar Dairesi Başkanlığı

Pybs-dpy burslarınızı buraya tıklayarak sorgulaya bilirsiniz

PYBS bursları 3 ayda 1 olmak üzere yatırılmaktadır. İlk burs okul açıldıktan sonra yaklaşık 2 hafta içerisinde yatırılmaktadır. Zamanla sistemsel sorunların yaşanmasından dolayı bazı yıllarda bursların yatırılmasında zaman gecikmesi olduğu gözlemlenmiştir. İlk PYBS bursunuz eylül ya da ekim ayı içerisinde alacağınızı bilmenizi isteriz.

PYBS bursu zam gelmemiş haliyle 3 ayda bir yatırılmak koşuluyla 530,20 TL'dir. Yeni eğitim öğretim döneminde burslara zam gelmesi beklendiğinden bu rakamda değişim olacağını bilmenizi isteriz.

Parasız yatılılık ve bursluluk ödemeleri genelde ekim-ocak-nisan-temmuz aylarında ödenir. Genelde ödemeler yaklaşık 15 gün gecikmeyle ödenir. daha önce kazanmışsanız ekim ayında paranızı alacaksınızdır fakat genelde kasım ayına aksar.

PYBS sınavını kazansıysanız ve burs alacağınız günü sabırsızlıkla bekliyorsanız bursunuzu çok yakın bir zamanda alacağınızı belirtmek isteriz. PYBS burs paraları yıl içerisinde Ocak, Nisan, Temmuz, Ekimaylarının başlarında yatırılmaktadır. Bazen ilgili bursların yatması 15 gün gibi gecikebilmektedir. Bu durumu sıkıntı yapmayıp bursunuzun yatacağı zamanı beklemenizi tavsiye ederim.

Milli Eğitim Bakanlı tarafından yapılan Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavına giren öğrencilerin, puanları en yüksekten en düşük puanlara kadar sıralanır. Daha sonra kimler burs alacaksa bunlar açıklanır. Devlet Parasız Yatılı Okulları (DPY) sınavı olarakta bilinmektedir.

Burs alacak öğrenciler genellikle Devlet parasız yatılı burs parası yatırma zamanlarını merak etmektedirler. Devlet burs paraları, genellikle Aralık-Mart-Haziran ve Eylül ayları sonlarında yatar. Devlet parasız yatılı burs paraları 3 ayda bir ödenmektedir

Bu konuyu yazdır

  MUSTAFA YAĞCI MAT-2 KONU ANLATIMI
Yazar: vahip66 - 04-24-2016, 14:10:49 - Forum: YGS-LYS PDF KİTAPLARI - Yorum Yok

my-matematik-2-kitabi-mustafa-yagci-Front-1.jpg

CİLT 1 -İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

CİLT 2- İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Bu konuyu yazdır

  APOTEMİ YAYINLARI -TÜREV PDF
Yazar: vahip66 - 04-24-2016, 14:00:25 - Forum: YGS-LYS PDF KİTAPLARI - Yorum Yok

turev%20kapak.jpg


İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN


Edited

Bu konuyu yazdır

  ENDEMİK LYS MATEMATİK SORU BANKASI PDF
Yazar: vahip66 - 04-24-2016, 13:50:32 - Forum: YGS-LYS PDF KİTAPLARI - Yorum Yok

İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Bu konuyu yazdır

  2015 yılı 20. Ulusal Ortaokul Matematik Olimpiyatı (YENİ)
Yazar: vahip66 - 04-19-2016, 18:09:18 - Forum: OLİMPİYAT SORULARI - Yorum Yok

İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Bu konuyu yazdır

Wink Fem Lys Organik Kimya Konu Anlatımlı PDF
Yazar: byyko - 04-14-2016, 00:35:58 - Forum: YGS-LYS PDF KİTAPLARI - Yorum Yok

lys-hazirlik-organik-kimya-konu-anlatimli-1-1.jpg
Kitabı indirmek için aşağıdaki linke tıklayınız.

TIKLA İNDİR

Bu konuyu yazdır

  A Yayınları 45 Yılın Çıkmış 10 Adet Fasikül Lys-2 Deneme Sınavı Fizik-Kimya-Biyoloji
Yazar: byyko - 04-14-2016, 00:31:57 - Forum: YGS-LYS PDF KİTAPLARI - Yorum Yok

Kitap_617475.jpg
Denemeyi indirmek için aşağıdaki linke tıklayınız.


TIKLA İNDİR

Bu konuyu yazdır

Wink YGS FEM FELSEFE KONU ANLATIMLI SORU BANKASI
Yazar: byyko - 04-12-2016, 21:31:06 - Forum: YGS-LYS PDF KİTAPLARI - Yorum Yok

Ygs fem felsefe konu anlatımlı soru bankasının indirmek için aşağıdaki linke tıklamanız yeterlidir.

TIKLA İNDİR

pr_01_47.jpg?rev=1422522705

Bu konuyu yazdır

  Basit Harmonik Hareketler Konu Anlatımı
Yazar: byyko - 04-12-2016, 21:06:33 - Forum: FİZİK - Yorum Yok

Basit Harmonik Hareketler Konu Anlatımını ve testleri aşağıdaki linklerden indirebilirsiniz.
İyi Çalışmalar!!!!

KONU ANLATIMINI İNDİR

SORULARI VE ÇÖZÜMLERİ İNDİR

Bu konuyu yazdır

Wink Optik-Düzlem Ayna Konu Anlatım
Yazar: byyko - 04-12-2016, 21:03:01 - Forum: 12.SINIF - Yorum Yok

Düzlem Ayna Konu Anlatımını aşağıdaki linke tıklayarak indirebilirsiniz.
İyi çalışmalar!!!!

TIKLA İNDİR

Bu konuyu yazdır

Tongue Edebiyat Terimleri Sözlüğü Pdf
Yazar: byyko - 04-12-2016, 20:38:02 - Forum: TÜRK EDEBİYATI - Yorum Yok

Edebiyat Terimleri Sözlüğü Pdf sinin aşağıdaki linke tıklayarak indirebilirsiniz.
!!!!!!Sitemize birçok konu ekleyebilecek moderatör arıyoruz ilgilenenler bize facebook sayfamıza mesaj atarak ulaşabilirler!!!!!!!!



Ek Dosyalar
.pdf   11070758_edebyattermlerszl.pdf (Dosya Boyutu: 892.7 KB / İndirme Sayısı: 1561)
Bu konuyu yazdır

Exclamation AÖF sınav giriş yerleri açıklandı
Yazar: byyko - 04-11-2016, 22:53:10 - Forum: HABERLER - Yorum Yok

16-17 Nisan tarihinde yapılacak olan AÖF ara sınavları için giriş yerleri belli oldu.

AÖF sınav giriş yerlerini sorgulamak isteyen öğrenciler öğrenci sistemine giriş yaparak sınav giriş belgelerini sorgulayabilirler.

 
Hafta sonu yapılacak olan sınavlar için giriş yerini öğrenmek isteyen adaylar aşağıdaki linke tıklayarak sınav yerlerini öğrenebilirler. AÖF sınav giriş yerleri internet üzerinden sorgulanacak olup adreslere gönderilmeyecektir.
 
SINAV YERLERİNİZİ ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYIN...
 
1. Sınava girebilmeniz için yanınızda Sınav Giriş Belgesi (bu belge) ile Fotoğraflı ve Onaylı Kimlik Belgesi (fotoğraflı ve soğuk damgalı nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, süresi geçerli pasaport, zorunlu askerlik görevini yerine getirmekte olan er/erbaşlar ile askerî öğrenciler için askerî kimlik belgesi, Türkiye Barolar Birliği tarafından verilen Baro Kartı/Avukat Kimlik Belgesi, Türk vatandaşlığından izinle ayrılanlar ve bunların kanuni mirasçılarına ait pembe/mavi kartlar, yurt dışında yapılan sınavlarda o ülkeye ait nüfus cüzdanı
niteliğindeki resmî belge bu amaçla kullanılabilir.) bulundurmanız gerekmektedir. Bunların dışında başka hiçbir belge sınava girebilmeniz için geçerli olmayacaktır.
 
2. Sınava girebilmeniz için gerekli belgeler dışında, yanınızda kâğıt, kitap, defter, not vb. dokümanlar; pergel, açıölçer, cetvel vb. araçlar; cep telefonu, bilgisayar, tablet, telsiz, kamera vb. iletişim, depolama, kayıt ve veri aktarma cihazları; ruhsatlı veya resmî amaçlı olsa bile silah ve silah yerine geçebilecek nesneler bulundurmanız yasaktır.
 
3. Sınavda hesap makinesi kullanabilirsiniz. Ancak, kullanacağınız makinede alfabetik tuş takımı (A, B, C, ve program yapılmasına,saklanmasına, çalıştırılmasına imkân veren EXE, STORE, RUN vb. tuşlar bulunamaz.
 
4. Sınavda yapacağınız işaretlemeler ve yazacağınız yazılar için yanınızda koyu yazan siyah kurşun kalem ve iz bırakmayan silgi bulunmalıdır.
 
5. Sınava gireceğiniz binayı, sınavdan en az bir gün önce görmeniz yararınıza olacaktır.
 
6. Kimlik kontrolleri, üst araması ve salona yerleştirme işlemlerinin zamanında tamamlanabilmesi için sınavdan en az bir saat önce sınav binasında hazır bulunmanız gerekmektedir.
 
7. Resmi kıyafetle (kıtalarından izinli er ve erbaşlar haricinde) sınava giremezsiniz.
 
8. Sınavın ilk 15 dakikası içinde gelen adaylar Bina Sınav Sorumlusundan temin edecekleri İzin Belgesi ile sınava girebilirler. İlk 15 dakikadan sonra, her ne sebeple olursa olsun hiçbir adayın sınava girmesine izin verilmez.
 
KULLANILAN KISALTMA VE TERİMLER 
 
1.AA ile CC arası "Geçer" notudur.
 
2.CD ile DD arası "Koşullu Geçer" notudur; Genel Not Ortalaması 2,00 ve üzerinde ise bu derslerden geçer,
altında ise akademik yetersizlik uyarısına göre işlem yapılır.
 
3.FF, YZ, DZ "Kalır" notudur. Bu dersler tekrar alınmak zorundadır.
 
4.Mezun olabilmek için öğrencinin Genel Not Ortalamasının en az 2,00 olması ve DZ,YZ ve FF notu olmaması gerekir.
 
5.Durum sütunundaki ifadeler Genel Not Ortalaması baz alınarak gösterilmiştir

Bu konuyu yazdır

Exclamation TUS ve STS soruları erişime açıldı
Yazar: byyko - 04-11-2016, 22:51:59 - Forum: HABERLER - Yorum Yok

TUS ve STS sınavlarının temel soru kitapçıkları, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezinin (ÖSYM) "Aday İşlemleri Sistemi" üzerinden erişime açıldı.

Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) ve 2016-Tıp Doktorluğu İlkbahar Dönemi Seviye Tespit Sınavlarının (STS), temel soru kitapçıkları, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezinin (ÖSYM) "Aday İşlemleri Sistemi" üzerinden erişime açıldı.

ÖSYM'den yapılan açıklamada, 10 Nisan 2016'da uygulanan 2016-TUS ve 2016-STS'nin temel soru kitapçıklarının, sınava başvuran adayların sınav sorularını inceleyebilmeleri amacıyla ÖSYM’nin "Aday İşlemleri Sistemi" üzerinden erişime açıldığı bildirildi.
Açıklamada, sınava başvuran adayların ÖSYM’nin internet adresinden (https://ais.osym.gov.tr) T.C. kimlik numaraları ve şifreleri ile soruların tamamına erişebilecekleri kaydedildi.

Bu konuyu yazdır

Exclamation Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) Nedir ?
Yazar: byyko - 04-09-2016, 23:25:21 - Forum: REHBERLİK - Yorum Yok

ğrenci Seçme ve Yerleştirme Sisteminde, adayların yerleştirme puanlarının hesaplanmasında kullanılan Ortaöğretim Başarı Puanları iki aşamada hesaplanır.

Aşamada: ÖSYS’ye başvuran her aday için, adayın okulu, bitirme yılı ve diploma notu dikkate alınarak Orta Öğretim Başarı Puanı (OBP) olarak adlandırılan bir puan hesaplanır.
Aşamada ise, adayların OBP’leri  mezun oldukları okulların ÖSS başarıları ile ağırlıklandırılarak her aday için Sözel, Sayısal ve Eşit Ağırlıklı olmak üzere 3 Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı (AOBP-SÖZ, AOBP-SAY ve AOBP-EA) hesaplanır.
DİPLOMA NOTUNA GÖRE ORTAÖĞRETİM BAŞARI PUANI – OBP ve OKULDAN GELECEK PUAN
Diploma NotuOBP
diploma notu x 5
Okuldan Gelecek PuanOBPx0,12
5025030
5125530,6
5226031,2
5326531,8
5427032,4
5527533
5628033,6
5728534,2
5829034,8
5929535,4
6030036
6130536,6
6231037,2
6331537,8
6432038,4
6532539
6633039,6
6733540,2
6834040,8
6934541,4
7035042
7135542,6
7236043,2
7336543,8
7437044,4
7537545
7638045,6
7738546,2
7839046,8
7939547,4
8040048
8140548,6
8241049,2
8341549,8
8442050,4
8542551
8643051,6
8743552,2
8844052,8
8944553,4
9045054
9145554,6
9246055,2
9346555,8
9447056,4
9547557
9648057,6
9748558,2
9849058,8
9949559,4
10050060



ORTAÖĞRETİM BAŞARI PUANININ (OBP) HESAPLANMASI 

A.1) Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) her aday için mezun olduğu okul, mezun olduğu yıl ve diploma notu ile mezun olduğu okulun ilgili yıla ilişkin Diploma Notu İstatistikleri kullanılarak hesaplanır. OBP’lerin  hesaplandığı dönemde mezun durumda olmayan adaylar için diploma notu yerine not ortalaması kullanılır.

A.2) Okulların Diploma Notu İstatistikleri:

Okulların Diploma Notu  İstatistikleri her okul için, her yıl  ayrı ayrı hesaplanır. Bir okulun bir yıla ilişkin Diploma Notu İstatistikleri hesaplanırken okulun o yıl son sınıfında okuyan öğrenciler dikkate alınır. Okul Diploma Notu İstatistiklerinin hesaplanmasında son sınıf öğrencilerinden mezun durumda olanların diploma notları, mezun durumda olmayanların ise diploma notuna benzer biçimde hesaplanan not ortalamaları kullanılır. Okul Diploma Notu İstatistiklerinin hesaplanmasında ÖSYS’ye başvuran adaylar yanında, ÖSYS’ye başvurmayan adayların diploma notu ya da not ortalamaları da dikkate alınır. Yönergenin sonraki kesimlerinde adayların diploma notları ile diploma notu gibi hesaplanmış not ortalamaları kısaca “diploma notu” diye nitelenecektir.

Not : Okulların Diploma Notu İstatistikleri; son sınıf öğrenci sayısı beşten az , ortalaması sıfır veya standart sapması birden küçük(yüzlü not sisteminde) olması halinde belirlenmez. Bu durumda okulun değerleri, var ise eski yıllardaki değerinden  yok ise Türkiye ortalamalarından çekilir.

AĞIRLIKLI ORTAÖĞRETİM BAŞARI PUANLARININ HESAPLANMASI 

B.1) Ortaöğretim Başarı Puanları, ortaöğretim kurumlarının ilgili yıldaki Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) puan ortalamalarına göre ağırlıklandırılacak ve her aday için Sözel, Sayısal ve Eşit Ağırlıklı olmak üzere 3 Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı (AOBP-SÖZ; AOBP-SAY ve AOBP-EA) hesaplanacaktır.

B2) Yükseköğretim programlarına yerleştirmede kullanılan YÖSS puanları ile ek puanların hesaplanmasında Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanları kullanılacaktır.

B3) Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanları hesaplanırken adayın Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) ile, okulun adayın mezun olduğu yıla ilişkin ÖSS İstatistikleri kullanılacaktır. Eğer bir okul için, aday sayısı ÖSS istatistiklerinin elde edilmesi için yeterli değilse yada yeterli dağılım bulunmuyorsa, bu okullar için ağırlıklandırma işlemleri ÖSYM Yürütme Kurulunun vereceği kararlar doğrultusunda yürütülecektir.

B4)Okul ÖSS İstatistiklerinin Hesaplanması

Her yıl her okul için Sözel, Sayısal ve Eşit ağırlıklı puan türlerinin her biri için aşağıdaki ÖSS istatistikleri oluşturulur:

X : Bir okulun son sınıf düzeyindeki öğrencilerinin ÖSS puanlarının ortalaması.

ÖSS puan ortalaması hesaplanırken 2005 ve öncesi için ÖSS-SÖZ, ÖSS-SAY ve ÖSS-EA notları; 2006 ve sonrası için de ÖSS-SÖZ-1, ÖSS-SAY-1 ve ÖSS-EA-1 notları kullanılır.   A : Okul ortalamalarının (X lerin) 100 – 200 arası notlara dönüştürülmesi ile elde edilen notlar:

A = 100 + 100 * (X – Xmin) / (Xmax – Xmin)

Xmax : ÖSS’deki en büyük puan ortalaması

Mmin : ÖSS’deki en küçük puan ortalaması

Yukarıdaki formüllerin uygulanması ile her okul için Sayısal, Sözel ve Eşit Ağırlıklı olmak üzere üç ÖSS

puan ortalaması (A değeri) hesaplanacaktır.

Not: Okulların geçerli yılda ÖSS puan ortalamalarının hesaplanabilmesi için ÖSS’ye başvuran son sınıf öğrenci sayılarının(öğrenim durumu 1 olan)  5 ve 5’ten fazla olması ve ÖSS-SÖZ-1, ÖSS-SAY-1 ve ÖSS-EA-1 puanlarının sıfırdan büyük olması gerekmektedir. Aksi durumda okulun değerleri var ise eski yıllarda ki değerlerinden, yoksa mevcut yıldaki Türkiye değerlerinden çekilir.

B5.Adayların Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanlarını Hesaplama Algoritması

Adayların Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanları (AOBP-SÖZ, AOBP-SAY, AOBP-EA), adayların

Ortaöğretim Başarı Puanları (OBP) ile okulların ÖSS İstatistikleri (A değerleri) kullanılarak aşağıdaki
formüle göre hesaplanır: [b] Bu formülün kullanılmasıyla her okulda öğrencilerin OBP’leri okulun ortalamasına göre ağırlıklandırılarak yükseltilecek ve AOBP’ler elde edilecektir (AOBP  OBP).

[/b]

Bu konuyu yazdır

Exclamation Kayseri Erciyes Üniversitesi’nin Adı ‘’Kayseri Alparslan Türkeş Üniversitesi’’ Olacak
Yazar: byyko - 04-09-2016, 23:22:30 - Forum: HABERLER - Yorum Yok

Milliyetçi Hareket Partisi’nin kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş’in ölümünün 19.Yıl dönümünde Erciyes Üniversitesinin isminin ‘’Kayseri Alparslan Türkeş Üniversitesi’’ olması için meclise MHP’li milletvekilleri tarafından kanun teklifi verildi.


Milliyetçi Hareket Partisi kurucu Genel Başkanı Alparslan TÜRKEŞ’in ölüm yıl dönümünde MHP Balıkesir Milletvekili İsmail OK ve MHP Kahramanmaraş Milletvekili Fahrettin Oğuz TOR tarafından , Erciyes Üniversitesinin isminin ‘’Kayseri Alparslan Türkeş Üniversitesi’’ olarak değiştirilmesi için kanun teklifi meclis başkanlığına sunuldu.

DEVLET ADAMLARININ İSİMLERİ ÜNİVERSİTELERDE YAŞIYOR

Ülkemizde uzun yıllar siyasetin içerisinde yer almış ve ülkesine hizmet etmiş siyasetçilerin isimleri bugün birçok üniversitede yaşamaktadır. Abdullah Gül, Adnan Menderes, Bülent Ecevit, Celal Bayar, İnönü, Necmettin Erbakan, Recep Tayyip Erdoğan, Süleyman Demirel ve Turgut Özal gibi isimlere şimdide Alparslan Türkeş ismi ekleniyor.  Türk Asker ve Siyaset Adamı olarak ülkesine uzun yıllar hizmet eden Alparslan Türkeş Başbakan yardımcılığı ve Devlet Bakanlığı görevlerini üstlenmiş, bu süre içerisinde Devlet Planlama Teşkilatı, Devlet İstatistik Kurumu, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü gibi bir çok kurum ve kuruluşları ülkesine kazandırmıştır.  Milliyetçi Hareket Partililer için manevi bir değer haline gelen Alparslan Türkeş ülkücüler tarafından Başbuğ diye adlandırılmış ve unutulmaz simaların başında gelmiştir.

İSMAİL OK ‘’DEVLETLER ADLARI KADAR YETİŞTİRDİKLERİ DEVLET ADAMLARI İLE ANILIR VE YAŞARLAR’’

Kanun teklifini hazırlayıp meclis başkanlığına sunan milletvekillerinden olan Balıkesir Milletvekili İsmail OK‘’Üniversiteler yetiştirdikleri öğrencileriyle, devletler de adları kadar yetiştirdikleri devlet adamları ile anılır ve yaşarlar. Büyük devlet adamlarına verilen değerler yeni büyük devlet adamlarının yetişmesine öncülük edecektir. Ülkeye hizmet eden devlet adamalarına gösterilmesi gereken vefa örneği; Şehirlerimizden yetişen devlet adamlarının o şehrin insanları tarafından ömür boyu hatırlanmaları ve gelecek nesillere öncülük edebilmeleri için şehirlerin önemli kuruluşlarına isimleri verilmesidir. Alparslan Türkeş ismi ülkesine üstün hizmetler sağlamış ve aynı zamanda milli fikirlerin ülkeye ve ülke gençliğine sahip olması için ömrünü  bir  davaya  adamış büyük fikir adamıdır’’ dedi.

TOR ‘’ TÜRKEŞ’E OLAN BAĞLILIĞIMIZ VE SADAKATİMİZ HİÇ EKSİLMEDİ’’
[b]Kahramanmaraş Milletvekili Fahrettin Oğuz Tor, Türkeş isminin gönüllerden hiçbir zaman çıkmadığını ve bu ismin artık bir bilim yuvasına verilmesi gerektiğini belirtip sözlerine söyle devam etti ‘’Vefatının üzerinden 19 sene geçmesine rağmen kendisine karşı beslediğimiz sevgi hiç azalmamış, sahip olduğumuz bağlılık ve sadakat hiç eksilmemiştir. Bilinmelidir ki, Türkeş Bey 80 yıllık hayatının hemen hemen tamamını ülkülerine vakfetmiş bir şuur, gönül ve dava insanıdır. Attığı her adımı millet yararına, söylediği her sözü vatan lehinedir. Bu nedenle isminin artık bir üniversite de yaşaması ve bu üniversitenin de baba ocağı olan Kayseri ilindeki Erciyes Üniversitesi isiminin ’Kayseri Alparslan Türkeş Üniversitesi’ olarak değiştirilmesidir’’ dedi.

[/b]

Bu konuyu yazdır

Wink 2015-2016 Yılı Tüm Ders Kitapları
Yazar: byyko - 04-09-2016, 23:18:43 - Forum: PDF KİTAP PAYLAŞIMLARI - Yorum Yok


KİTABIN ADI

YAYINEVİ

BAKANLIK

ÖZEL
SEKTÖR

ALMANCA 5  Ders ve Çalışma Kitabı  (TOKO DEMO A 1.2)

MEB

 

ARAPÇA 4 DERS ve ÇALIŞMA KİTABI

MEB

KÜRE YAY.

BİLİM UYGULAMALARI - 6

MEB

 

DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BLG. 4 DERS KİTABI

MEB

ÖZGÜN MATB.

DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BLG. 5 DERS KİTABI

MEB

ÖZGÜN MATB.

DİN KÜLTÜRÜ 6 DERS KİTABI

MEB

GİZEM YAY.

DİN KÜLTÜRÜ 7 DERS KİTABI

MEB

DOKU YAY.

DİN KÜLTÜRÜ 8 DERS KİTABI

MEB

KÜRE YAY.

FEN BİLİMLERİ 3 DERS KİTABI(1-2-3. KİTAP)

 

İPEK YOLU YAY.

FEN BİLİMLERİ 4 DERS KİTABI(1-2-3. KİTAP)

 

TUTKU YAY.

FEN BİLİMLERİ 5

MEB

BİLİM

FEN BİLİMLERİ 6

MEB

ALTIN KİTAPLAR

FEN BİLİMLERİ 7

 

ADA MATB.

FEN VE TEKNOLOJİ 8

 

YILDIRIM YAY.

FRANSIZCA 5 Çalışma Kitabı (CACHE-CACHE 2)

MEB

 

FRANSIZCA 5 DERS KİTABI (CACHE-CACHE 2)

MEB

 

HAYAT BLG. 1 DERS KİTABI (1-2-3. KİTAP)

 

KOZA YAY.

HAYAT BLG. 2 DERS VE ÖĞRENCİ ÇALIŞMA KİTABI (1-2-3.KİTAP)

 

YILDIRIM YAY.

HAYAT BLG. 3 DERS VE ÖĞRENCİ ÇALIŞMA KİTABI (1-2-3.KİTAP)

 

AÇILIM YAY.

HUKUK VE ADALET

MEB

 

İLKOKUL İNGİLİZCE 2 STUDENT'S BOOK - WORKBOOK

MEB

CEM VEB OFSET

İLKÖĞRETİM ARAPÇA 5 DERS KİTABI ve ÇALIŞMA KİTABI

MEB

 

İLKÖĞRETİM ARAPÇA 6 DERS KİTABI ve ÇALIŞMA KİTABI

MEB

 

İLKÖĞRETİM ARAPÇA 7 DERS KİTABI ve ÇALIŞMA KİTABI

MEB

 

İLKÖĞRETİM T.C. İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK 8 DERS ve
ÖĞRENCİ ÇALIŞMA KİTABI

 

TUNA MATB.

İ.HATİP ORTAOKULU TEMEL DİNİ BİLGİLER (İSLAM, 5)

MEB

DOKU YAY.

İ.HATİP ORTAOKULU TEMEL DİNİ BİLGİLER (İSLAM,8)

MEB

 

İ.HATİP TEMEL DİNİ BİLGİLER (İSLAM, 6)

MEB

 

İNGİLİZCE 3 STUDENT'S BOOK & WORKBOOK

 

BİLEN GÖRSEL

İNGİLİZCE 4 STUDENT'S & WORKBOOK (1-2-3. KİTAP) 

 

LİDER BAS. YAY.

İNGİLİZCE 6 STUDENT'S BOOK 

 

EVRENSEL İLET.

İNGİLİZCE 7 STUDENT'S BOOK  & WORKBOOK

 

LİDER BAS. YAY.

İNGİLİZCE 8 STUDENT'S BOOK & WORKBOOK

 

EVRENSEL İLET.

MATEMATİK 1 DERS KİTABI (1-2-3. KİTAP)

 

KOZA YAY.

MATEMATİK 2 DERS ve ÖĞRENCİ ÇALIŞMA KİTABI (1-2-3.KİTAP)

 

NETBİL BAS. YAY.

MATEMATİK 3 DERS ve ÖĞRENCİ ÇALIŞMA KİTABI (1-2-3. KİTAP)

 

EVRENSEL İLET.

MATEMATİK 4 DERS ve ÖĞRENCİ ÇALIŞMA KİTABI (1-2-3.KİTAP)

 

DİKEY YAY.

MATEMATİK 6

 

DİKEY YAY.

MATEMATİK 7

 

TUTKU YAY.

MATEMATİK 8 DERS VE ÖĞRENCİ ÇALIŞMA KİTABI

MEB

SEVGİ YAY.

MATEMATİK UYGULAMALARI 5 

MEB

 

MATEMATİK UYGULAMALARI 6

MEB

 

MATEMATİK UYGULAMALARI 7

MEB

 

MÜZİK 1 ÇALIŞMA KİTABI

MEB

 

MÜZİK 2 ÇALIŞMA KİTABI

MEB

 

MÜZİK 3 ÇALIŞMA KİTABI

MEB

 

MÜZİK 4 ÇALIŞMA KİTABI

MEB

 

MÜZİK 5 ÇALIŞMA KİTABI

MEB

 

MÜZİK 6 ÇALIŞMA KİTABI

MEB

 

MÜZİK 7 ÇALIŞMA KİTABI

MEB

 

MÜZİK 8 ÇALIŞMA KİTABI

MEB

 

ORTAOKUL FEN BİLİMLERİ 5  (1-2.KİTAP)         

MEB

BİLİM VE KÜLT

ORTAOKUL İ.HATİP ORTAOKULU HZ. MUHAMMEDİD'İN HAYATI 5

MEB

TEKNO ARTI YAY.

ORTAOKUL İNGİLİZCE 5 STUDENT'S BOOK-WORKBOOK

MEB

EVRENSEL İLET.

ORTAOKUL İNGİLİZCE 5 WORKBOOK

 

ORTAOKUL MATEMATİK 5  (1-2.KİTAP)         

MEB

ÖZGÜN MATB.

ORTAOKUL TEMEL DİNİ BİLGİLER (İSLAM, 1)

MEB

 

ORTAOKUL TEMEL DİNİ BİLGİLER (İSLAM, 2)

MEB

 

ORTAOKUL VE İ.HATİP ORTAOKULU HZ. MUHAMMED'İN HAYATI 6

 

DÖRTEL YAY.

ORTAOKUL VE İ.HATİP ORTAOKULU HZ. MUHAMMED'İN HAYATI 7

MEB

 

ORTAOKUL VE İ.HATİP ORTAOKULU HZ. MUHAMMED'İN HAYATI 8

MEB

 

ORTAOKUL VE İ.HATİP ORTAOKULU KUR'AN-I KERİM 5

MEB

TUTKU YAY.

ORTAOKUL VE İ.HATİP ORTAOKULU KUR'AN-I KERİM 6

MEB

 

ORTAOKUL VE İ.HATİP ORTAOKULU KUR'AN-I KERİM 7

MEB

 

ORTAOKUL VE İ.HATİP ORTAOKULU KUR'AN-I KERİM 8

MEB

 

ORTAOKUL VE İ.HATİP ORTAOKULU MEDYA OKURYAZARLIĞI 

MEB

 

ORTAOKUL VE İ.HATİP ORTAOKULU TEMEL DİNİ
BİLGİLER (İSLAM 7)

MEB

 

ORTAOKUL VE İ.HATİP ORTAOKULU YAŞAYAN
DİLLER VE LEHÇELER KÜRTÇE 5 KURMANÇİ - 5 ZAZAKİ

MEB

 

PAMUK ŞEKERİM 1

MEB

 

PAMUK ŞEKERİM 2

MEB

 

SOSYAL BİLGİLER 4 DERS KİTABI ÖĞRENCİ
ÇALIŞMA KİTABI (1-2-3. KİTAP)

 

DİKEY YAY.

SOSYAL BİLGİLER 5 DERS ve ÇALIŞMA KİTABI

 

EVREN YAY.

SOSYAL BİLGİLER 6 DERS ve ÇALIŞMA KİTABI

MEB

YAKIN ÇAĞ YAY

SOSYAL BİLGİLER 7 DERS ve ÇALIŞMA KİTABI

MEB

TUNA MATB.

TRAFİK GÜVENLİĞİ  ÇALIŞMA KİTABI

MEB

TUNA MATB.

TÜRKÇE 1 OKUMA YAZMA ÖĞRENİYOKRUM-DERS VE ÖĞRENCİ
ÇALIŞMA KİTABI (1-2-3.

 

YILDIRIM YAY.

TÜRKÇE 2 DERS VE ÖĞRENCİ ÇALIŞMA KİTABI (1-2-3.KİTAP)

 

GİZEM YAY.

TÜRKÇE 3 DERS VE ÖĞRENCİ ÇALIİŞMA KİTABI (1-2-3. KİTAP)

 

ÖZGÜN MATB.

TÜRKÇE 4 DERS VE ÖĞRENCİ ÇALIŞMA KİTABI (1-2-3. KİTAP) 

 

ENGİN YAY.

TÜRKÇE 5 DERS KİTABI

 

CEM VEBOFSET

TÜRKÇE 6 DERS ve ÇALIŞMA KİTABI

MEB

ÖĞÜN YAY.

TÜRKÇE 7 DERS ve ÇALIŞMA KİTABI

MEB

MERAM YAY

TÜRKÇE 8 DERS ve ÇALIŞMA KİTABI

MEB

EVREN YAY.

Bu konuyu yazdır

Wink C# Win Forms - C# ile Masaüstü Programlama
Yazar: byyko - 04-09-2016, 23:12:46 - Forum: BİLGİSAYAR - Yorum Yok

C# ile winforms uygulamalarına giriş

Bu konuyu yazdır

Wink Dokuz Basamağa Kadar Olan Doğal Sayıların Okunuşu ve Yazılışı
Yazar: byyko - 04-09-2016, 23:09:38 - Forum: 5.SINIF - Yorum Yok

Dokuz Basamağa Kadar Olan Doğal Sayıların Okunuşu ve Yazılışını doğru şekilde yapabilmemiz için; basamak, bölük, basamak değeri gibi terimleri bilmemiz gerekir. 

Basamak: Rakamların bulunduğu yerlerdir.
Basamak Değeri: Herhangi bir rakam ile o rakamın bulunduğu basamağın sayısal değerinin çarpılması ile elde edilen sonuca denir.
Bölük: Sayıların sağdan başlanarak sıralı şekilde üçer üçer ayrılması ile bölükler oluşur.
ÖRNEK: 523 126 407 sayısının basamaklarını, bölüklerini gösteriniz ve basamak değerlerini hesaplayınız.
milyonlusayilarinokunusu-260x176.jpgYanda verilen sayı “Beş yüz yirmi üç milyon yüz yirmi altı bin dört yüz yedi” diye okunur.
Yandaki resimde sayının basamaklarının isimleri ve bölükleri yazılmıştır.
 
 

Aşağıdaki resimde de sayının basamak değerleri hesaplanarak bulunmuştur. Resimden de anlaşılacağı gibi, bir sayının basamak değerleri, rakamlar ile rakamların bulunduğu basamakların sayısal değeri çarpılarak bulunur. 
basamakdegeri-260x144.jpg523 126 407 sayısında bulunan 4 rakamını inceleyecek olursak; 4 rakamı yüzler basamağında bulunmaktadır. 4 rakamının basamak değeri 400 dür.
 
 
NOT: Büyük sayılar okunurken önce sayı bölüklerine ayrılır. Daha sonra büyük bölükten küçük bölüğe doğru okumak üzere her bir bölükte bulunan sayı bölüğün ismi ile beraber söylenir.
ÖRNEK: 702 305 046 sayısının okunuşu nasıldır?
ÇÖZÜM: 702 305 046 sayısını bölüklerine ayırırsak; birler bölüğün de 046, binler bölüğün de 305,milyonlar bölüğün de 702 sayıları bulunmaktadır. 702 305 046 sayısını okurken bölüklerde bulunan sayıyı bölüğün ismi ile beraber, büyük bölükten küçük bölüğe doğru söylememiz gerekir. 
     702            305          046  = Yedi yüz iki milyon üç yüz beş bin kırk altı
Milyonlar       Binler       Birler
NOT: Okunuşu verilen sayılar rakamla yazılırken önce her bölüğü temsil eden çizgiler çizilir. Daha sonra bölükte bulunan sayılar o bölüğün çizgisine yazılır. Her bölükte üç basamak bulunduğu için; eğer bölükte boş basamak kalırsa o basamaklara da sıfır rakamı yazılmalıdır.
ÖRNEK: Okunuşu “Yetmiş milyon altı yüz iki bin kırk sekiz” olan sayıyı rakamla yazınız.
ÇÖZÜM: Verilen sayının milyonlar bölüğünde 70, binler bölüğünde 602, birler bölüğünde de 48 sayısı bulunmaktadır. Her sayıyı kendi bölüğüne rakamla yazıp boş kalan basamaklara da sıfır rakamını yazalım.
   070                 602              048      sayısı elde edilir.
Milyonlar         Binler           Birler 
Doğal sayıların önündeki sıfır rakamının bir önemi olmadığından, okunuşu “Yetmiş milyon altı yüz iki bin kırk sekiz” olan sayı rakamla 70 602 048 şeklinde yazılır.

Bu konuyu yazdır

Wink Sayı ve Şekil Örüntüleri
Yazar: byyko - 04-09-2016, 23:09:01 - Forum: 5.SINIF - Yorum Yok

Belirli bir kurala göre ilerleyen, aralarında mantıksal bir ilişki bulunan sayılara Sayı Örüntüsü, şekillere deŞekil Örüntüsü denir.

ÖRNEK: Ali ilk gün 40 sayfa daha sonraki beş gün ise 10 ar sayfa kitap okumuştur. Buna göre Ali toplam kaç sayfa kitap okumuştur?
ÇÖZÜM: Ali’nin okuduğu sayfaları yazıp toplayalım.
40+10+10+10+10+10= 90 sayfa kitap okumuştur.
ÖRNEK: 1, 4, 7, 10 şeklinde devam eden sayı örüntüsünün sonraki üç adımını da siz oluşturunuz.
ÇÖZÜM: Bir sayı örüntüsünü devam ettirebilmemiz için örüntüde bulunan sayılar arasındaki kuralı anlamamız gerekir.
1, 4, 7, 10 sayı örüntüsünde sayılar üçer üçer artmaktadır. Dolayısı ile örüntüde ki diğer sayılarda üçer üçer artarak devam etmelidir. Öyle ise; 1, 4, 7, 10, 13, 16, 19, …  şeklinde örüntü sonsuza kadar gider. Örüntü sonsuza kadar devam eder; fakat bize sonraki üç adımı sorduğu için, bu adımlar 13, 16, 19 dur.
ÖRNEK: Aşağıdaki şekil örüntüsünün bir sonraki adımında kaç tane üçgen bulunur.
sekiloruntusu-260x130.jpgÇÖZÜM: Şekil örüntülerinin devam ettirebilmemiz için şekiller arasındaki sayısal ilişkileri anlamamız gerekir. Yandaki örüntünün ilk adımı 1 tane üçgen ile başlamış ve ilerleyen her adımda şekle 1 üçgen daha eklenmiştir. Dolayısıyla bir sonraki adımda şekle bir tane daha üçgen eklenecektir ve toplam 4 tane üçgen bulunacaktırCevap 4 tür.

Bu konuyu yazdır

Wink Doğal Sayılarda Bölme İşlemi
Yazar: byyko - 04-09-2016, 23:07:56 - Forum: 5.SINIF - Yorum Yok

Bir sayının içerisinde başka bir sayının kaç kere bulunduğunu bulmak için yapılan işleme Bölme İşlemidenir.

bolmeislemi-207x187.jpg
Bölme işleminde bölünenbölenbölüm ve kalan gibi ifadeler kimlere denir yandaki resimde gösterilmiştir.
Bir bölme işleminin sonucunda kalan kısmında 0 (Sıfır) sayısı bulunuyorsa, o bölme işlemine kalansız bölme işlemidenir. Eğer bölünen sayı bölen sayının katlarından biri ise böyle bölme işlemlerinin sonucu hep kalansız olur.
Bölme işleminde bölünen, bölen, bölüm ve kalan arasında bir eşitlik vardır. Yandaki bölme işleminde 246 sayısı 5 sayısına bölünmüştür. Yapılan bölme işlemi sonucunda 246’nın içerisinde 5, 49 defa bulunmus olup geriye de 1 kalmıştır. 246 sayısı 5 sayısının 49 katından 1 fazladır. Yani 246 = (5×49) + 1 dir. Bu işlemlerden anlaşılacağı üzere; bir bölme işleminde Bölünen sayı, Bölen ile Bölümün çarpımının kalan ile toplanmasına eşittir.
Yani; Bölünen sayı = (Bölen x Bölüm) + Kalan dir. Bu eşitliği bilmemiz bize sorularda fayda sağlayacaktır.

Bu konuyu yazdır

Exclamation ÖSYM'den LYS adaylarına video film
Yazar: byyko - 04-09-2016, 22:55:33 - Forum: HABERLER - Yorum Yok

ÖSYM, 14 Nisan'da sona erecek Lisans Yerleştirme Sınavlarına (LYS) başvuracak adaylara yönelik video film hazırladı.









ÖSYM Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğince hazırlanan 45 saniyelik film, kurumun internet sitesinde yayımlanacak.

 
Filmde, Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) puanlarından en az biri 180 ve daha fazla olan adayların girebileceği LYS için başvuruların 14 Nisan'da sona ereceği hatırlatıldı.
 
Adayların, ÖSYM'nin başvuru merkezleri ile sınav koordinatörlüklerinden başvuru yapabileceklerinin anlatıldığı filmde, internet aracılığıyla bireysel başvuruların ise 14 Nisan saat 23.59'da sona ereceği aktarıldı.
 
LYS'nin haziran ayında ve 5 ayrı oturum halinde gerçekleştirileceğine işaret edilen filmde, "Değerli LYS adayı arkadaşlarım. Başvuruya ilişkin belgeyi sistem üzerinden edinerek yerleştirme işleminin sonuna kadar özenle saklayalım" ifadelerine yer verildi. AA

Bu konuyu yazdır

Exclamation MEB ile 'Google For Education' arasında iş birliği
Yazar: byyko - 04-07-2016, 23:49:14 - Forum: HABERLER - Yorum Yok

Milli Eğitim Bakanı Avcı, Google ile başlatılan iş birliğiyle günlük hayatın bir parçası haline gelen uygulamaların, eğitim ve öğrenme için de yeni pencereler açmasının sağlanacağını belirtti.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Google ile başlatılan iş birliğiyle günlük hayatın bir parçası haline gelen uygulamaların, eğitim ve öğrenme için de yeni pencereler açmasının sağlanacağını belirterek, "Pilot çalışmalarda eğitimcilerimizin ve öğrencilerimizin, teknolojiyi eğitim için araç kılma becerilerini gözleme imkanı bulacağız." dedi.

Başkent Öğretmenevi'nde düzenlenen Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve "Google For Education" iş birliği protokolü imza töreni ile "Google Üniversite Seçimim" platformu tanıtımına, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Ahmet Onur Ak, Google Avrupa-Ortadoğu-Afrika Bölge Müdürü Liz Sprout, Google Türkiye Pazarlama Müdürü Özgür Kirazcı ile yetkililer ve öğrenciler katıldı.

Avcı, "Google ile başlattığımız bu iş birliğiyle, günlük hayatın bir parçası haline gelen uygulamaların, eğitim ve öğrenme için de yeni pencereler açması sağlanacaktır. Pilot çalışmalarda eğitimcilerimizin ve öğrencilerimizin, teknolojiyi eğitim için araç kılma becerilerini gözleme imkanı bulacağız." şeklinde konuştu.

Bu tecrübenin Google Education'a da işlevsel yararlı bilgiler kazandıracağına, ürün geliştiricilere yeni fikirler sunacağına inandığını ifade eden Nabi Avcı, Google'ın üniversite adayı öğrenciler için Bakanlığın desteğiyle hazırladığı "üniversite seçimim" uygulamasının da öğrencilere, ülkedeki üniversiteler hakkında rehberlik yapacağını da sözlerine ekledi.

Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Ahmet Onur Ak ise İstanbul, Eskişehir, Antalya, Ankara ve İzmir'deki 5 okulda pilot çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.

"Google bu projeyi sadece Türkiye için yaptı"

Google Türkiye Pazarlama Müdürü Özgür Kirazcı da Google'ın misyonunun dünyadaki bilgileri düzenleyerek, herkes için erişilebilir ve kullanılır hale getirmek olduğunu ifade etti.

Özgür Kirazcı, "Amacımız, Türkiye'de 210 üniversitedeki 10 bin 700'den fazla programı öğrencilerin kolay şekilde takip edebilmesi, araştırabilmesi ve hayatları için en doğru kararı verebilmesi." ifadelerini kullandı.

Google'ın bu projeyi sadece Türkiye için yaptığını, yaklaşık bir yıldır bunun üzerinde çalıştıklarını ifade eden Kirazcı, üniversitelerin tanıtım videolarını hazırladıklarını anımsattı.

Bu konuyu yazdır

Wink Üniversite Tercihlerinde En Gözde Meslekler
Yazar: byyko - 04-07-2016, 23:46:37 - Forum: REHBERLİK - Yorum Yok

Üniversite tercihlerinde öğrencilerin en çok tercih ettikleri alanlar meslekler neler ? Gelecek kaygısının yüksek olduğu ülkemizde gençler en çok hangi meslekleri tercih ediyorlar.

ŞANSLARI ÇOK YÜKSEK

Elektronik Mühendisliği: Uydu, cep telefonu gibi haberleşme sistemlerindeki gelişme bu alana olan ilgiyi artırdı. Dolayısıyla Elektronik mühendislerinin şansı çok yüksek.
TÜRKİYE’NİN İHTİYACI VAR
AB Uzmanlığı: Avrupa Birliği’ne kabul sürecinde Türkiye, bu konuda uzman kişilere ihtiyaç duyacak. AB uzmanı gençler, geçmiş yıllara oranla daha çok ilgi görecek.
YILDIZLARI HİÇ SÖNMEZ
Tıp ve Sağlık Bilimleri: Doktorluk, hemşirelik ve eczacılığın elbette sönmüyor. Özellikle estetik cerrahi, beslenme uzmanlığı ve psikiyatri size iyi bir gelecek sağlayabilir.
AB SÜRECİ ÖNÜNÜ DAHA DA AÇTI
Hukuk: AB süreciyle özellikle uluslararası hukuk konusunda uzmanlaşmış ve bunu da yabancı diliyle desteklemiş kişilere ihtiyaç duyulacaktır.
EĞİTİMLİ İŞ GÜCÜ ARANIYOR
Reklamcılık-Halkla İlişkiler: Medyanın dördüncü kuvvet haline geldiği bir süreç, aynı zamanda bu alandaki işgücü ihtiyacını da artırdı.
OLDUKÇA HAREKETLİ BİR ALAN
Veri Analistliği: Özellikle bankaların, telefon operatörlerinin veri analizine ihtiyaç duyması bu alanı hareketlendirdi. Bilgisayar mühendisleri de buradan faydalanıyor.
GÜNÜN VE YARININ MESLEĞİ
Psikoloji: Teknolojik gelişmişlikle birlikte yaşanan olumsuzlukları ortadan kaldıracak, psikoloji alanında yetişmiş insan gücüne olan ihtiyaç her geçen gün artıyor.
İŞ İMKANI ÇOK GENİŞ
Endüstri Ürünleri Tasarımı: İş olanakları geniş olan endüstri ürünleri tasarımı bölümü, pekçok üniversitede yer alıyor.
İlk tercihine giren az
– Açıköğretim hariç devlet ve vakıf üniversitelerinin lisans programlarına geçen yıl 177 bin 516 öğrenci yerleşti. Bu öğrencilerden ilk beş tercihinden birine yerleşen aday sayısı 58 bin 181, ilk tercihine yerleşen aday sayısı ise 12 bin 842. Gençler arasında en fazla ilgi gören meslekler, yüzde 31 ile mühendislik ve mimarlık, yüzde 15 ile doktorluk, yüzde 12 ile öğretmenlik. Fakat ilk beş tercihinden birine yerleşen adayların yüzde 32’si eğitim fakültelerine, yüzde 19’u mühendislik ve mimarlık fakültelerine yerleşti.
Bunları da bir düşünün
Yönetim Bilişim Sistemleri, Enformatik, Uluslararası Ticaret, Bilişim Sistemleri Mühendisliği, Ekonomi, Endüstri Mühendisliği, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler, Genetik de geleceğin meslekleri olarak gösteriliyor. Tercih yaparken bu meslekleri de gözönünde bulundurun
TERCİH EDİLEN MESLEKLERİN MESLEK GRUPLARINA GÖRE SIRALANMASI
  • MÜHENDİSLİK MESLEK GRUBU (% 20.3)
  1. Bilgisayar Mühendisi – % 5.61
Elektrik/Elektronik Mühendisi , Endüstri Mühendisi ,Genetik Mühendisi / Moleküler Biyoloji ,Makine Mühendisi ,Kimya Mühendisi ,İnşaat Mühendisi ,İşletme Mühendisi ,. Uçak / Havacılık Mühendisi ,Matematik Mühendisi ,Tekstil Mühendisi ,Gıda Mühendisi , Jeofizik Mühendisi ,Orman Mühendisi ,Çevre Mühendisi – % 0.03
  • EĞİTİM / ÖĞRETMENLİK MESLEK GRUBU (% 13.72)
  1. Matematik Öğretmeni – % 2.91
Türkçe / Edebiyat Öğretmeni ,Sınıf Öğretmeni ,İngilizce Öğretmeni ,Fizik – Kimya – Biyoloji Öğretmeni ,Anaokulu Öğretmeni ,Tarih – Coğrafya Öğretmeni – % 0.97
  • TIP ve SAĞLIK BİLİMLERİ MESLEK GRUBU ( % 12.52)
  1. Doktor – % 5.95
Eczacı ,Diş Hekimi , Veteriner ,Hemşire ,Sağlık Bilimleri (Fizik Ted. Lab.) ,Beslenme Uzmanı – % 0.05
  • TEMEL BİLİMLER MESLEK GRUBU ( % 9.35)
  1. Psikolog / Rehber ve Psikolojik Danışman – % 4.56
Arkeolog ,Biyolog ,Astronom / Uzay Bilimcisi ,Edebiyatçı ,Denizci / Deniz Bilimcisi , Tarihçi , Sosyolog / Felsefeci ,Fizikçi ,Dil Bilimci ,Din Bilimci
  • İKTİSADİ ve İDARİ BİLİMLER MESLEK GRUBU (% 9.12)
  1. İşletmeci – % 3.19
İktisatçı / Ekonomist ,Bankacı ,Kamu Yöneticisi ,Borsacı / Yatırım Danışmanı , Muhasebeci ,Enformatik / Bilişim Uzmanı ,Pazarlama Uzmanı ,Mali Müşavir / Maliyeci, Sigortacı / Aktüerya – % 0.05
  • İLETİŞİM MESLEK GRUBU ( % 6.86)
  1. Radyo-TV-Sinema % 1.74
Halkla İlişkiler Uzmanı ,Gazeteci ,Reklamcı ,Sunucu / Haber Spikeri – % 0.38
  • HUKUK MESLEK GRUBU ( % 5.47)
  1. Avukat – % 4.14  2. Hakim / Savcı – % 1.33
  • SANATSAL MESLEK GRUBU ( % 4 )
  1. Tiyatrocu – % 1.11
Güzel Sanatlar (Resim-Müzik-Heykel) ,Moda Tasarımcısı ,Ses – Sinema Sanatçısı , Görsel Sanatlar / Grafiker ,Dansçı / Sahne Sanatları – % 0.02
  • MİMARLIK MESLEK GRUBU ( % 3.83)
  1. Mimar – % 2.11   2. İç Mimar – % 1.72
  • SİYASET BİLİMİ ve ULUSLARARASI İLİŞKİLER MESLEK GRUBU ( % 3.47)
  1. Uluslararası İlişkiler Uzmanı – % 2.22
Diplomat / Büyükelçi ,Siyaset Bilimcisi / Siyasetçi – % 0.55
  • SPOR MESLEK GRUBU ( % 1.95)
Burada tanımlanmış meslek grupları dışında kalan asker/subay, bilgisayar programcısı, endüstri ürünleri tasarımı, mütercim tercüman, pilot, polis, turizmci, meteoroloji uzmanı meslekleri geriye kalan % 9’luk tercihleri oluşturmaktadır.
Sonuçlar;
  • Bölgesel dağılımın % 40’ı İstanbul, % 60’ı Türkiye genelinde (toplam 41 il)
  • Yaş ortalaması 17 20.518’i erkek – % 44 25.261’i kız – % 56  toplam 45.779

Bu konuyu yazdır

Wink M.T.O.K NEDİR?
Yazar: byyko - 04-07-2016, 23:45:12 - Forum: REHBERLİK - Yorum Yok

M.T.O.K ;Mesleki ve Teknik Ortaöğretim Kurumlarının kısaltılmasıdır. M.T.O.K. uygulamasıyla getirilen yenilik bu okullara sadece ilgili mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun öğrencilerin yerleşebilmesidir. Bu sayede teknoloji fakülteleri kurularak başta mühendislik bölümleri olmak üzere meslek ve teknik lise mezunu öğrencilere daha bir çok bölümün önü açılmıştır. M.T.O.K. bölümlerine o alana giriş hakkı olan mesleki teknik eğitim öğrencileri dışında başka mesleki teknik eğitim öğrencileri ve normal lise eğitimi almış öğrenciler (Düz, Anadolu, Fen, Sosyal Bilimler lisesi vb. ) seçim yapamazlar, tercih yapıp M.T.O.K. bölümlerini kazansalar bile bu bölümlerde okuyamazlar. Bu M.T.O.K. bölümlerini tercih edecek mesleki ve teknik eğitim almış öğrencilerin OBP (ortaöğretim başarı puanları) 0,12 ile çarpılır ve bunun dışında ek puan ya da ayrıcalık tanınmaz.

M.T.O.K. ile öğrenci alan bölümlerin alanlara göre dağılımı:

BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ
Bilgisayar Mühendisliği (M.T.O.K.)
 
Elektrik-Elektronik Mühendisliği (M.T.O.K.)
Yazılım Mühendisliği (M.T.O.K.)
ELEKTRİK-ELEKTRONİK TEKNOLOJİLERİ
Bilgisayar Mühendisliği (M.T.O.K.)
Elektrik-Elektronik Mühendisliği (M.T.O.K.)
Mekatronik Mühendisliği (M.T.O.K.)
MAKİNE TEKNOLOJİSİ
Makine Mühendisliği (M.T.O.K.)
İmalat Mühendisliği (M.T.O.K.)
Mekatronik Mühendisliği (M.T.O.K.)
Otomotiv Mühendisliği (M.T.O.K.)
METAL TEKNOLOJİSİ
Metalurji ve Malzeme Mühendisliği (M.T.O.K.)
İmalat Mühendisliği (M.T.O.K.)
MOBİLYA VE İÇ MEKAN TASARIMI
Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği (M.T.O.K.)
MOTORLU ARAÇLAR TEKNOLOJİSİ
İmalat Mühendisliği (M.T.O.K.)
Makine Mühendisliği (M.T.O.K.)
Mekatronik Mühendisliği (M.T.O.K.)
Otomotiv Mühendisliği (M.T.O.K.)

Bu konuyu yazdır

Wink Sunum, Tartışma ve Panel
Yazar: byyko - 04-07-2016, 23:37:21 - Forum: DİL VE ANLATIM - Yorum Yok

Sunum Ve Tartışma

Sunum : Bilgileri yenileyen pekiştiren hatırlatan önemli noktaları öne çıkaran bir çalışma sonucunu açıklayan yapılan araştırmaların anketlerin sonuçlarını değerlendiren önemli olay ve olguları dile getirmek üzere yapılan konuşmalara sunum denir.

Sunum Yapacak Kişinin Özellikleri ;

1-) Güncel bir konu seçmeli
2-) Sunumda farklı kaynaklardan faydalanmalı
3-) Sunumdan önce prova yapmalı
4-) Ciddi ağırbaşlı olmalı ve beden dilini iyi kullanmalı
5-) Konuşurken ses tonunu iyi ayarlamalı
6-) Telaffuzuna dikkat etmeli, sunum sırasında izleyicilerin sorularını kibarca cevaplamalı


Tartışma : Bir grubu veya toplumun çoğunluğunu ilgilendiren, önceden belirlenen bir konu hakkında farklı düşünceleri olan kişilerin konuyla ilgili görüşlerini açıklamak, sorunu çözmek muhatabın zayıf yönlerini bulmak amacıyla yaptıkları karşılıklı konuşmalara tartışma denir. 


Tartışmada Başkanın Görevleri ;

  • Konuyu özellikleri ve sınırlarıyla izleyiciye aktarır.
  • Konuşmacılara eşit süreler verir.
  • Konuşmacıların konu dışına çıkmalarını engeller.
  • Konuşmacılara tarafsız davranır.
  • Tartışma sonucunu kısa cümlelerle rapor haline getirir.  
Tartışma Çeşitleri : Münazara, panel, açık oturum, forum, bilgi şöleni

Tartışma Yönteminin Aşamaları ;

1-) Tartışılıcak konu belirlenir.
2-) Tartışma, sorular ile yönlendirilir.
3-) Kullanılıcak araç-gereçler belirlenir.
4-) Tartışma yapılıcak fiziksel ortam hazırlanır.
5-) Tartışma sonunda bir değerlendirme yapılır ve sonuç bildirisi hazırlanır. 

Panel : Bir konunun farklı yönleri konusunda uzman olan kişiler tarafından tartışmak maksadıyla yapılan karşılıklı konuşmalara panel denir.
  • Panelde bir başkan bulunur.
  • Bilimsel, sosyal ve siyasi konularda düzenlenebilir.
  • Tartışma bir sohbet havası içinde gerçekleşir.
  • Panellerde genellikle 3-6 arasında konuşmacı bulunur.
  • Başkan konuşulucak konuyu açıklar ve konuşmacıları tanıtır.
  • Konuşmacıların ne kadar süreyle, hangi sırayla konuşacaklarını belirtir.
  • Her konuşmacıya eşit süre verir.
  • Zorunlu haller dışında konuşmacıların sözünü kesmez. 

Bu konuyu yazdır

Wink Destanlar
Yazar: byyko - 04-07-2016, 23:36:06 - Forum: TÜRK EDEBİYATI - Yorum Yok

Bir milletin başından geçen çeşitli olaylar , felaketler , sevinçler , yenilgi ve başarılar bu olaylardaki kahramanlar türeyiş , yaratılış ve bunun gibi konular destanlarda yer alır. Destanlar bir milletin sözlü ve ortak edebi ürünleridir. Destanlar milletlere özgüdür, ulusaldır. Bireysel değil toplumsaldır.


Destanların bir kısmı inanılmayacak kadar hayali, mitolojik, bir kısmıda tarihi olaylara dayanan olağan üstü özelliklerdir. Destanlar bir milletin efsanevi tarihi sayılabilir. Destanlar manzum olarak sölenir.


Destani Dönem (İslamiyetten Önceki Türk Edebiyatı)
1-) Sözlü Edebiyatın Özellikleri

  • Eserler anonimdir.
  • Bu eserler zaman içinde değişiklik göstermiş, her topluluk boy bunları kendine göre uyarlamıştır.
  • Eserler sanatçı veya bilgin diyebileceğimiz kişiler tarafından söylenmiş bu kişilere ozan, şaman, baksı, kam gibi isimler takılmıştır.
  • Müzikle iç içe edebiyat eserler kapuz denilen bir saz eşliğinde söylenmiştir.
  • Dil, Türkçe'nin en sade halidir.
  • Sözlü olarak taşınabildiği için şiir veya şiire yakın söyleyişlerdir.
  • Eserler dörlüklerden oluşmuştur. Mısra başı kafiye ve mısra sonlarında yarım kafiyeler bu dönemin eserlerinin özelliklerindendir.
  • Eserlerde milli hece ölçüsü kullanılmıştır.
  • Son olarak toplum yaşantısı, aşk, ölüm, yiğitlik gibi konular ele alınmıştır.
  • Sözlü dönemde verilmiş edebi ürünler koşuk sagu ve sav destandır.
 Sözlü Edebiyat                 Halk Edebiyatı                   Divan Edebiyatı
Koşuk            >>>>           Koşma              >>>>            Gazel
Sagu              >>>>              Ağıt              >>>>              Mersiye
Sav              >>>>              Atasözü          >>>>      Darb-ı Mesel


İslamiyetten Önceki Türk Destanları
1-) Altay - Yakut Destanı
  • Yaradılış Destanı
2-) Saka Destanları
  • Alp Er Tunga Destanı
  • Şu Destanı
3-) Oğuz - Hun Destanları
  • Oğuz Kağan Destanı
  • Atilla Destanı
4-) Göktürk Destanları
  • Bozkurt Destanı
  • Ergenekon Destanı
5-) Uygur Destanları
  • Türeyiş Destanı
  • Göç Destanı
İslamiyetin Kabulünde Sonraki Türk Destanları

1-) Saltuk Buğra Han Destanı
2-) Manas Destanı
3-) Cengizname Destanı
4-) Seyyit Battal Gazi Destanı
5-) Daniişmend Gazi Destanı
6-) Köroğlu Destanı

Bu konuyu yazdır

Wink Atom Modelleri
Yazar: byyko - 04-07-2016, 23:34:19 - Forum: KİMYA - Yorum Yok

 

1-) Dalton Atom Modeli
2-) Thamson Atom Modeli

3-) Rutherford Atom Modeli
4-) Bohr Atom Modeli
5-) Modern Atom Modeli

1-) Dalton Atom Modeli : 1808 yılında Dalton adlı bilim adamı atom hakkında ilk bilgileri vermiştir.

  • Bütün modeller atomlardan yapılıdır.
  • Bir elementin bütün atomları birbirinin aynıdır.
  • Atomlar parçalanamazlar ve yeniden oluşturulamazlar
  • Atomlar birleşerek elementleri elementler birleşerek molekül ve bileşikleri oluşturur.
2-) Thomson Atom Modeli : 1898 yılında yaptığı yaptığı çalışmalarla negatif yüke sahip elektronları bulmuştur. Daha sonraki çalışmalarında atomun yüksüz bir tanecik olduğunu keşfetmiştir. Bu yüksüzlüğü sağlayan pozitif yüklü protonlardır.
  • Bir atomda elektronların sayısı protonların sayısına eşittir. Bu nedenle atom yüksüzdür.
  • Elektronlar çok küçük taneciklerdir. Atoma ağırlığını veren protonlardır.
  • Atom bir küre şeklindedir. Bu küre içerisinde protonlar ve elektronlar dağınık halde bulunur. (Üzümlü kek modeli)
3-) Rutherford Atom Modeli : 1911 yılında radyo aktif bir maddeden elde ettiği Alfa ışınlarını ince altın bir levha üzerine göndermiş ve ışınların durumunu incelemiş. Bu deney sonucunda gönderilen alfa ışınlarının çoğu levhayı geçerken çok azı sapmaya uğramıştır.


image126.jpg
Rutherford Atom Modeli
  • Alfa ışınlarının çoğu levhayı geçtiğine göre atomun büyük bir kısmı boştur.
  • Atomun merkezinde pozitif yüklü protonlar taşıyan bir bölüm vardır. Buraya atom çekirdeği adı verilir.
  • Bir atomda elektronların bulunduğu hacim çekirdeğin hacminden büyüktür.
  • Atomun ağırlığının yaklaşık olarak yarısı protona aittir.
4-) Bohr Atom Modeli : Rutherford atom modeli üzerinde kafa yoran Danimarkalı fizikçi Niels Bohr, klasik fizik gereği çekirdeğin etrafında dolanan elektronların ivmeli hareketlerinden dolayı, enerji kaybederek çekirdeğe düşmeleri gerektiğini düşündü. Ama hiç de böyle olmamakta ve atom kararlılığını muhafaza etmektedir. Bohr atomun bu karalılığını;

  • Elektron hareketlerinin ancak belirli yörüngeler (enerji seviyeleri) üzerinde mümkün olmasıyla, 
  • Elektronun, bir yörüngeden bir başkasına geçişini ise belirli bir miktarda (bir kuvantum miktarında) bir enerji kazanmasına (ya da kaybetmesine) bağlı olduğuna, ve 
  • Bir atomda, elektronların daha da alana düşmeyecekleri bir en alt enerji düzeyinin var olmasıyla açıklamaktadır.

5-) Modern Atom Modeli : Bu atom modeline göre atomun merkezinde bir çekirdek çekirdeğin içerisinde hareketsiz proton ve nötronlar çekirdeğin çevresindeki yörüngelerde ise hareketli elektronlar bulunur.

atom.jpg
Modern Atom Modeli

Bu konuyu yazdır

Wink Fiziğin Alt Dalları
Yazar: byyko - 04-07-2016, 23:33:25 - Forum: FİZİK - Yorum Yok

Fizik Nedir?

İnsanoğlunun yakın çevresinden başlayarak etrafında gerçekleşmekte olan olayları merak etmesi, yaşamlarını ve sağlıklarını etkileyen olaylar, gökyüzünde gördükleri güneş ve yıldızlar, çevrelerindeki diğer tabiat olayları ilgisini çekmiştir. Buda ilk bilimsel çalışmaların bu alanlarda oluşmasına neden olmuştur. Böylece tıp, fizik ve astronomi gibi bilim dalları ortaya çıkmıştır. Bilimsel çalışmalar evrenin sınırları bile tahmin edilemeyen bir çalışma alanına sahip olduğunu ortaya koymuştur. Çevreye duyulan merak, olayların sebeplerinin araştırılması, fizik, astronomi, matematik, tıp, biyoloji, gibi bir çok bilim dalının doğmasına neden olmuştur.


Fizik, evrende olup bitenleri anlamamıza yardım eden bilim dallarından birisidir. Evrendeki nesneleri, olay ve olguları inceleyip, akılcı açıklamalar getiren, ulaştığı sonuçları kanunlarla ortaya koyan bir bilim dalıdır. Atomlardan galaksilere kadar bütün her şey fiziğin alanına girer. Fizik evreni oluşturan madde ve enerjiyi inceler. İçinde yaşadığımız dünyayı, dünyayı da içine alan evreni keşfetmeye yönelik çalışmaları konu alır. Çevremizdeki hareketi, maddeyi, kuvveti, enerjiyi, ısıyı, ışığı, inceler.


Fiziğin Alt Dalları
1) Mekanik Fiziği : Evrenin hareketlerini , kuvvet hareket, ilişkisini cisimlerin durgunluk şartlarını ve Güneş sistemini inceleyen fizik dalıdır. Klasik Fizik ve ya Newton fiziği de denilebilir.

2) Elektrik Fiziği : Elektrik yükünü elektrik yükünün hareketiyle oluşan elektirk akımını yükün hareketsiz durumu, potansiyeli inceleyen fizik dalıdır


3) Manyetizma Fiziği : Demir, Nikel, Kobalt gibi maddeleri çeken cisimleri , mıknatısın çevresinde oluşan manyetik alan, manyetik kuvvet ve bunların etkileşimlerini inceleyen fizik dalıdır.



4) Atom Fiziği : Maddenin yapısını oluşturan atomları ve atomlar arası ilişkileri inceleyen fizik dalıdır. Bu incelemeyi yaparken maddenin yoğurduğu veya saldığı elektro manyetik ışımaları inceleyen spektrometreden faydalanır.


5) Termo Dinamik : Fizik olaylarının oluşum şartlarını enerjiyi enerji değişimlerini, enerji aktarımlarını, enerji dönüşümlerini, ısı, sıcaklık, genleşme ve bunlar arasındaki ilişkiyi inceler.

6) Optik : Işığın yapısını, kırılma, yansıma, kırınım, girişim olaylarını inceler. Mercek, dürbün, mikroskop, teleskop yapımlarında optikten dalından yararlanılır.

7) Nükleer Fizik : Atom çekirdeğindeki olayları çekirdeklerde bulunan nötron ve protonları bir arada tutan nükleer kuvvetleri, çekirdeğin saldığı ışımaları ve bunların etkilerini inceleyen daldır.


8) Katı Hal Fiziği : Çok sert ve şekil değiştiremez maddelerle ilgilenir. Bu maddelerin elektrik, manyetik, optik, esneklik özelliklerini araştırır. Özellikle kristal yapıların nasıl oluştuğunu ve bu yapılarda atom dizilişini inceler.

Bu konuyu yazdır

Wink Canlıların Ortak Özellikleri
Yazar: byyko - 04-07-2016, 23:31:58 - Forum: BİYOLOJİ - Yorum Yok

1-) Hücresel Yapı : Tüm canlılar yapısal ve işlevsel bakımdan en küçük yapı birimi olan hücreden oluşur.

  • Bazı canlılar sadece bir hücreden oluşur. Bunlara ; "Bir hücreli canlılar" denir.
Örnek : Öglena, Amip, Paramesyum
  • Bazı canlılar ise çok sayıda hücrenin belirli bir organizasyon ile bir araya gelmesi sonucu oluşmuştur. Bunlara da ; "Çok hücreli canlılar" denir
Örnek : İnsan, Hayvan, Bitki

2-) Beslenme : Canlıların hayatlarını sürdürebilmesi için beslenmeleri gerekir. Canlılarda değişik beslenme şekilleri görülür. Bunlar ; Otorotof ve Heterotrof beslenmedir.
  • Otorotof beslenme ; Canlıların kendi besinini kendisi üretmesidir. Bu beslenme şekli fotosentetik bitkiler (ışık enerjisi ile besin üretme) ve kemo sentetik canlılarda (bakterilerde) görülür. Bu canlılara üreticiler de denir.
  • Heterotrof Beslenme ; Canlılar ihtiyacı olan besini dışarıdan hazır olarak alırlar. Bu canlılara Tüketiciler de denir. Bu beslenme şekli İnsan, hayvan, mantar ve daha bir sürü canlıda görülür.
3-) Enerji Üretimi (Solunum) : Canlıların büyümesi, iş yapabilmesi, üremesi, bütün hayatsal Fonksiyonlarını gerçekleştirebilmesi için enerjiye ihtiyaç vardır.
  • Canlıların kullandığı enerjinin temeli Güneş tir.
  • Güneş enerjisinin tüketici canlılar (heteratrof) tarafından kullanılabilmesi için fotosentezle bitkiler tarafından kimyasal bağ enerjisine (besinlere) dönüştürülebilmesi gerekir.
  • Fotosentez organik besinlerin kimyasal bağlarında depolanan bu enerji hücre solunumu ile serbest hale geçer ve hücrede kullanılır. Hücrede Oksijenli ve Oksijensiz olmak üzere iki çeşit solunum gerçekleşir.
  • Oksijenli Solunum ; Hücrede oksijen kullanarak besinlerdeki kimyasal bağ enerjisinin açığa çıkarılabilmesidir. Örnek ; Hayvan , bitkiler
  • Oksijensiz Solunum ; Hücrede oksijen kullanmadan besinlerdeki kimyasal bağ enerjisinin açığa çıkarılması olayıdır. Örnek ; Bazı bakteriler
4-) Büyüme : Canlıların yapısını oluşturan hücrelerin sayıca ve hacim olarak artmasına büyüme denir.
Büyüme olayı besinlerle ve solunum ile gerçekleşir. Dışardan alınan besinlerin hücrede kullanılması ve enerji oluşturulmasını içeren olayların tümüne Metabolizma denir.

Metabolizma : Anabolizma (Yapım olayları) ve Katabolizma (Yıkım olayları) olarak 2 ye ayrılır.
Anabolik ve katabolik olaylar hücrenin hayatı boyunca devam eder.
Anabolik olaylar > Katabolik olaylar --> Canlı büyür.
Anabolik olaylar = Katabolik olaylar --> Büyüme durur.(Yetişkinlik)
Anabolik olaylar < Katabolik olaylar --> Yaşlanma

Hayvanlarda büyümenin üst sınırı vardır. Bitkilerde ise gövde ve kök uçlarında bulunan sürekli bölünebilen doku nedeniyle büyüme sınırsızdır.



5-) Haraket : Canlılar yaşadıkları ortama göre çeşitli hareket yeteneklerine sahiptir.
Örnek : Tek hücrelilerde Paremesyum = Siller ile (Titrek Tüy) , Öglena = Kamçı ile , Amip = Yalancı ayak (Sitoplazma uzantısı) ile çok hücrelilerde bacak, kanat, yüzgeç gibi yapılarla hareket sağlanır. Bitkilerde ise yönelme hareketi vardır. Işığa Yönelme gibi..

6-) Boşaltım : Bir hücreli yada çok hücreli canlılarda metabolizma sonucunda oluşan atık maddelerin canlıdan uzaklaştırılmasına boşaltım denir.

Tek hücrelilerde Boşaltım ; kontraktil kokularla yapılır.
Bitkilerde fazla su yapraktan terleme yoluyla yapılır.
Katı atıklar yaprak dökümü ile uzaklaştırılır.
Hayvanlarda katı sindirim atıkları sindirim sistemiyle solunum gazları (CO2) su ve suda çözünmüş zehirli atıklar boşaltım sistemiyle canlıdan uzaklaştırılır.

7-) Üreme : Her canlının belli bir büyüme döneminden sonra neslini devam ettirebilmesi için kendine benzer bireyler meydana getirmesine üreme denir.

Eşeysiz Üreme (Mitoz Bölünme) ; Mitoz hücre bölünmesi ile oluşur. Kalıtsal açıdan hem birbirine hemde ana canlıya tamamen benzer yavrular oluşur. Kalıtsal çeşitlilik yoktur. Tek bir ata vardır.
Eşeyli Üreme (Mayoz Bölünme) ; Üreme hücreleri mayoz bölünmeyle oluşturulur. Enek ve dişi üreme hücreleri vardır. (Yumurta ve Sperm, iki canlı var.) Oluşan yavrular hem birbirinden hemde ana babadan tamamen farklıdır. Kalıtsal çeşitlilik var, bu nedenle farklı yaşam şartlarına kolay uyum sağlarlar. Eşeysiz üremeye göre bu nedenle avantajlı.



8-) Uyarılma Çevresel Uyarılara Tepki : Canlılar iç ve dış ortamlardan gelen fiziksel ve kimyasal uyarılara tepki gösterirler. Bu duyarlılıkları sayesinde çevrelerinde meydana gelen bu tepkimelere karşı kendilerini koruyabilirler.  
 Örnek : Bitkilerin suya yönelirken kireç vb. maddelerden uzaklaşması, göz bebeklerinin az ışıkta genişlemesi, fazla ışıkta daralması
Çevresel uyarılara tepki sinir sistemi ve duyu organlarının birlikte çalışmasıyla gerçekleşir.

9-) Organizma, Organizasyon : Çok hücrelilerde organizasyon en küçük yapı birimi hücredir. Hücre < Doku < Organ < Sistem < Canlı

10-) Adaptasyon : Canlıların yaşama ve üreme şansını arttıran uyum yeteneğidir.
Kalıtsal olmalıdır. 

11-) Protein Sentezi : Bütün canlıların ribozom organeli taşır.  Ribozom organeli protein sentezlemektedir. (Hücre zarı yapısına katılır)

Bu konuyu yazdır

Wink Cumhuriyet Dönemi Öğretici Metinler Özellikleri
Yazar: byyko - 04-07-2016, 23:30:49 - Forum: TÜRK EDEBİYATI - Yorum Yok

1-) Öğretici Metinler bu dönemde büyük ilerlemeler kaydetmiş deneme, makale, gezi yazısı, hatıra, fıkra, eleştiri alanalarında önemli eserler verilmiştir.


2-) Bilgi verme, düşündürme, açıklama amaçlanmış metnin yapısı, dil ve anlatımı, kullanılan motifler, bu amaçlara göre belirlenmiştir.

3-) Kurtuluş Savaş'ından yeni çıkmış olan ülkenin Atatürk ilke ve inkilapları doğrultusunda büyük bir kalkınmaya girişmesi sonunda millete ve kültürüne yönelmiş anadolu ve anadolu insanı konu edilmiştir.

4-) Öğretici metinlerde günlük konuşma dilindeki Türkçe sözcükler halk söyleyişlerindeki tamlamalar kullanılır. Arapça ve Farsça sözcüklere fazla yer verilmez.

5-) Bu dönem yazarları öğretici metinlerde terim ve kavramları gündelik hayata ait sözcük ve sözcük gruplarını kullanarak edebi bakımdan güçlü bir anlatıma ulaşmayı amaçlar.

6-) Cumhuriyet dönemi Türk Edebiyatı Öğretici metinlerinde yazı dilinin konuşma diline yaklaştırılması açık sade bir dilin kullanılması daha fazla okura ulaşılmasını sağlamıştır.

Deneme Özellikleri :

1-) Yazarın kendi isteğiyle seçtiği herhangi bir konuyla ilgili görüşlerini serbestçe ifade ettiği yazılardır.

2-) Denemede anlatılanların ispatlanması zorunlu değildir.

3-) Denemede yazar kendisiyle konuşmuş gibi yazar.

4-) Bilgi vermek amacı güdülmez, okuyucuyu düşünmeye yönlendirmek esas amaçtır.

5-) Dünya edebiyatında bazı ünlü deneme yazarları ; Montaigne, Bacon, Allain
Türk edebiyatında bazı ünlü deneme yazarları ; Ahmet Haşim, Nurullah Ataç, Mehmet Kaplan, Suut Kemal Yetkin

Makale Özellikleri :

1-) Bir konuda bir gerçeği açıklamak, bir konuda görüş ve düşünceleri öne sürmek ya da bir tezi savunmak için yazılan yazılardır.

2-) Her konuda yazılabilir.

3-) Anlatım yalın ve yoğundur. Nesnel bir nitelik taşır.

4-) Makalede ileri sürülen görüşler ispatlanmalıdır

5-) Türk Edebiyatındaki ilk makale örneği Şinasi' nin Tercuman-ı Ahval Mukaddimesi dir. Namık Kemal, Ziya Gökalp vs.

Gezi Yazısı (Seyehatname) Özellikleri :

1-) Gezip görülen yerlerin özelliklerinin anlatıldığı yazılardır.

2-) Yazar, gezdiği yerin coğrafyası tarihi ve doğal güzellikleri, kültürel ve ekonomik durumu hakkında bilgi verir.

3-) Hukuk, Folklor, sosyoloji gibi bilim dalları açısından önemli bir kaynaktır. Marco Polo, İbni Batuta, Evliya Çelebi, Cenap Şahabettin, Ahmet Haşim, Reşat Nuri öenmli isimlerdir.

Hatıra (Anı) Özellikleri :

1-) Yazarın yaşadığı ya da tanık olduğu olayları anlattığı yazı türüdür.

2-) Anı yazarı olayları kedndi düşüncesine göre yazıya aktarır ama gerçeklerden uzaklaşmaz.

3-) Yaşanan olayın üzerinden biraz zaman geçtikten sonra yazı yazılabilir.

Bu konuyu yazdır

Wink 12.Sınıf 2.Dönem 1.Yazılı Soruları
Yazar: byyko - 04-07-2016, 23:13:07 - Forum: Fizik - Yorum Yok

12.Sınıf 2.Dönem 1.Yazılı Soruları sorular KOCASİNAN ANADOLU LİSESİ ndendir.



Ek Dosyalar
.pdf   08012411_12.snf2.dnem1.byazl2012.pdf (Dosya Boyutu: 401.76 KB / İndirme Sayısı: 53)
Bu konuyu yazdır

Wink Almanca Saatler – die Uhr
Yazar: byyko - 04-07-2016, 23:00:05 - Forum: ALMANCA - Yorum Yok

Sitemizin bu sayfasında Almanca da saatlerin sorulması ve verilen farklı yanıtları öğrenebilir ve bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Bunun için aşağıdaki yazının üzerine tıklamanız yeterli olacaktır.

Almanca Saatler
Almanca’da saatleri iki şekilde sorabiliriz: (Genel de sorulan soru üst kısımda yer alan sorudur.)

  • Wie spät ist es?
  • Wie viel Uhr ist es?
Tam Saatler :          
14:00                    
Es ist 14:00 Uhr.(yazılı şekli)
Es ist zwei Uhr. (sözlü şekli)
Es ist vierzehn Uhr.(dijital şekli)
21:00                    
Es ist 21:00 Uhr. (yazılı şekli)
Es ist neun Uhr. (sözlü şekli)
Es ist einundzwanzig Uhr. (dijital şekli)
Achtung:      Almanca da saatler yazılırken saat ile dakikanın arasında iki nokta üst  konulur. Örnek olarak; 14:00. Türkçe de ise saat ile dakikanın arasına sadece nokta konulur.
Geçe Saatler:          Bu zaman diliminde “nach” kalıbı kullanılır.
15:10             ►
Es ist 15:10 Uhr. (yazılı şekli)
Es ist zehn nach drei.(sözlü şekli)
Es ist fünfzehn Uhr zehn. (dijital şekli)
Achtung:      Almanca da Türkçeye nazaran önce dakika sonra saat okunur
 
17:20             ►
Es ist 17:20 Uhr. (yazılı şekli)
Es ist zwanzig nach fünf. (sözlü şekli)
Es ist siebzehn Uhr zwanzig. (dijital şekli)
Achtung:      Dikkatinizi bir şey çekti mi? Bundan sonra belirteceğimiz zaman dilimlerinde (dijital zaman dilimleri hariç) cümlenin sonunda Uhr kelimesini kullanmıyoruz. Uhr kelimesi sadece tam saat dilimlerinde kullanılır.
Kala Saatler :                       to (İng.)         ►        vor (Alm.)
Gittiğimiz yol aynı zaman da da döneceğimiz yol olacaktır. Geçe saat diliminde cümleyi nasıl kurduysak kala saat dilimlerinde de aynı cümle şeklini kullanıyoruz. “Nach” yerine sadece “vor” kullanıyoruz.
18:40             ►       
Es ist 18:40 Uhr.  (yazılı şekli)
Es ist zwanzig vor sieben. (sözlü şekli)
Es ist achtzehn Uhr vierzig.(dijital şekli)
20:55              ►
Es ist 20:55 Uhr. (yazılı şekli)
Es ist fünf vor neun. (sözlü şekli)
Es ist zwanzig Uhr fünfundfünzig (dijital şekli)
Buçuk Saatler:                   half (İng.)      ►        halb (Alm.)
17:30            
Es ist 17:30 Uhr.(yazılı şekli)
Es ist halb sechs.(sözlü şekli)
Es ist siebzehn Uhr dreißig. (dijital şekli)
Achtung       :           Dikkatinizi bir şey çekti mi? Almanca buçuk saat dilimleriyle ilgili bir cümle kurarken (sözlü şeklinde) daima +1 saat fazlasını belirtiyoruz.
22:30              ►
Es ist 22:30 Uhr.(yazılı şekli)
Es ist halb elf.(sözlü şekli)
Es ist zweiundzwanzig Uhr dreißig.(dijital şekli)
Çeyrek’ler    :           quarter (İng.)           ►        viertel (Alm.)
14:15             ►
Es ist 14:15 Uhr. (yazılı şekli)
Es ist viertel nach zwei. (sözlü şekli)
Es ist vierzehn Uhr fünfzehn.  (dijital şekli)
16:15             ►       
Es ist 16:15 Uhr. (yazılı şekli)
Es ist viertel nach vier. (sözlü şekli)
Es ist sechzehn Uhr fünfzehn. (dijital şekli)
17:45             ►       
Es ist 17:45 Uhr. (yazılı şekli)
Es ist viertel vor sechs.(sözlü şekli)
Es ist siebzehn Uhr fünfundvierzig. (dijital şekli)
10:45             ►       
Es ist 21:45 Uhr. (yazılı şekli)
Es ist viertel vor elf. (sözlü şekli)
Es ist zehn Uhr fünfundvierzig.(dijital şekli)
Sözlü Şekiller          :           Sözlü iletişimde kullandığımız saat şekilleridir.
Dijital Şekiller          :          Resmi kurum ve kuruluşlarda, Radyolarda, Televizyonlarda kullanılan saat şekilleridir.

Bu konuyu yazdır

Wink Almanca Tarz Fiiller – Modalverben
Yazar: byyko - 04-07-2016, 22:58:17 - Forum: ALMANCA - Yorum Yok

Tarz Fiiller anlamına gelen Modalverben cümle de yüklemin (yani fiilin) anlamına değişiklik yapar. Bunlardan Almanca da sadece 7 tane bulunmaktadır.

Bunlar                       :           wollen, sollen, möchten, können, müssen, mögen, dürfen
Ich esse einen Salat. (Bir salata yiyorum)
Ich möchte einen Salat. (Bir salata istiyorum.)
Ich möchte einen Salat essen. (Bir salata yemek istiyorum.)
Yukarıdaki üç cümleden de görebileceğiniz gibi Tarz Fiilleri kullandığımız cümlelerde aslında iki fiil birden kullanırız. Ana fiili yalın haliyle cümlenin sonuna atarken onun yerini muhakkak doldurmamız gerekir. Bu da (öznenin çekimine göre) Tarz Fiil olur.
Modalverben-Tarz-Fiiller-300x225.jpg
Dikkat            :           Tablodan da görebileceğiniz gibi Tarz Fiillerde çekimler normal fiillere göre değişiktir. 1. (birinci) ve 3. (üçüncü) tekil şahısların çekimi aynıdır. Yani herhangi bir takı almazlar.
Yine tablodan da görebileceğiniz gibi sadece sollen’in kökü çekimde değişmez.
Können tarz fiili bazı durumlarda istisna olabiliyor. Mesela;
Ich kann Deutsch (Almanca konuşabiliyorum.)
 
Bazı Örnekler:
können:
Ich kann Gitarre spielen. (Gitar çalmasını biliyorum.)
Kannst du Gitarre spielen? (Gitar çalmasını biliyor musun?)
Was kannst du spielen? (Ne çalabiliyorsun?)
möchten:
Ich möchte ein Auto. (Bir araba istiyorum.)
Möchtest du ein Auto? (Araba mı istiyorsun?)
Was möchtest du? (Ne istiyorsun?)
Wie viel möchten Sie? (Ne kadar istiyorsunuz?)
sollen:
Ich soll mein Zimmer aufräumen. (Odamı toplamalıyım.)
Soll ich mein Zimmer aufräumen? (Odamı mı toplayayım?)
Was soll ich machen? (Ne yapmalıyım?)
 
Diğer Örnekler:
Ich möchte Deutsch lernen. (Almanca öğrenmek istiyorum.)
Hans soll sein Zimmer aufräumen. (Hans odasını toplamalı.)
Peter muss Hausaufgaben machen. (Peter ödevlerini yapmak zorunda.)
Kristina darf ins Kino gehen. (Kristina sinemaya gidebilir.)
Ich will eine Stadtour machen. (Şehir turu yapmak istiyorum.)
Ich mag Badminton spielen. (Badminton oynamasını seviyorum / hoşlanıyorum.)

Bu konuyu yazdır

Wink Almanca da Aile – die Familie
Yazar: byyko - 04-07-2016, 22:57:13 - Forum: ALMANCA - Yorum Yok

der                                                     die

Vater  (Baba)                                   Mutter (Anne)
Papa  (Baba)                                    Mama (Anne)
Großvater (Dede)                           Großmutter (Nine)
Opa (Dede)                                      Oma (Nine)
Bruder (E.Kardeş)                          Schwester (K.Kardeş)
Sohn  (Erkek Çocuk)                      Tochter (Kız Çocuk)
Onkel (Dayı, Amca, Enişte)           Tante (Yenge,Teyze,Hala)
Ehemann (Koca)                            Ehefrau (Karı)
Cousin (Erkek Kuzen)                   Cousine (Kız Kuzen
Neffe (Erkek Yeğen)                      Nichte (Kız Yeğen)
die Verwanten / Akrabalar
die Eltern (ebeveyn)
die Großeltern (Büyük Aile)
die Geschwister (Kardeşler)
das Kind (Çocuk)
die Kinder (Çocuklar)
die Verwanten (Akrabalar)
das Paar (Çift)
die Cousins (Kuzenler)
die Neffen (Yeğenler)
Yukarı da aile bireyleri size ayrıntılı bir şekilde verilmiştir.
Anne ve Baba ile Dede ve Nine’nin iki kere yazılmasının sebebi üstte yazılı olanların daha çok yetişkinler tarafından, altta yazılı olanların ise daha çok çocuklar tarafından kullanılmasıdır.
Artikel konusunda da gördüğünüz gibi bütün erkekler der Artikel’ini alırken, bütün bayanlar die Artikelini alır.
Onkel ve Tante’nin Almanca da birden fazla anlamları vardır.
Şimdi size bir soru            :           Abi ve abla ne demek?
Almanca da abi ve abla kültürü yoktur. Kardeşler birbirlerini isimleri ile hitap ederler. Tanıtma gibi bazı durumlar “großer Bruder / büyük erkek kardeş” ya da “große Schwester / büyük kız kardeş” kullanılır ama bunların dışında abi ve abla yoktur.
Peki Anneanne ile Babaanne ne demek?
Almanca da Anneanne için de Babaanne için de kullanılan kelime hep aynıdır. Çocuklar “die Oma” terimini kullanırken yetişkinler “die Großmutter” terimini kullanırlar.
Herhangi bir Aile Bireyini Tanıtırken:
Das ist mein Vater.            (Bu benim babam.)    Das ist meine Mutter.     (Bu benim annem.)
Das ist mein Onkel.           (Bu benim dayım.)      Das ist meine Tante.      (Bu benim yengem.)
Das ist mein Sohn.            (Bu benim Oğlum.)    Das ist meine Tochter.  (Bu benim Kızım.)
Birden Fazla Aile Bireyini Tanıtırken:                                                             is = ist
                                                                                                                                 are = sind
Das sind meine Eltern.                 (Ebeveynlerim.)
Das sind meine Kinder.               (Bunlar benim çocuklarım.)
Das sind meine Verwante.          (Bunlar akrabalarım.)
Achtung       :           Das ist meine Familie.      (Bu benim Ailem.)
Insanın tek bir ailesi vardır. Bu nedenle “ist” kelimesi kullanılır.
Ist das deine Mutter?         (Bu senin annen mi?)        not = nicht
Ja, das ist meine Mutter.                      (Evet, bu benim annem.)
Nein, das ist nicht meine Mutter.            (Hayır, bu benim annem değil.)
Ist das dein Bruder           ?         (Bu senin erkek kardeşin mi?)
Ja, das ist mein Bruder.                             (Evet, bu benim erkek kardeşim.)
Nein, das ist nicht mein Bruder.              (Hayır, bu benim erkek kardeşim değil.)

Bu konuyu yazdır

Wink Almanca Tarihler / Datum
Yazar: byyko - 04-07-2016, 22:55:43 - Forum: ALMANCA - Yorum Yok

Sitemizin bu bölümünde Almanca tarihler nasıl yazılır ve nasıl okunur sorularına yanıt bulabileceksiniz. Dileyenler aşağıda bulunan Almanca Tarihler dosyanı bilgisayarını da indirebilir.

Almanca Tarihler – Datum
Almanca Tarihler:
Almanca da tarihler yıllara göre farklı bir şekilde okunmaktadır.

  • 1099 yılına kadar normal sayılar şeklinde okunan yıllardır, 1100 yılından sonra tarihler farklı okunmaktadır.
  • 2000 yılından sonra ki tarihlerde ise yine normal sayılara geçilmektedir.
Bunu birkaç basit örnekle hemen size anlatalım:
479     :           vierhundertneunundsiebzig
632     :           sechshundertzweiunddreißig
809     :           achthundertneun
1078   :           eintausendachtundsiebzig
Bunlar normal bir şekilde okunan sayılarımız dolayısıyla yıllarımız. Gelelim 1100 yılından itibaren okunan tarihlere. (parantez içerisindekiler normal sayıları ifade etmektedir.)
1258   : zwölfhundertachtundfünfzig
(eintausendzweihundertachtundfünfzig)
Dikkatinizi Çeken Bir Şey Oldu Mu?
Yapacağımız tek işlem bin iki yüz yerine…  oniki yüz şeklinde okumaktadır tarihi.
Örneklerimizi Devam Edelim:
1453   :           vierzehnhundertdreiundfünfzig (eintausenvierhundertdreiundfünfzig)
1876   :           achtzehnhundertsechsundsiebzig (eintausendachthundertsechsundsiebzig)
1923   :           neunzehnhundertdreiundzwanzig (eintausendneunhundertdreiundzwanzig)
2000’li yıllarda ise az önce de belirttiğimiz gibi tarihler sayılar gibi okunmaktadır:
2002   :           zweitausendzwei
2015   :           zweitausendfünfzehn
Almanca da bazı durumlarda tarihler ile birlikte belirtilen bazı kısaltmalardan da bahsedelim:
v.Chr . : vor Christus (Milattan önce)
n. Chr. : nach Christus (Milattan sonra)

Bu konuyu yazdır

Exclamation LYS başvuruları bugün başladı
Yazar: byyko - 04-07-2016, 22:37:22 - Forum: HABERLER - Yorum Yok

ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (ÖSYS) kapsamında yapılan 2016 Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) sonuçlarına göre, YGS puanlarından en az biri 180 ve daha fazla olan adaylar, isterlerse Lisans Yerleştirme Sınavlarına (LYS) başvurabilecek.

 
Adayların, bugünden itibaren 14 Nisan'a kadar başvurularını yapmaları gerekiyor. Başvuru işlemleri, merkezden başvuru yapacak adaylar için 14 Nisan Perşembe günü mesai saati bitiminde, ÖSYM'nin internet sayfasından bireysel yapacak adaylar için ise 14 Nisan saat 23.59'da sona erecek.
 
LYS'ler 81 il merkezi ve Lefkoşa'da birden fazla oturumda yapılacak. Adaylar, girmek istedikleri LYS'lerin hepsine aynı merkezde girecek.
 
LYS puan türleriyle öğrenci alan yükseköğretim programlarına girmek isteyen adayların, YGS'ye ek olarak tercih edecekleri yükseköğretim programları için gerekli olan LYS'lere de girmeleri gerekiyor. Yeni açılacak programlar, puan türlerinde oluşabilecek değişiklikler gibi durumlar nedeniyle farklı alanlarda puan türlerinin hesaplanabilmesi için adayların LYS'lerin tamamında sınava girmeleri yararlarına olacak.
 
Ödeme işlemleri 15 Nisan'da sona erecek
 
LYS başvuruları süreci ve sınav ücreti bilgileri, ÖSYS kılavuzunda yer alıyor. Adaylar, ilgili bankalardan, PTT'den veya ÖSYM'nin internet sayfasında yer alan "ödemeler" alanından kredi kartı veya banka kartıyla ücretlerini yatırabilecek.
 
Ödemeler, bankadan yapacak adaylar için 15 Nisan Cuma mesai saati bitiminde, ÖSYM'nin internet sayfasında yer alan "ödemeler" alanından kredi kartı/banka kartıyla yapacaklar için 15 Nisan saat 23.59'da sona erecek. Ücret ödeme süresi uzatılmayacak.
 
Adayların, hangi LYS'lere gireceklerine kesin karar verdikten sonra süresi içinde başvurularını yapmaları, işlemlerini internetten bireysel yapacak adayların ise "Başvuru İşlemi ÖSYM'ye Bildirilmiştir" uyarısını mutlaka görmeleri ve yazıcıdan çıktı almaları gerekiyor. Başvurular, internetten, aday işlemleri sistemi "ais.osym.gov.tr" veya herhangi bir merkezden yapılabilecek.
 
LYS'lere katılma hakkı elde eden adaylar, 5 LYS'den hesaplanmasını istedikleri LYS puanına uygun istedikleri sınava katılabilecek. İnternet kullanımında deneyimli olmayan ve işlemlerini eksik yapmaktan çekinen adayların başvuru işlemlerini merkezler aracılığıyla yapmaları tavsiye edildi.
 
Merkezler, başvuruları resmi iş günlerinde ve mesai saatlerinde alacak. Adayların başvuru için merkezlere şahsen gitmeleri ve nüfus cüzdanları veya süresi geçerli pasaportlarıyla doldurulmuş "aday başvuru formları"nı yanlarında bulundurmaları gerekiyor. Merkez aracılığıyla başvuru yapan adaylar, "aday başvuru kayıt bilgileri"ndeki bilgilerinin doğruluğunu kontrol etmek amacıyla görevli tarafından kendilerine verilen çıktıyı kontrol ettikten sonra çıktı üzerindeki "onay kodu"nu görevliye bildirecek. Görevli tarafından onay kodu sisteme girildikten sonra başvuru işlemi yapılacak. Onay kodu girilmeyen başvurularda sınav ücreti yatırılamayacağı için başvuru geçersiz sayılacak ve sorumluluk adaya ait olacak.
 
Adaylar, başvuru yaptıktan sonra sınav ücretini ödeyerek başvurularını tamamlayacak. Sınav ücreti adayın girmek istediği her bir LYS için 35 lira olacak. Sınav ücreti ödenmeyen başvurular geçersiz sayılacak, adayların bina veya salon atamaları yapılmayacak ve bu adaylar için giriş belgesi düzenlenmeyecek.
 
Başvurular 14 Nisan'da sona erecek
 
YGS puanlarından en az biri 180 ve daha fazla olan adaylar, LYS'ye başvurabilecek ve aday başvuru kayıt bilgilerinin bir dökümünü edinmesi, başvuruya ilişkin belgeyi sistem üzerinden alması ve yerleştirme işlemine kadar saklaması gerekiyor.
 
ÖSYM başarısız kayıt işleminden sorumlu olmayacak. Adaylar, başvurularını yaptıktan sonra sınava ilişkin bilgilerini, süresinde (1-14 Nisan) ÖSYM'nin "https://ais.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numaraları ve şifreleriyle değiştirebilecek. Başvuru süresi tamamlandıktan sonra bu bilgilerde değişiklik yapılamayacak. ÖSYM'ye gönderilen değişiklik veya düzeltme taleplerini içerir dilekçeler, işleme alınmayacak ve cevaplandırılmayacak.
 
LYS'ler için ayrı bir kılavuz bulunmadığından, adayların 2016 ÖSYS kılavuzunu dikkatle incelemesi gerekiyor. LYS'ler 18-19 ve 25-26 Haziran'da gerçekleştirilecek. AA

Bu konuyu yazdır

Exclamation Milli Eğitim Bakanlığından yeni seçmeli ders
Yazar: byyko - 04-07-2016, 22:35:32 - Forum: HABERLER - Yorum Yok

2016-2017 eğitim-öğretim yılında müfredatta yer alması öngörülen Kızılaycılık dersinde afet, kan bağışlama, ilk yardım, insani yardım çalışmaları ele alınacak ve sınavlarda da soru yöneltilecek. Derste Kızılay görevlileri ilk yardımı uygulamalı olarak anlatacak.

 
Türk Kızılayı Başkan Vekili Kerem Kınık, kurumun 2020 Eylem Planı kapsamında, afetlerle ilgili yeni bir stratejisinin olduğunu belirtti.
 
Yeni strateji kapsamında, afetlere müdahalenin yanı sıra afet risklerinin azaltılmasına çalışılacağını vurgulayan Kınık, bu alanda başarı sağlanabilmesi için toplumda bilinç oluşturulması gerektiğine işaret etti.
 
Kınık, şunları kaydetti:
 
"Afetler olduktan sonra yapılan müdahalelerde harcanan 7 lira ile afet olmadan önce riskleri azaltmaya yönelik harcanan 1 lira aynı eşdeğer etkiyi gösteriyor sahada. Örneğin, afet bilinci oluşturularak evlerdeki dolapların sabitlenmesi sağlanırsa, ilk yardım eğitimi alınırsa, deprem, sel gibi durumlarda tedbirler bilinir ve uygulanırsa, bu durumla karşılaşıldığında etkisi azalıyor. Bundan dolayı toplumda temel afet bilinci oluşturulması için seferberlik halinde halka yönelik eğitimler verilecek."
 
"İlk yardım uygulamaları, Kızılay görevlileri tarafından yapılacak"
 
Bu bilincin oluşması için özellikle çocuk ve gençlere yönelik çalışmaların önem taşıdığını vurgulayan Kınık, okullara yönelik özel bir çalışmalar yapılacağını bildirdi. Kınık, "Özellikle okullarda Kızılaycılığın resmi müfredata alınması için Milli Eğitim Bakanlığı ile şu an bir protokolümüz söz konusu. Kızılaycılığın, seçmeli ders olması için görüşmelerimiz sürüyor. Kızılaycılık, afet, kan bağışlama, ilk yardım, insani yardım çalışmaları okullarımızda çocuklarımıza okutulacak, imtihanlarında sorulacak bir müfredat haline geliyor." diye konuştu.
 
İlk yardımın nasıl yapılacağının okullarda Kızılay görevlileri tarafından uygulamalı olarak gösterileceğini aktaran Kınık, "Buna benzer çalışmalar, ilköğretimin yanı sıra lise ve üniversitelerde de yapılacak." dedi. Kınık, toplum bilincinin oluşturulması ve bunun bilgiyle donatılması halinde afet durumlarında zararın çok daha az olacağını kaydetti.
 
Müfredat üzerinde görüşmelerin sürdüğünü dile getiren Kınık, 2016-2017 eğitim-öğretim döneminde protokolün yürürlüğe girmesini öngördüklerini söyledi. Kınık, uygulamanın şu anda Kırıkkale'de pilot olarak başladığını belirtti. AA

Bu konuyu yazdır

Exclamation Kurallara uymayan kantinlerin sözleşmeleri feshedilecek
Yazar: byyko - 04-07-2016, 22:33:44 - Forum: HABERLER - Yorum Yok

Milli Eğitim Bakanı Avcı imzasıyla geçen ay illere gönderilen genelge ile 2007 ve 2011'deki genelgelerinin kapsamı genişletildi. Yeni genelgede "okul kantinlerinde satışı yapılabilecek gıda ve içecekler, satışı yapılmayacak gıda ve içecekler ile belirli kriterler sağlandığında satışı yapılabilecek gıda ve içeceklerin" net listesi ortaya kondu.

 
Buna göre, 2016-2017 eğitim-öğretim yılından itibaren kantinlerde kızartma, cips, çikolata, gofret, şeker, kek ve tatlandırıcılı içecek gibi ürünler satılamayacak. İçme suyu, ayran, pastörize süt dışında kalan her türlü içecek, satışı uygun olmayan içecekler olarak sıralandı.
 
Okul kantinlerinde satılamayacak yiyecek ve içecek maddeleri şöyle:
 
"Enerji içeceği, gazlı, kolalı, aromalı doğal mineralli içecekler, aromalı şurup, meyveli içecek ve tozu, meyveli doğal mineralli içecek, yapay soda, meyveli şurup, sporcu içecekleri ve suları, meyve suyu konsantresi; kızartmalar, cipsler, çerezler; çikolatalar, gofretler, tüm şeker ve şekerleme türleri; guarana, guarana özü, eklenmiş kafein içeren ürünler; kremalı, çikolata dolgulu, jöleli kekler ve pastalar (yaş pastalar, ekler, kruvasan, donuk, parfe, mozaik pasta, muffin cupcake vb.); hamurlu, şerbetli tatlılar, tatlandırıcılı yiyecek ve içecekler; krema, Hindistan cevizi sütü ve kreması; çay ve kahve tarzı içecekler (liseler hariç)."
 
Satışı serbest ürünler
 
Meyveler, çiğ tüketilebilen sebzeler, salatalar, kuru meyveler, kuruyemişler, içme suyu, süt (pastörize), taze sıkılmış meyve ve sebze suyu, yoğurt, ayran, pastörize peynir, günlük haşlanmış yumurta ve çeşnili ekmekler kantinlerde satışı uygun gıdalar olarak belirlendi.
 
Ayrıca tam buğday ekmeği, tam buğday unlu ekmek, karışık tahıllı ekmek ile yumurta, beyaz peynir, taze domates, havuç, marul, biber gibi sebzeler konularak yapılan sandviçlere, doğal mineralli su ve şekersiz gıdalara izin verildi.
 
Kantinlerde eğitimliler görev yapacak
 
2013 tarihli Hijyen Eğitimi Yönetmeliği kapsamında, yemekhane, kantin, kafetarya, büfe ve çay ocağında görev yapan kişilerden doğrudan hizmetin içinde olanlar ile bizzat çalışmaları durumunda iş yeri sahiplerinin ve işletenlerinin, Milli Eğitim Bakanlığı Hayatboyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne bağlı halk eğitim, mesleki eğitim, turizm eğitim merkezleri ile olgunlaşma enstitülerinden hijiyen eğitimi almış olması gerekiyor.
 
Okul kantini ve diğer işletmelerde resmi kontrol, tarım il ve ilçe müdürlüklerince yetkilendirilecek gıda kontrolörlerince yapılacak. Kantinlerin genel denetimi ise okul müdürünün kendisi veya görevlendireceği bir müdür yardımcısı başkanlığında kurulacak komisyon tarafından ayda en az bir kez gerçekleştirilecek.
 
Komisyonda, en az bir öğretmen, okul aile birliğinden bir yetkili ve öğrencilerin oylarıyla seçilen okul meclis başkanı veya başkan yardımcısı yer alacak.
 
Denetimlerde uyarılara rağmen ilgili mevzuata uygun çalışmadığı ve yükümlülüklerini yerine getirmediği belirlenen işletmecilerin sözleşmelerinin feshi yoluna gidilecek ve bunlar hakkında yasal işlem uygulanacak. 
 
Kantinler, genelgeye uymaya başladı
 
MEB'e bağlı bir okulun kantinini işleten Hasan Şahin, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, genelge dahilinde onaylanan gıdaların satışına önem verdiklerini belirtti.
 
Öğrencilerin sağlıklı ve düzenli beslenmesi için genelge kapsamına alınan günlük haşlanmış yumurta, kuruyemiş, taze sıkılmış portakal suyu, taze meyve-sebzelerin satışına şimdiden başladıklarını kaydeden Şahin, "Sağlıklı beslenme için gerekli olan bu kurallar için öğretmenler, işletmeciler başta olmak üzere her kesime büyük görevler düşüyor." dedi.
 
Okul kantinlerinin genel denetimini yapan komisyonda yer alan okul meclis başkanı bir öğrenci ise, yeni genelgede satışı yasaklanan ve satışı uygun görülen gıdaların detaylandırılmasının, öğrencilerin sağlığı açısından büyük önem taşıdığını söyledi. AA

Bu konuyu yazdır

Wink OSMANLI DEVLETİ KURULUŞ DÖNEMİ
Yazar: byyko - 09-30-2014, 21:32:40 - Forum: TARİH - Yorum Yok

OSMANLI DEVLETİ (1299 - 1922)

Resmi Adı: Devlet-i Aliyye-i Osmaniye (Yüce Osmanlı Devleti).

1243 Kösedağ Savaşı'ndan sonra Anadolu Selçuklu Devleti merkezi otoritesini kaybetti. Bu ortamda Anadolu'da birçok Türk beyliği kuruldu. Os­manlı Beyliği kısa bir sürede güçlenerek önce beylikten devlete daha sonra da devletten bir cihan imparatorluğuna yükseldi.

Osmanlı tarihini beş ana bölümde incelenir:

1. 1299 – 1453 à Kuruluş Dönemi (Devletin kuruluşu -İstanbul'un fethi)
2. 1453 - 1579 à Yükselme Dönemi (İstanbul’un Fethi -Sokullu Mehmet Paşanın ölümü)
3. 1579 – 1699 à Duraklama Dönemi (Sokullu'nun ölü­mü -Karlofça Antlaşması)
4. 1699 - 1792 à Gerileme Dönemi (Karlofça Antlaşması - Yaş Antlaşması)
5. 1792 - 1922à Dağılma Dönemi (Yaş Antlaşması - Saltanatın kaldırılması)

OSMANLI DEVLETİNİN KURULUŞUNDA GENEL DURUM

* XIII. yüzyılda Anadolu'da; Anadolu Selçuklu Devleti, İlhanlı­lar, Bizans İmparatorluğu ve Trabzon Rum Pontus Devleti gibi devletler bulunuyordu.
* Anadolu'da bu dönemde siyasal birlik yoktu. XIV. yüzyıl başlarında hiçbir siyasi güç tek başına Anadolu'ya sa­hip olacak durumda değildi.
* İç ve Doğu Anadolu Bölgesi, Moğollar ile onların etki­sindeki Anadolu Selçukluların elinde idi.
* Batı Anadolu'da Türkmen boyları bağımsız beylikler haline gelmeye başlamışlardı. Beylikler arasında iççe­kişmeler yaşanmaktaydı.
* Osmanlı Beyliğinin kurulduğu sırada Balkanlar da siya­sal birlikten yoksundu. Devletler arası birlik yoktu, din ve mezhep kavgaları sebebiyle sürekli mücadele vardı. Bizans, İstanbul dışında Anadolu ve Rumeli toprakla­rındaki etkinliğini kaybetmişti.

OSMANLI DEVLETİ'NİN KURULUŞ DÖNEMİ (1299-1453)

Osmanlılar, Oğuzların Kayı boyundandır. Osman Bey'in babası Ertuğrul Gazi yönetimindeki aşiret, I. Alaaddin Keykubad (1220 -1237) zamanında Ankara'nın batısındaki Karacadağ yöresine yerleştirilmişti.

Aşiret, daha sonra uç bölgesine kayarak Söğüt - Domaniçbölgesini elde etti ve buraya yerleşti. Ertuğrul Bey, ölünceye kadar Bizanslılarla savaşarak Selçuklulara hizmet etmiştir.

Ertuğrul Gazi'nin ölümüüzerine aşiretin yönetimi oğlu Os­man Bey'e geçti (1281). Osman Bey bağımsızlılığını ilan ederek Osmanlı Beyliğini kurdu (1299).

OSMAN BEY DÖNEMİ (1281 - 1326)

* Bizans'tan Karacahisar, İne­göl, Yarhisar, Bilecik, Mudur­nu ve Yenişehir'i aldı.
* Başkenti Bilecik'e taşıdı.
* Bizans'a karşı Koyunhisar Savaşı’nı kazandı. Koyunhisar ilk Osmanlı - Bi­zans savaşıdır (1302).
* İlk Osmanlı parasını bastırdı.

Not: Osman Bey'in Bizans karşısında başarılı olmasında planlı ve düzenli akınlar yapması, diğer Türkmen beylerinin deste­ğini alması ve ahi şeyhlerinden Edebali'nin kızıyla evlenme­si nüfuzunu güçlendirmede önemli rol oynamıştır.

* Osman Bey döneminde düzenli bir ordu yoktu. Eli silah tutan her erkek asker sayılırdı, ilk düzenli ordu Orhan Bey zamanında kuruldu.
Osmanlı Beyliğinin Gelişmesinin Nedenleri

* Zayıflamış olan Bizans'a komşu olmaları ve özellikle bu ülkeye karşı sürekli cihat yapmaları
* Devlet yönetiminde üstün niteliklere sahip olmaları
* Doğudan gelen Türkmenlerin Osmanlı topraklarına yerleşerek devleti siyasi ve askeri açıdan güçlendirme­leri
* Aldıkları bölgelerde yaşayan halkın etnik özelliklerine dokunulmaması
* Balkanlarda uygulanan sistemli fetih ve iskân politikası
* Ahilik, Bektaşilik ve Mevlevilik gibi tarikatların desteğini almaları
* Gaza ve cihat anlayışından dolayı Müslüman beyliklerin desteğini almaları
* Merkezi otoritenin sağlanması
* Anadolu Beyliklerinin iççekişmelerden dolayı Osmanlı Devleti ile uğraşamaması
* Adaletli ve hoşgörülü bir politika izlenmesi

ORHAN BEY DÖNEMİ (1326 - 1362)

* Bursa fethedilerek başkent yapıldı.
* Toprak kazançlarını hızla sürdürmüştür. İznik yeniden kuşatılmıştır, İznik alındı. 1337'de İzmit’in de alınmasıy­la bütün Kocaeli Yarımadası, Üsküdar kıyılarına kadar Os­manlı Devleti'nin eline geç­miştir.
* Karesioğulları Beyliği alınmıştır (1345). Bu beyliğin alınmasıyla denizcilik faaliyetleri başlamıştır. (Karesioğulları Beyliği fethedilen ilk beyliktir.) Bu aynı zamanda Türk siyasi birliğini sağlama yolunda ilk adım­dır.
* Orhan Bey döneminin en önemli olayı Rumeli'ye geçiş­tir. Çimpe Kalesi alınıp Rumeli'ye geçiş sağlanmıştır. (1353). Böylece fetihler kolaylaşmış fethedilen yerlere Türkmenler yerleştirilerek "iskân politikası" uygulanmış­tır.

Osmanlıların Rumeli'deki İskân Politikası:İskân politikasının temel amacı, fethedilen yerlere Anado­lu'dan getirilen Türkmenleri yerleştirip bölgenin Türkleşme­sini, elde tutulmasını ve savunulmasınıkolaylaştırmaktır.

İskân yapılırken dikkat edilen noktalar:

* Önce konar-göçer, Yörük ve Tatarların iskânları yapılır, böylece onların yerleşik hayata geçmesi sağlanır.
* Bir yerden göçmen alınırken, o bölgenin ekonomik ve toplumsal dengesinin bozulmamasına dikkat edilirdi.
* Göçmenler iskân yerinin özelliklerine uygun bölgeden seçilir, böylece hem iskân kolaylaştırır hem de göç­menlerin benzer koşullar nedeniyle yeni hayatlarına uyum sağlanırdı.
* Aralarında anlaşmazlık olan ailelerden biri göçmen seçilirdi, böylece anlaşmazlık nedeni ortadan kaldırılır­dı.
* Göç edilen bölgede herkesin ihtiyacı karşılanır, vergi muafiyeti getirilir ve geri göç yasaklanırdı. Böylece den­geler korunurdu.
* İskân işlemi bir seferde yapılmazdı, aralıklarla tekrarla­nırdı.

Not: Osmanlıların yaklaşık yüz elli yıl süren iskân politikası sonucunda Balkanlar'ın önemli bölümü Türkleşmiştir.

Osmanlı Devleti'nin Balkanlarda Uyguladığıİskân Poli­tikasının Amaçları:

* Çok fazla sayıda Türkmene yurt bulmak
* Türkmen göçebelerinden fetihlerde yararlanmak
* Fethedilen bölgelerin Türkleşmesini sağlamak ve İslamiyet’i yaymak
* Fethedilen yerlerdeki egemenliği sürekli hale getirmek

Orhan Bey döneminde devlet örgütü açısından önemli gelişmeler sağlanmıştır;

* İlk medrese İznik’te açıldı.
* İlk divan örgütü oluşturuldu.
* İlk donanma kuruldu. (Karesioğulları Beyliğinin alınma­sıyla 1345)

Not: Karesi Beyliği'nin alınmasıyla Güney Marmara kıyıları Osmanlı toprağı haline getirilmiş, denizcilik faaliyetleri başlamış ve Rumeli'ye geçilmesi kolaylaşmıştır.

* Yaya ve müsellem adıyla ilk düzenli ordu oluşturuldu. (Ordu)
* İlk vezir ve kadı tayini yapıldı. (idare ve hukuk)
* İlk kez gümüş para bastırıldı.



I. MURAT DÖNEMİ (1362-1389)

* Orhan Bey’in ölümüüzerine yerine oğlu Murat Bey (I. Mu­rat) geçti. Edirne'yi fethede­rek başkent yaptı (1362).
* Murat ilk önce Ankara'yı daha sonra ise Çorlu'yu geri aldı.
* İlk beylerbeyliği Rumeli'de kuruldu.
* Türklerin Avrupa'dan atılması amacıyla oluşturulan Haçlı Ordusu Sırpsındığı Savaşısonucu yenildi (1364).
* Bu zafer Osmanlıların Haçlılara karşı kazandığı ilk zaferdir.
* Germiyanoğulları Beyliğine ait bir kısım topraklar çeyiz yoluyla Osmanlı'ya katıldı.
* Murat döneminde seksen bin altın karşılığında Hamitoğulları’ndan; Yalvaç, Akşehir ve civarı alınarak Osmanlı topraklarına katıldı.
* Karamanoğulları Beyliği ile ilk savaşlar yapıldı.
* Kosova Savaşı yapıldı (1389).

Birinci Kosova Savaşı (1389)

I. Kosova Savaşı, Osmanlıların Rumeli egemenliğinin ger­çek bir sınavdan geçtiği önemli bir çarpışmadır. Birleşik haçlı kuvvetlerine karşı yapılan bu savaşı Osmanlılar ka­zanmıştır.

Sonuçları

* Osmanlı Devleti'nin bu zaferle, Balkanlardaki otoritesi ve itibarı arttı.
* Sırp Krallığı Osmanlı Devleti'ne bağlandı.
* Murat bu savaşın sonunda savaş meydanını gezer­ken yaralı bir Sırplı tarafından şehit edildi.
* Osmanlı Devleti bu savaşta ilk defa top silahını kullandı.

I. Murat döneminde devlet ve ordu teşkilatlanmasında yapılan yenilikler:

* Yeniçeri Ocağı kuruldu.
* Devşirme sistemi uygulanmaya başlandı.
* Tımar sistemi uygulanmaya başlandı.
* Rumeli Beylerbeyliği kuruldu.
* Topçu Ocağı kuruldu.
* İlk mali düzenleme yapıldı.
* İlk veziriazam tayin edildi.

YILDIRIM BAYEZİD (I. BAYEZİD) DÖNEMİ (1389-1402)

* Yıldırım Bayezid İstanbul’u karadan ve denizden ku­şattı.
* Osmanlı Devleti'nde İstanbul’u kuşatan ilk Padişah Yıldırım Bayezid'dir (1391).
* Niğbolu Savaşı yapıldı (1396).

Niğbolu Savaşı (1396)

Bizarısın yardım isteği sonucu toplanan Haçlı ittifakına karşı yapılmıştır.

Sonuçları

* Niğbolu önlerinde yapılan savaşta Haçlı ordusu kesin bir yenilgiye uğratıldı.
* Bu savaşın kazanılmasıyla, Osmanlı askeri üstünlüğü­nü kanıtladı.
* Bulgaristan tamamen Osmanlı topraklarına katılmıştır.
* Osmanlı Devleti'nin Anadolu beylikleri üzerindeki etkin­liği güçlenmiştir.
* Osmanlı Devleti'nin islam dünyasındaki prestiji artmış­tır.
* Anadolu Türk birliği için Osmanlıüstünlüğü güç kazandı. Yıldırım Bayezid, bu kez de zaferin olumlu etkisini değer­lendirmek amacıyla, hemen Anadolu'ya yöneldi.
* Yıldırım Bayezid, Candaroğulları, Germiyanoğulları, Menteşeoğullarıve Saruhanoğulları beyliklerine son verdi.
* İlk defa Yıldırım Bayezid döneminde Anadolu Türk siyasi birliği genişölçüde sağlandı.
* Anadolu Beylerbeyliği kuruldu.
* İstanbul kuşatmasında yararlanmak amacıyla Anadolu Hisarı (Güzelcehisar) yaptırıldı.
* Ankara Savaşı yapıldı (1402).


Ankara Savaşı (1402)

Anadolu'da Türk siyasi birliğini büyük ölçüde sağlayan Yıldırım Bayezid, doğuda güçlenen Timur ile karşılaştı. Türk dünyasının bu iki güçlü Türk devleti arasında güç mücade­lesi baş gösterdi. Çin seferiöncesinde batıda güçlü bir devlet bırakmak istemeyen Timur'un yayılmacı siyaseti sonucu iki devlet arasındaki siyasi kriz büyüdü.

Timur Sivas'a girdi. Yıldırım Bayezid İstanbul kuşatmasını kaldırarak Timur üzerine harekete geçti. İki ordu Ankara civarında bulunan Çubuk ovasında karşılaştı. Yapılan sava­şı Timur kazandı. Yıldırım Bayezid Timur'a esir düştü.

Sonuçları:

* Osmanlı Devleti'nin Avrupa'daki ilerleyişini ve Osmanlı İmparatorluğu’nun oluşumunu geciktirdi.
* Yıldırım Bayezid'in kurduğu Anadolu Türk birliği dağıldı.
* Yıldırım Bayezid'in oğullar; arasında "saltanat" savaşı başladı. Osmanlı tarihinde "Fetret Dönemi" diye anılan bu dönem 1402'den 1413'e kadar sürdü.

Not: Anadolu Türk siyasi birliği dağılmasına rağmen Balkanlarda Osmanlı hâkimiyeti küçük toprak kayıplarına rağmen de­vam etmiştir. Bunun sebebi Osmanlı Devleti'nin uyguladığı hoşgörü ve adalet politikasıdır.

Bu mücadeleleri kazanan Çelebi Mehmet, tek başına Os­manlı tahtına çıkıp, devletin yeniden toparlanmasını sağla­mıştır. Bu nedenle Çelebi Mehmet Osmanlı Devleti'nin ikinci kurucusu sayılır.

Osmanlıların Fetret Döneminde Balkanlarda önemli toprak kayıpları yaşamamasında:

* Adaletli ve hoşgörülü yönetim anlayışını benimse­mesi
* Devletin sağlam temeller üzerine kurulması
* Bizans ve Balkan devletlerinin güçsüz olması gibi nedenler etkili olmuştur.

ÇELEBİ MEHMET DÖNEMİ (1413-1421)

* Anadolu Türk birliğini yeniden kurmaya yöneldi.
* Venediklilerle ilk deniz savaşı yapıldı fakat başarılı olunamadı (1416).
* Şeyh Bedreddin Ayaklanmasıbastırıldı. (Şeyh Bedreddin Ayaklanması Osmanlı tarihi­nin ilk toplumsal ayaklanmasıdır.) (1420)

Not: Şeyh Bedrettin İsyanı, dini, toplumsal ve ekonomik boyutları olan bir ayaklanmadır.

* Bursa Yeşil Cami yaptırıldı.

Not: Çelebi Mehmet, devleti parçalanmadan kurtararak devletin bütünlüğünü tekrar sağladığı için "Devletin ikinci kurucusu" olarak kabul edilir.

II. MURAT DÖNEMİ (1421-1451)

* II. Murat, Mustafa Çelebi olayı nedeniyle İstanbul’u kuşattı.

Not: Mustafa Çelebi Yıldırım Bayezid'in oğullarındandır. İlk ayaklanmayıÇelebi Mehmet zamanında çıkardı, başarama­yınca Bizans'a sığındı. II. Murat zamanında bir kez daha ayaklandı. Ayaklanmalardaki Bizans kışkırtmasından dolayı II. Murat İstanbul’u kuşattı.

* Batı Anadolu'da Osmanlı egemenliği yeniden kuruldu.
* Sırp ve Eflak beylikleri Osmanlı'ya bağlandı.
* Macaristan'la yapılan mücadeleler sonunda geçici antlaşmalar imzalandı.
* Belgrat kuşatma altına alındı ama başarılı olunamadı. Belgrat ancak Kanuni döneminde alınmıştır (1521).

Edirne (Segedin) Anlaşması (1443)

* Osmanlı Devleti Balkanlar'da Haçlı ittifakı ile ilk defa anlaşma imzaladı.
* Anlaşma ile ilk defa Osmanlılar ve Haçlılar arasında sınır kavramı doğdu.

II. Murat bu anlaşmadan sonra tahtı oğlu II. Mehmet'e bıraktı. Fakat bunu haber alan Haçlılar Edirne - Segedin Antlaşması'nın bozarak harekete geçtiler. Bu durum üzerine II. Mehmet'in (Fatih) çağrısıyla II. Murat tekrar ordunun başına geçti.
Sultan II. Murat döneminde Anadolu Türk birliğini sağlamak için savaşlar sürdürüldü.

Varna Savaşı (1444)

II. Murat'ın tahtı bıraktığınıöğrenen Macarlar antlaşmayı bozarak saldırıya geçtiler. Haçlı ordusu Varna'da karşılandı. Savaşı Osmanlı ordusu kazandı.

İkinci Kosova Savaşı (1448)

Haçlılar Varna Savaşı'nın intikamını almak ve Türkleri balkanlardan atmak amacıyla tekrar saldırdı. Kosova'da yapılan savaşı da Osmanlılar kazandı. Bu iki savaş, Os­manlı Devleti'nin Balkanlar'daki kazanırlarının kalıcı oldu­ğunun yeni bir kanıtı oldu. Osmanlı Devleti'nin Balkan­lardan çıkarılamayacağını gösterdi.

Not:

I. Kosova à I. Murat 1389
II. Kosova à II. Murat 1448

Bu konuyu yazdır

Wink Eksen Yayınları Lise Tüm Dersler...2012 aralık..
Yazar: byyko - 09-30-2014, 21:30:07 - Forum: PDF KİTAP PAYLAŞIMLARI - Yorum Yok

İNDİR

Bu konuyu yazdır

  2013 - 2014 ÖĞRETİM YILI İLK ÖĞRETİM DERS KİTAPLARI
Yazar: byyko - 09-30-2014, 21:19:15 - Forum: PDF KİTAP PAYLAŞIMLARI - Yorum Yok



İLKÖĞRETİM
DERS KİTABININ ADI VE SINIFI
YAYIN
EVİ
BAKANLIK
ÖZEL
SEKTÖR 
Almanca
4 Ders Kitabı
MEB
Almanca
4 Öğrenci Çalışma Kitabı
MEB
Almanca
5 Ders Kitabı
MEB
Almanca
5 Öğrenci Çalışma Kitabı
MEB
Bilişim
Teknolojileri Öğrenci Çalışma Kitabı 7 (seçmeli)
MEB
Bilişim
Teknolojileri Öğrenci Çalışma Kitabı 8 (seçmeli)
MEB
Din
Kültürü ve Ahlak Bilgisi 4 Ders Kitabı
-
GİZEM
YAY.
Din
Kültürü ve Ahlak Bilgisi 5 Ders Kitabı
-
ADA
Din
Kültürü ve Ahlak Bilgisi 6 Ders Kitabı
MEB İLKE BASIM
Din
Kültürü ve Ahlak Bilgisi 7 Ders Kitabı
MEB NETBİL
YAY.
Din
Kültürü ve Ahlak Bilgisi 8 Ders Kitabı
MEB İLKE BASIM
Fen
ve Teknoloji 4 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı (1.Kitap)
MEB GÜN YAY
Fen
ve Teknoloji 4 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı (2.Kitap)
MEB GÜN YAY
Ortaokul
Fen Bilimleri 5 Ders Kitabı
MEB EVREN YAY.
Fen
ve Teknoloji 6 Ders Kitabı
MEB PASİFİK YAY.
Fen
ve Teknoloji 6 Öğrenci Çalışma Kitabı
MEB PASİFİK YAY.
Fen
ve Teknoloji 7 Ders Kitabı
MEB SÖZCÜ YAY
Fen
ve Teknoloji 7 Öğrenci Çalışma Kitabı
MEB SÖZCÜ YAY
Fen
ve Teknoloji 8 Ders Kitabı
-
ALTIN
KİT. YAY.
Fen
ve Teknoloji 8 Öğrenci Çalışma Kitabı
-
ALTIN
KİT. YAY.
Fransızca
4 Ders Kitabı
MEB
Fransızca
4 Öğrenci Çalışma Kitabı
MEB
Fransızca
5 Ders Kitabı
MEB
Fransızca
5 Öğrenci Çalışma Kitabı
MEB
Hukuk ve Adalet MEB
İlkokul
1.sınıflar için Öğrenci Çalışma Kitabı 1
MEB
İlkokul
1.sınıflar için Öğrenci Çalışma Kitabı 2 (Kes kullan)
MEB
Hayat
Bilgisi 1 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı (1.Kitap)
MEB NOVA YAY.
Hayat
Bilgisi 1 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı (2.Kitap)
MEB NOVA YAY.
Hayat
Bilgisi 2 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı (1.Kitap)
MEB ADA
MATB
Hayat
Bilgisi 2 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı (2.Kitap)
MEB ADA
MATB
Hayat
Bilgisi 3 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı (1.Kitap)
MEB EVRENSEL
İLTŞ.
Hayat
Bilgisi 3 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı (2.Kitap)
MEB EVRENSEL
İLTŞ.
İlkokul
İngilizce 2 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı
-
TÜRK
EĞİTİM DERNEĞİ
İlkokul
İngilizce 2 Ders ve Öğrenci Ders Kitabı
-
TÜRK
EĞİTİM DERNEĞİ
İngilizce
4 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı (1.Kitap)
MEB DOKU YAY.
İngilizce
4 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı (2.Kitap)
MEB DOKU YAY.
Ortaokul
İngilizce 5 Ders Kitabı
-
YILDIRIM YAY.
Ortaokul
İngilizce 5  Öğrenci Çalışma
Kitabı
-
YILDIRIM YAY.
İngilizce
6 Ders Kitabı
-
ATLANTİK
YAY.
İngilizce
6 Öğrenci Çalışma Kitabı
-
ATLANTİK
YAY.
İngilizce
7 Ders Kitabı
-
BİLGETÜRK YAY.
İngilizce
7 Öğrenci Çalışma Kitabı
-
BİLGETÜRK YAY.
İngilizce
8 Ders Kitabı
-
A YAY.
İngilizce
8 Öğrenci Çalışma Kitabı
-
A YAY.
Matematik
1 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı (1.Kitap)
MEB DOKU YAY.
Matematik
1 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı (2.Kitap)
MEB DOKU YAY.
Matematik
2 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı (1.Kitap)
MEB SEVGİ
YAY.
Matematik
2 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı (2.Kitap)
MEB SEVGİ
YAY.
Matematik
3 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı (1.Kitap)
MEB ÖĞÜN YAY
Matematik
3 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı (2.Kitap)
MEB ÖĞÜN YAY
Matematik
4 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı (1.Kitap)
MEB MERAM YAY.
Matematik
4 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı (2.Kitap)
MEB MERAM YAY.
Matematik
5 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı (1.Kitap)
MEB ÖZGÜN MAT. YAY.
Matematik
5 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı (2.Kitap)
MEB
Matematik
6 Ders Kitabı
MEB DÖRTEL YAY.
Matematik
6 Öğrenci Çalışma Kitabı
MEB DÖRTEL YAY.
Matematik
7 Ders Kitabı
MEB AYDIN YAY.
Matematik
7 Öğrenci Çalışma Kitabı
MEB AYDIN YAY.
Matematik
8 Ders Kitabı
-
CAN MAT. YAY.
Matematik
8 Öğrenci Çalışma Kitabı
-
CAN MAT. YAY.
Müzik
1 Öğrenci Çalışma Kitabı
MEB
Müzik
2 Öğrenci Çalışma Kitabı
MEB
Müzik
3 Öğrenci Çalışma Kitabı
MEB
Müzik
4 Öğrenci Çalışma Kitabı
MEB
Müzik
5 Öğrenci Çalışma Kitabı
MEB
Müzik
6 Öğrenci Çalışma Kitabı
MEB
Müzik
7 Öğrenci Çalışma Kitabı
MEB
Müzik
8 Öğrenci Çalışma Kitabı
MEB
Sosyal
Bilgiler 4  Ders ve Öğrenci Çalışma
Kitabı (1.Kitap)
MEB TUNA
MATB.
Sosyal
Bilgiler 4  Ders ve Öğrenci Çalışma
Kitabı (2.Kitap)
MEB TUNA
MATB.
Sosyal
Bilgiler 5 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı (1.Kitap)
MEB PASİFİK
YAY.
Sosyal
Bilgiler 5 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı (2.Kitap)
MEB PASİFİK
YAY.
Sosyal
Bilgiler 6 Ders Kitabı
MEB İMYAY YAY.
Sosyal
Bilgiler 6 Öğrenci Çalışma Kitabı
MEB İMYAY YAY.
Sosyal
Bilgiler 7 Ders Kitabı
MEB ANITTEPE
YAY.
Sosyal
Bilgiler 7 Öğrenci Çalışma Kitabı
MEB ANITTEPE
YAY.
T.C.
İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük-8 Ders Kitabı
MEB NET-BİL BASIM YAY.
T.C.
İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük-8 Öğrenci Çalışma Kitabı
MEB NET-BİL BASIM YAY.
Trafik
Güvenliği  Ders Kitabı
MEB KOZA YAY.
Trafik
Güvenliği  Öğrenci Çalışma Kitabı
MEB KOZA YAY.
Türkçe
1 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı
MEB ZAMBAK YAY.
Türkçe
1 Okuma Yazma Öğreniyorum
MEB ZAMBAK YAY.
Türkçe
2 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı (1.Kitap)
MEB BİLİM VE KÜLTÜR YAY.
Türkçe
2 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı (2.Kitap)
MEB BİLİM VE KÜLTÜR YAY.
Türkçe
3 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı (1.Kitap)
MEB DÖRTEL
YAY.
Türkçe
3 Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı (2.Kitap)
MEB DÖRTEL
YAY.
Türkçe
4 Ders Kitabı
MEB BİLİM
KÜLTÜR YAY.
Türkçe
4 Öğrenci Çalışma Kitabı
MEB BİLİM
KÜLTÜR YAY.
Türkçe
5 Ders Kitabı
MEB ADA
MATB
Türkçe
5 Öğrenci Çalışma Kitabı
MEB ADA
MATB
Türkçe
6 Ders Kitabı
MEB EVREN YAY.
Türkçe
6 Öğrenci Çalışma Kitabı
MEB EVREN YAY.
Türkçe
7 Ders Kitabı
MEB PASİFİK YAY.
Türkçe
7 Öğrenci Çalışma Kitabı
MEB PASİFİK YAY.
Türkçe
8 Ders Kitabı
-
ADA
Türkçe
8 Öğrenci Çalışma Kitabı
-
ADA
Vatandaşlık
ve Demokrasi Eğitimi 8 Ders Kitabı
-
EKOYAY YAY.
Abazaca MEB
Adigece MEB
Arapça 4 Ders Kitabı MEB AYT
Arapça 4 Çalışma
Kitabı
MEB AYT
İlköğretim Arapça 5 Ders Kitabı (Orta Okul ve Imam Hatip Orta Okullarında 6 Sınıflarda Okutulacaktır) MEB
İlköğretim Arapça 5 Öğrenci Çalışma Kitabı (Orta Okul ve Imam Hatip Orta Okullarında 6 Sınıflarda Okutulacaktır) MEB
Ortaokul
ve imam Hatip Kur'an-ı Yaşayan Diller ve Lehçeler Kürtçe 5 (Kurmançi)
MEB
Ortaokul ve  İmam hatip Ortaokulu Kur'an-ı Kerim 5 MEB
Ortaokul ve  İmam hatip Ortaokulu Hz. Muhammedin Hayatı 5 MEB
Ortaokul Temel Dini Bilgiler (İSLAM1) MEB
İmam Hatip Ortaokulu Temel Dini Bilgiler (İSLAM 5) MEB
Ortaokul ve  İmam hatip Ortaokulu Kur'an-ı Kerim 6 MEB
Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu HZ.MUHAMMEDİN HAYATI 6 MEB
Ortaokul Temel Dini Bilgiler ( İSLAM 2) MEB
İmam Hatip Ortaokulu Temel Dini Bilgiler (İSLAM 6) MEB
Ortaokul
ve imam Hatip Kur'an-ı Yaşayan Diller ve Lehçeler Kürtçe 5 (Zazaki)
MEB

Bu konuyu yazdır

Wink İngilizce Düzenli ve Düzensiz Fiiller - Regular and İrregular Verbs
Yazar: byyko - 09-30-2014, 21:10:05 - Forum: İNGİLİZCE - Yorum Yok

İngilizce fiillerin 'past simple' yani 2. halleri, geçmiş zaman için kullanılır.

I cleaned
They finished
'Past participle', yani ingilizce fiillerin 3. halleri ise, present perfect tense ile birlikte kullanılır. (bkz. Present Prefect Tense)
I have cleaned the windows.
İngilizce Düzensiz Fiiller
İngilizce düzensiz fiiller, -ed takısı almayan fiillerdir. Bu fiillerin 2. halleri Simple Past Tense ile bilikte, 3. halleri ise Perfect Tense ile birlikte kullanılır.
Bazı düzensiz fiillerin 1., 2, ve 2. hallerinin yazılışları aynıdır.
bid - bid - bid
Bazı düzensiz fiillerin 2. ve 3. halleri aynı kalır.
built - build - build
Bazılarının da 3 hali de değişik yazılır.
do - did - done
İngilizce düzensiz fiileri yukarıdaki gibi grublayarak ezberlemek size kolaylık sağlayabilir.
Aşağıda en çok kullanılan ingilizce düzensiz fiilleri ve anlamlarını bulabilirsiniz.

İngilizce Düzenli ve Düzensiz Fiiller
1. Hali
Base Form
2. Hali
Past Simple
3. Hali
Past Participle
Türkçe
Anlamı
awake awoke awoken uyanmak
be was, were been olmak
beat beat beaten vurmak
become became become olmak
begin began begun başlamak
bend bent bent bükmek
bet bet bet bahse  girmek
bid bid bid emretmek
bite bit bitten ısırmak
blow blew blown esmek
break broke broken kırmak
bring brought brought getirmek
broadcast broadcast broadcast yayımlamak
build built built inşa etmek
burst burst burst patlamak
burn burned/burnt burned/burnt yakmak
buy bought bought satın almak
catch caught caught yakalamak
choose chose chosen seçmek
come came come gelmek
cost cost cost değer biçmek
creep crept crept emeklemek
cut cut cut kesmek
deal dealt dealt anlaşmak
dig dug dug kazmak
do did done yapmak
draw drew drawn çekmek
dream dreamed/dreamt dreamed/dreamt rüya görmek
drive drove driven sürmek
drink drank drunk içmek
eat ate eaten yemek yemek
fall fell fallen düşmek
feed fed fed beslemek
feel felt felt hissetmek
fight fought fought dövüşmek
find found found bulmak
flee fled fled firar etmek
fly flew flown uçmak
forbid forbade forbidden yasaklamak
forget forgot forgotten unutmak
forgive forgave forgiven affetmek
freeze froze frozen donmak
get got gotten elde etmek
give gave given vermek
go went gone gitmek
grow grew grown büyümek
hang hung hung asmak
have had had sahip olmak
hear heard heard duymak
hide hid hidden saklamak
hit hit hit vurmak
hold held held tutmak
hurt hurt hurt yaralanmak
keep kept kept saklamak
know knew known bilmek
lay laid laid yaymak
lead led led rehberlik etmek
learn learned/learnt learned/learnt öğretmek
leave left left ayrılmak
lend lent lent ödünç vermek
let let let izin vermek
lie lay lain yalan söylemek
lose lost lost kaybetmek
make made made yapmak
mean meant meant anlamına gelmek
meet met met buluşmak
pay paid paid ödemek
put put put koymak
read read read okumak
ride rode ridden binmek
ring rang rung çalmak
rise rose risen yükselmek
run ran run koşmak
say said said söylemek
see saw seen görmek
sell sold sold satmak
send sent sent göndermek
show showed showed/shown göstermek
shut shut shut kapamak
sing sang sung şarkı söylemek
sit sat sat oturmak
sleep slept slept uyumak
speak spoke spoken konuşmak
spend spent spent harcamak
stand stood stood ayakta durmak
swim swam swum yüzmek
take took taken almak
teach taught taught öğretmek
tear tore torn yırtmak
tell told told anlatmak
think thought thought düşünmek
throw threw thrown fırlatmak
understand understood understood anlamak
wake woke woken uyanmak
wear wore worn giymek
win won won kazanmak
write wrote written yazmak

Bu konuyu yazdır

Wink Simple Past and Past Continuous (I went / I was going)
Yazar: byyko - 09-30-2014, 21:04:19 - Forum: İNGİLİZCE - Yorum Yok

[/align]

Bundan önceki iki dersimizde, zaten iki zamanın kullanımından detaylı olarak bahsetmiştik. Bu anlatımda da, daha çok iki zaman arasındaki farklara yoğunlaşacağız.
► Eğer, geçmişte tamamladığımız bir eylemden söz ediyorsak Simple Past Tense kullanırız.
A: What did you do last night? (Dün gece ne yaptın?)
B: I watched television first, then I studied English. (Televizyon seyrettim, sonra da İngilizce çalıştım.)
► Eğer, geçmişte tamamladığımız bir eylemi değil de, sözü edilen zamanda yapmakta olduğumuz işi anlatıyorsak, Past Continuous Tense kullandır.
A: What were your parents doing when you got home last night? (Dün gece eve gittiğinde ailen ne yapıyordu?)
B: They were waiting for me to eat dinner with them. (Akşam yemeğini onlarla yemem için beni bekliyorlardı.)
► Süreklilik bildiren tense'lerle kullanılmayan fiiller (non-progressive verbs), Past Continuous Tense ile de kullanılmaz. Ama bu tür cümleleri Türkçe'ye çevirdiğimiz zaman Past Continuous Tense ile yapılan cümlelerle aynı yapı çıkar. Bu yüzden karıştırılması muhtemeldir.
- I already knew the news about him. (Ben onunla ilgili haberi zaten biliyordum.)
- She thought that I would go to the party as well. (Partiye benim de gideceğimi zannediyordu.)
- The flowers looked nice yesterday, but now they are fading. (Çiçekler dün güzel görünüyordu, ama şimdi soluyorlar.)
► Geçmişteki alışkanlıklarımızı ya da sık sık yaptığımız eylemleri, Past Continuous Tense ile değil, Simple Past Tense ile anlatırız.
- I went to the cinema very often when I was at university. (Üniversitedeyken sinemaya çok sık giderdim / gidiyordum.)
Yukarıdaki cümleyi Türkçe'ye iki şekilde çevirebiliriz. " Üniversitedeyken sinemaya çok sık giderdim." ya da "Üniversitedeyken sinemaya çok sık gidiyordum." Bu cümledeki "gidiyordum" ifadesi ilk anda Past Continuous Tense gibi görünse de, geçmişte belli bir noktada devam etmekte olan bir eylemi değil de, genelde olan bir eylemi anlattığı için Simple Past Tense kullanmamız gerekir.
Bu durumla ilgili olarak aşağıdaki iki örneği inceleyiniz. İki cümleyi de Türkçe'ye çevirirken aynı zaman eki kullanıldığı halde, ifade ettikleri anlamlar birbirinden farklıdır.
- When he was young, he played football in the school team. (Gençken, okul takımından futbol oynuyordu.)
- When I saw him yesterday, he was playing football. (Dün onu gördüğümde, futbol oynuyordu.)
► Ancak eğer geçmişte sıklıkla yaptığımız eylemleri yalnızca sınırlı bir süre devam ettiğini vurgulamak istiyorsak, bu cümelerde past continuous tense kullanabiliriz.
- When Jack was in hospital, we were visiting him twice a day. (Jack hastanedeyken, iki günde bir onu ziyaret ediyorduk.)

- To get fit for the race, I was going to the sports centre every day. (Forma girmek için, hergün spor merkezine gidiyordum.)

To talk about a temporary situation that existed at or around a particular time in the past, we use the past continuous:

► Eğer geçmişte uzun sürmüş bir durumdan veya eylemden bahsediyorsak, simple past tense kullanırız. Ancak eğer yaşanan bu durum veya eylem geçiciyse, bunu vurgulamak için past continuous tense kullanabiliriz.
- He worked hard all hislife. (Tüm hayatı boyunca çok sıkı çalıştı)
Bu cümlede kesinlikle past continuous tense kullanılamaz. Çünkü geçici bir durum değildir.
- I was working in a car factory during the summer of 1976. (1976 yılının yazında bir araba fabrikasında çalışıyordum.)
Bu cümlede her iki zaman da kullanılabilir, çünkü geçici bir süreçten bahsedilmektedir.
► Eğer geçmişte sıkça yapılan ve tekrarlanan eylemler, başka bir eylemin olmasına sebep olmuşsa, past continuous tense kullanılabilir.
• During the time I started to get chest pains, I was playing tennis a lot. (Göğüs ağrılarım başladığında, çok tenis oynuyordum.)

Bu konuyu yazdır

Wink Present Continuous and Present Simple (Geniş zaman ve Şimdiki zaman)
Yazar: byyko - 09-30-2014, 21:02:07 - Forum: İNGİLİZCE - Yorum Yok

Simple Present Tense Türkçe'deki geniş zamanın ifadesidir. Present Continuous Tense ise şimdiki zamanın ifadesidir. Bu dersten önceki iki dersi çalışan bir kimse, iki zamanın arasındaki farkı rahatça anlayabilir.
- I usually go to work by bus. But today I am driving. (Genellikle işe otobüsle giderim. Ama bugün arabayla gidiyorum.)
- I always drink tea at breakfast. But this morning I am drinking coffee. (Kahvaltıda her zaman çay içerim, ama bugün kahve içiyorum.)
Present continuous tense sürmekte olan eylemler için kullanılır. Simple present tense ise alışkanlık, düzenlilik, tekrar ve devamlılık bildirir. Aşağıdaki iki örneği inceleyiniz.
- I work in a bank. (Ben bir bankada çalışırım.)
Bu cümleyi söyleyen kişi, sürekli olarak bir bankada çalıştığını ifade etmektedir.
- I am working in a bank. (Ben bir bankada çalışıyorum.)
Bu cümleyi söyleyen kişinin ise sürekli olarak nerede çalıştığını anlayamayız. Örneğin normalde kendi dükkanı olan bir elektrikçi, geçici olarak bankada elektrik tesisatı yapıyordur ve bu cümleyi kullanmış olabilir. Yani şimdiki zamanla kurulan cümleler anlık olayları anlatır ve genelle ilgili bilgi vermez.
Bu iki zamanın birbirine karıştırılması genellikle Türkçe düşünmekten kaynaklanmaktadır. Eğer kuracağımız veya yazacağımız cümleleri önce Türkçe olarak aklımıza getirip, sonra bunları İngilizce'ye çevirmeye çalışırsak, bazı karışıklıklar ortaya çıkabilir.
Türkçe'de konuşma dilinde hem şimdiki zaman hem de geniş zaman cümle yapılarının sıkça kullanıla gelen ortak çekim eki –iyor'dur. Yani Türkçe'de Şimdiki Zaman çekim eki (–iyor) ile kullanılan ifade biçimlerinin İngilizce'de farklı cümle yapılarını karşılamaktadır. Aşağıdaki cümleleri inceleyiniz.
- Her sabah gazete okurum. (=okuyorum)
- I read newspaper everday. (doğru)
- I am reading newspaper everyday. (yanlış)

- Babam her gün işe metroyla gider. (=gidiyor)
- My father goes to work by metro everyday. (doğru)
- My father is going to work by metro everyday. (yanlış)

- Yazın İzmir'e gideriz. (=gidiyoruz)
- We go to İzmir every summer. (doğru)
- We are going to İzmir every summer. (yanlış)

- Her akşam ona telefon ederim. (=ediyorum)
- I call him every evening. (doğru)
- I am calling him every evening. (yanlış)

- Her zaman bilgisayar oyunları oynarım. (=oynuyorum)
- I always play computer games. (doğru)
- I am always playing computer games. (yanlış)


- Çiçekleri severim. (=seviyorum)
- I love flowers. (doğru)
- I am loving flowers. (yanlış)

- Annem domuzları sevmez. (=sevmiyor)
- My mother doesn't like pigs. (doğru)
- My mother isn't liking pigs. (yanlış)
Sonuç olarak şimdiki zaman genellikle konuşma anında geçen eylemleri anlatmaktadır. Bu eylemler geçici, alışılmamış niteliktedir, ya da sıradan olayların dışında beklenmedik eylemlerdir. Fakat şimdiki zaman kullanımında, eylemin konuşulan anda yapılıyor olması da gerekmez. Yani "bir kitap okuyorum" diyen bir kişi, o anda lokantada yemek yiyor olabilir.
Eylem eğer tekrar ediliyorsa, normal günlük işler, adet ya da alışkanlık bildiriyorsa mutlaka geniş zaman kullanılır. Son olarak iki örneği inceleyelim.
- I live in İstanbul.
- I am living in İstanbul.
Bu iki örnekten birincisi, söyleyen kişinin sürekli İstanbul'da yaşadığını belirtir. İkinci cümleyi söyleyen kişinin ise, herhangi bir sebeple geçici olarak İstanbul'da yaşadığı anlaşılır.

Bu konuyu yazdır


 

Yandex.Metrica